Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Almanların ırkçı damarları yine kabardı.
24 Eylül'deki genel seçime uzanan günlerde Türkiye düşmanlığının Alman politikacıların ağızlarına sakız olacağı apaçık ortada... Son olarak Alman Hükümet sözcüsü, Merkel'in ekimde Türkiye'nin üyelik müzakereleriyle ilgili diğer AB liderleriyle görüşeceğini söylemiş... Sözcü, müzakerelerin kesilmesi için tüm üye ülkelerin onayının gerektiğini de sözlerine eklemiş...

Merkel konuşmuş
Seçim öncesinde lideri Schulz ile kozlarını pazar akşamı canlı yayında paylaşan Merkel, Türkiye'nin AB'ye asla giremeyeceğine inandığını söyledi. Merkel, "Türkiye nefes kesen bir hızla tüm demokratik alışkanlıklardan uzaklaşıyor. Daha sert bir seyahat uyarısı düşünülebilir. Bunu değerlendiriyoruz" şeklinde konuştu. Merkel ayrıca Hermes veya Dünya Bankası kredilerinin de gözden geçirildiğini ifade etti.

Hitler'i unutalım
Açıkçası Türkiye'yi Avrupa dışında tutmaya kilitlenmiş saplantılı söylemlere alışığız...
100 yılda üç kez Avrupa'yı ve dünyayı kana bulayan Almanların Avrupa dışında tutulması tabii ki pek mümkün değil.
Merkel'e bakıp Kayzer Wilhelm'i ya da Hitler'i unutmak tabii ki daha kolaydır.

Neden Kızıl Sultan?
Gelin 1890'lara dönelim ve bugünkü Türkiye aleyhtarı söylemlerin kökenine inelim. "93 Harbi" diye bilinen 1877- 78 Türk-Rus Savaşını ve Ayastefanos Andlaşması'nı hatırlar mısınız? O dönem sonrası 'da ve İstanbul'da sık sık rastlanan "Ermeni Pogromları" ertesinde Abdülhamid'e Batı "Kızıl Sultan" demişti. Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gösterilen sevgisizlik, o dönemde de Abdülhamid'i hedef almıştı. Mesela İngiliz Başbakanı Gladstone Parlamento'da "Türkler geldikleri gibi Asya'ya dönecekler" içerikli konuşmalar yapardı.

Hep o şarkı
Bırakalım 19'uncu yüzyıldaki Türkiye takıntılı söylemleri... Bundan 19 yıl önce eski Fransa Cumhurbaşkanı Giscard D'Estaing bir Türk gazetecisine (Belkis Kılıçkaya) verdiği demeçte şöyle konuşmuştu:
- Türkler ülkenin başkentini Ankara'ya taşıdı. İstanbul' da, Avrupa'da bırakmayıp Anadolu'ya götürdü. Şimdi Brüksel'e taşımayı kabul edecekler mi? Bunu fark ediyorlar ve görüyorlar mı? Türkler kimliklerine, geleneklerine, kültürlerine bağlı bir millet. Bunu nasıl kabul edecekler?
Belki bugün bundan henüz uzaktayız ama (AB'nin) bir cumhurbaşkanı olsun, başkenti Brüksel olsun istiyoruz.
Türkler kabul edecek mi Avrupalı bir cumhurbaşkanını?

Tarih çalışalım
Galiba bugünlerde biraz daha fazla tarih çalışmamız gerekiyor. 1990'a kadar 'da "Genç Komünist" olarak toplumda yer alan Merkel'in bugün "Hıristiyan Demokrat" kimliğinde Türkiye düşmanlığı yapmasını ve darbecilerle FETÖ'cülere ve PKK'lılara kucak açmasını anlamanın başka yolu yoktur...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER