Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Genel kanıya göre tarih tekrarlardan oluşan bir öyküdür. Bir ölçüde galiba bu doğru bir bakış açısı.
Dünyanın Suriye'de sahnelenen trajedi karşısındaki çaresizliği "Soğuk Savaş"ın bu kez Amerika ile Rusya arasındaki çıkar çatışmalarına dayalı olarak yeniden gündeme girdiğini göstermiyor mu?
Belki buna "Ilık Savaş" demek daha doğru olacak.
Çünkü bu kez Soğuk Savaş'ın ağırlıklı öğesi olan "Nükleer Dehşet Dengesi" gündemde değil. Ayrıca "Varşova Paktı" da, "Demir Perde Bloku" da yok.
Belki ayrıntı ama "Komünizm Tehlikesi" denilen ideolojik öğe de yok gündemde... Eski komünistler ya Moskova'nın yeni milyarderleri, ya da Avrupa Birliği'nin girişimcileri konumundalar.
Ama Suriye'nin Beşar Esad'ı arkasında Rusya olduğu için hâlâ iktidarını koruyor.

Libya kötü etkiledi

Amerika da Rusya'nın Suriye'deki çıkarlarını kabullenip, Moskova ile uzlaşmayı denemediği için, trajediyi kınamaktan başka bir şey yapamıyor.
Mesela Başbakan Erdoğan Washington'u ziyaretinde Obama ile görüşürken şöyle konuşabilse:
- Biraderim Barack... Putin'e Suriye'deki askeri üslerinin Beşar Esad sonrasında da kalacağı konusunda güvence vermelisin. Ruslar, Libya'daki gelişmelerde devre dışı bırakıldıkları için Batı'ya güvenmiyorlar. Fransa Kaddafi'yi devirmek için tek başına Libya'ya müdahaleyi başlattı. Rusya desteklemese Beşar bir gün daha işbaşında kalamaz.
Başbakan Erdoğan Başkan Obama ile görüşürken şunları da söylese:

Zamanın ruhunu yakala
- Rusya gerçeğini ve Rusya'nın Ortadoğu'daki çıkarlarını görmezden gelmek, bu bölgenin tümünü krize sürükler. İran'ın Irak'taki, Suriye'deki, Lübnan'daki ağırlığını artırır. İsrail'in Suriye'ye dönük askeri girişimleri, Arapları Beşar'ın yanına iter. Suriye trajedisi dipsiz bir kuyu biçiminde sürerse bizim Türkiye'deki Barış Açılımı da olumsuz etkilenir. Ayrıca Suriye'deki radikal İslamcı tırmanış, Çeçenistan dolayısıyla Rusya'yı da endişelendirmekte. Sevgili Biraderim Barack, lütfen zamanın ruhunu yakala ve Putin ile anlaşıp Suriye trajedisini bitir.

Aklın yolu

Bilemiyorum. Bizim Dışişleri Başbakan'a bu tür önerilerde bulunabilir mi? Ama dış siyasette gerçekçilik en fazla sonuç alan yaklaşımdır.
Türkiye ne kadar güçlü ve büyük devlet olsa da, bir "Süper Güç" değildir. Sonuçta geçmişteki Amerikan-Sovyet "Soğuk Savaşı"nın arasında nasıl çaresiz kaldıysak, bugün de Amerikan-Rus "Ilık Savaşı" bizi olumsuz etkiler.
Başbakan Erdoğan Obama'ya Suriye konusunda aklın yolunu gösterebilirse Washington ziyareti, başarıyla sonuçlanacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
;