YAZARA MAİL GÖNDER Cumhuriyet hizmete dönük demokrasi ile zenginleşiyor

YAZARLAR

Cumhuriyet'in 50'nci yıldönümünü, 1973 Ekimi'nde Boğaziçi Köprüsü'nü devlet töreni ile açarak kutlamıştık. O köprünün yapımında Başbakan Demirel'in imzası vardı. Ama Demirel 12 Mart 1971 darbesi ile devrildiği için, açılışta yoktu. Boğaziçi Köprüsü'nün açılışını Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk yapmıştı.
Bu köprüden aracımla ilk geçtiğimde heyecanlanmadım. Ama ülkeme duyduğum güvenin arttığını hissettim. Demek biz de böyle dünya çapındaki önemli yapıları gerçekleştirebiliyorduk artık.

Marmaray olayı

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü 1988 Temmuzu'nda açıldıktan sonra, bu köprüden ilk kez Başbakan Turgut Özal'la birlikte bir otobüsün yolcusu olarak geçmiştim. Galiba "Boğaz Köprüsü" kavramına alışmıştım ki, bu ikinci köprü beni çok heyecanlandırmamıştı.
Önceki gün Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın konuğu olarak bir grup meslektaşla Marmaray'a Yenikapı'dan binip denizin altından geçerek birkaç dakika sonra kendimizi Üsküdar'da bulunca "Bu yetmez, yeni geçişler de hızla tamamlanmalı" diye düşündüm.
Bu duygu ve algı değişiklikleri Cumhuriyet insanının devlete ve siyasete bakış açısında ergenlik çağına girildiğini de ifade ediyor olabilir.
Bu bakış açısını Turgut Özal "Devlet milletin hizmetkârıdır" diyerek seslendirmişti. Şimdiki Başbakan Erdoğan da bu söylemi sürekli tekrarlıyor.

Olayın özünde hizmet var
İster iktidar yanlısı olalım, isterse sokak eylemlerine katılacak ölçüde iktidar karşıtı konumda bulunalım. Hepimiz iktidar olmuş siyasetçiden artık "Hizmet" ve "İcraat" bekliyoruz.
"Devlet" adına yapılmış ideolojik içerikli ve bireylere hayat tarzı emreden konuşmalar, artık karın doyurmuyor.
İstediğiniz kadar mutsuz beyaz azınlıktan hissedin kendinizi.
Biliyorsunuz ki yeni köprüler, otoyollar, hızlı trenler, alt geçitler yapılıyor, yapılacaklar... İnternet daha hızlı olacak, denizler temizlenecek, yeni tesisler açılacak, THY daha fazla coğrafyaya uçacak ve hatta Boğaz'a rakip bir de "Kanal" açılacak...
Siyasetin "Hizmet" içerikli olmasını demokrasiye borçluyuz. Hizmet etmeyen seçilemiyor. Demokratik rekabetin görünümünde "Kamplaşma" olsa da, özünde "Hizmet yarışı" var. Cumhuriyet'in bu yıldönümünü Marmaray'ın açılışı ile kutlarken, "Cumhuriyet"i demokrasinin anti-tezi bir ideoloji gibi sunan kafa karışıklıklarından ve askeri demokrasi özlemlerinden uzak durmalıyız.

Mutsuzlara çözümler

Ayrıca "Marmaray'da neden balıkları görmüyoruz" diye tepki koyan mutsuzlar, bu araçla bir kıtadan diğerine geçerken kucaklarında birer akvaryum taşıyarak, tatminsizliklerini giderebilirler. Bu arada "Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur" demenin anlamını yitirmesinden ötürü "Nerede o eski ıslak ve güzel günler" diye yakınmak da işe yarayabilir.
Kısacası atı alan Üsküdar'ı değil ama hizmeti yapan rakiplerini geçiyor artık. Hizmete dönük rekabetin alt ve üst yapıyı yenilediği ve zenginleştirdiği Cumhuriyet'imizin doğum günü, hepimize kutlu olsun. Kurtuluş Savaşı'nın muzaffer komutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk bugünleri görebilseydi "Türklüğün medeni vasfı cihanın medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır" şeklindeki öngörüsünün gerçek olmaya başladığını hissederdi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.