Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Hep bunalımlardan söz ederek kendimizi ve çevremizdekileri de bunaltırken, zaman zaman ara verip "İnsancıklar"ın zaaflarına bakarak gülümsemeyi denememiz daha doğru olmaz mı? Mesela Sovyetler Birliği çöküp dağılmamış ve Soğuk Savaş devam ediyormuş gibi güç gösterileri yapan Putin, acaba bütün Demir Perde ülkelerinin Avrupa Birliği'ne üye olduğunun farkında mı? Esed'e yaranmak için Türkiye ile ipleri koparmanın hangi akla dayalı olduğunu anlatabilir mi?

Eşek mi değişti?

Haftanın bu ilk gününde, insancıkların gerçekleri ıskalamalarına birkaç örnekle girmeyi düşündüm... Mesela yurttaki ve dünyadaki değişimin farkına varamayanların hali, sağır olan ama bunun farkında olmayan köylünün haline benzemez mi? Bu adamcağız kahvede otururken diğer köylülere "Benim eşeğim çok garipleşti... Önceleri kendini ifade etmek için anırırdı... Şimdi sadece ağzını açıp, dişlerini gösteriyor" diyerek dert yanıyormuş.

Yanlış algılamalar

Bir de gördüklerini yanlış algılayanlar vardır. Bu yanlış algılamaları okurlarına da "Köşe yazısı" biçiminde aktaran gazetecilerden birinin başına gelenleri şöyle anlatmışlardı... Bu gazeteci Levent'ten Taksim'e gitmek için metroya binmiş. Metro vagonunda yanında oturan kişiye değerli gözlemlerini aktarmak istemiş. Vagonda ayakta duran yolcular arasındaki bir genci işaret etmiş ve "Zamane gençleri ne kadar garipleştiler.
Mesela şu kıza bakın, kendini erkeğe nasıl benzetmiş
" demiş.

Temel yanlışlar

Bu sözleri dinleyen koltuk komşusu bizim meslektaşı terslemiş, "Elbette erkeğe benzer, çünkü o genç benim oğlumdur" diye cevap vermiş.
Meslektaşımız bu cevap üzerine özür dilemiş koltuk komşusundan, "Özür dilerim. O delikanlının babası olduğunuzu bilemezdim" demiş. Bu defa yanında oturan kişi daha da sinirlenmiş, "Susun artık! Ben o delikanlının babası değil annesiyim" diye bağırarak terslemiş gazeteciyi.
La Bruyere'nin "Karakterler"indeki gibi, bizde de kendilerini aşırı önemseyen karakterler yok mudur? Bunlara örnek olarak da umumi tuvalette görevli olan kişinin davranışı verilebilir...

Önemli adamlar
Bu umumi tuvalete ibrikle girildiği zamanlarda adamın biri dolu ibriklerden birini alıp içeri girerken, tuvalet görevlisi müdahale eder ve "Bırak bakalım o elindekini, diğerini al" der. Adam söyleneni yapar ama içeride de hep bunu düşünür... İşini bitirip çıkarken görevliye "O ibriklerin hepsi doluydu, neden benim aldığımı bıraktırıp diğerini almamı istedin" diye sorar. Tuvalet görevlisi kaşlarını çatar ve "Akşama kadar burada durmakla görevli olduğuma göre, benim de bu kadar yetkim olmasın mı yani" der.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
;