YAZARA MAİL GÖNDER Gökdelenler çelikle asansörün birlikteliğidir...

YAZARLAR

Teknolojinin bize sunduğu imkanlar, hayat tarzımızı da değiştiriyor.
Bunu uçakla seyahat ederken de, ceplerimizdeki akıllı telefonları konuşmak dışındaki arayışlarımız için kullanırken de görmüyor muyuz? Ama bu teknolojik aşamaların bizlere sunduğu yeni imkanlara öylesine kolayca alışıyoruz ki, sanki televizyon veya internet insanlığın başlangıcından beri var olan şeylermiş gibi yaklaşıyoruz bunlara...
Örneğin Şişli'de 10 işçinin hayatına mal olan kaza dolayısıyla, "Asansörler" ve "Gökdelenler" de tartışma gündemimize girdi. Ama asansör ile gökdelen arasındaki ilişkiyi de, kentlerimizin siluetini değiştiren gökdelenlerin insanlığın yaşamına nasıl girdiklerini de pek merak etmedik.
Taş taş üzerine koyulup aralarına çimentolu harcın yerleştirildiği eski yapılardan gökdelenlere geçiş, İngiliz Henry Bessemer'in (1813-1898) hava üfleyerek demirden karbonu soyutlaması ve böylece "Çelik"i teknolojinin hizmetine sunması ile mümkün olmuştur.

Köprüden gökdelene
Çeliğin büyük bir yapımda kullanılmasına ilk örnek New York'daki "Brooklyn Köprüsü"dür. Yapımı 1883'te tamamlanan ve dünyada çelikle inşa edilen bu ilk asma köprünün planlayıcı ve yapımcısı bir Alman göçmeni olan Augustus Roebling'dir.
Bu Roebling'in torunu ve servetinin mirasçısı Emily Roebling 1931'de Hamburg'daki Blohm & Voss tersanesinde "Savarona"yı yaptıracaktır...
Kısacası Roebling ailesinden bize intikal eden bir yat da var...
Tarihte çelik kafesleri kullanarak ilk çok katlı binayı Washington eyaletindeki Takoma kentinde 1889'da inşa eden kişi de, Amerikalı George Fuller'dir... Fuller'in şirketi New York'un ilk gökdeleni olan "Flatiron Building"i 1902'de inşa edecektir.

Güvenli asansör

Ancak Elisha Otis adındaki Amerikalı, taşıyıcı kablosu koptuğu zaman da düşmeyen "Güvenli asansör"ü 1853'te icat etmeseydi insan kalbinin her gün o gökdelenlere tırmanan vücutları taşıması mümkün olmayacaktı. Düşmeyi önleyen frene sahip Otis asansörü, buharla çalışıyordu.
Elektrikli ve güvenli ilk asansörü de Alman Werner von Siemens 1880'de insanlığın ve inşaat teknolojisinin hizmetine sundu...
Gökdelenlerin var olabilmesi için tabii ki merkezi ısıtmanın, suyu en yükseklere taşıyabilmeyi mümkün kılan elektrikli pompaların ve telefonun da devreye girmesi gerekiyordu.

Merak ve öğrenme ihtiyacı

Kısacası eğer Bessemer çelik üretimini endüstrinin hizmetine sunmasaydı, ne asma köprüler, ne gökdelenler yapılabilecekti.
Otis asansörlere fren koyduğu için o gökdelenlerde insanlar tepelere korkmadan çıkıyorlar.
Kentlerimizde her gün yenileri yükselen gökdelenleri izlerken veya Dubai'deki, Şanghay'daki, Kuala Lumpur'daki, New York'taki gökdelenlere ait haberleri okurken, teknolojik gelişmenin içeriğindeki karmaşık ilişkileri de gözden kaçırmamalıyız. Ama tabii ki bunun için "Merak" ve "Öğrenmek ihtiyacı" gibi gereksinmelerin de, kişide var olması gerekir. Bu pazar yazısını bu gereksinmelere sahip olanlar için yazdım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.