Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Seçim sonuçlarının nedenlerini tahlil edip anlamaya çalışmak yerine AK Parti'ye oy veren seçmenleri aşağılayan gezi-zekâlıları izlerken, "Bunlar karınca olsalardı böyle saçmalamazlardı" diye düşündüğüm oluyor.
Belki biliyorsunuzdur... Cüssesine kıyasla en büyük beyne sahip olan canlı, karıncadır. Karıncanın beyni vücudunun toplam ağırlığının yüzde 6'sını oluştururmuş... Bu orantı insana uyarlanınca, kafamızın şu andakinden üç kat büyük olması gerekirmiş.

Zaten beyinler yetersizdir

Ve düşünün ki insanlar beyinlerinin sadece yüzde 3'ünü kullanabilirler. Çünkü aynı anda beyindeki nöronların yüzde 3'ünden fazlası kullanılırsa bu kullanılan nöronları yeniden programlamak için, beynin karşılayabileceğinden daha fazla enerjiye ihtiyaç duyulurmuş.
Demek ki AK Partili seçmenlere öfkelenerek seçim sonucunu değerlendiren gezi-zekâlılar, zaten karıncalara göre küçük olan beyinlerindeki nöronların yüzde 3'ünü bile kullanmıyorlar. Bereket bu coğrafyanın insanları arasında bunlar dün de azınlıktılar, bugün de marjinal kesimleri oluşturuyorlar...

İlim kendini bilmektir
Mesela Yunus Emre kaç yüzyıl önce bu gibileri nasıl uyarmış... "İlim ilim bilmektir/ İlim kendin bilmektir/ Sen kendini bilmez isen/ Ya nice okumaktır/ Yunus Emre der hoca/ Gerekse var bin hacca/ Hepisinden eyice/ Bir gönüle girmektir"
"Seçimleri neden sürekli kaybediyoruz" sorusuna cevap aramak yerine, takıntılarına takılıp "Seçmen cahil" ya da "Aslında biz galip geldik" benzeri saçmalarla yılları geçirenler, bu coğrafyanın siyasi geleneklerinde hep var olmuştur. Rahmetli Turan Güneş, bu gibi akılsızların durumunu, bir Çin hikâyesi ile anlatırdı...

Bir Çin hikâyesi

Eski Çin'de derebeyleri savaşınca yenilen derebeyini galip gelen derebeyi esir alır ve sabaha kadar sofrasında ağırlarmış. Sabaha karşı da esirin boynu kesilirmiş. Böyle bir savaş sonrası sofrasında esir derebeyi çok iyi ağırlanmış. Her çeşit yemek yanında cambazlar, dansözler gösteriler yapmış. Kılıç ustaları havada uçan sinekleri sünnet etmişler, kılıçları sofradakilerin saçlarından teller koparmış.

Olayı fark etmek

Sabaha karşı esir derebeyi ev sahibine "Yeter artık, boynumuzu kes de bu eziyet bitsin" demiş. Muzaffer derebeyi gülmüş, "Boynun kesildi bile, salla başını görürsün" diye cevap vermiş. Esir derebeyi başını sallayınca boynundan ayrık başı yere düşmüş. Meğer kılıç ustaları gösteri sırasında bu işi de halletmişler.
Özetle bir olayı fark etmek, olaydan etkilenmek kadar önemlidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER