Türkiye'nin en iyi haber sitesi
OKUR TEMSİLCİSİ OKUR TEMSİLCİSİ - YAVUZ BAYDAR

Öncü, Türkiye mi?

Sonbaharda başlaması beklenen yeni anayasa süreciyle ilgili yeni bir yöntem uygulamaya konabilir. Bunu anlatan bir haber, içindeki bir ifade nedeniyle soru ve eleştirilere yol açtı

SABAH'ın 2 Eylül tarihli baş sayfasında manşete, sonbaharda gündemin en üstünde olmaya aday bir konu yerleşmişti.
"Anayasa' Yaz, Bir Boşluk Bırak, TBMM'ye Yolla" başlığıyla aktarılan haber, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Anayasa Komisyonu Başkanı Ömer Çelik'in yeni anayasa hazırlıklarında uygulanacak modern bir yöntemi öne çıkarmaktaydı.
Buna göre, yurttaşların başka deyişle tabanın - taleplerine tek tek ulaşmak için, e-posta, kısa mesaj (SMS) ve mektup gibi iletişim araçlarının harekete geçirilmesi planlanmaktaydı.
Haberin manşet altı spotu da şu ifadeleri içeriyordu: 'Dünya demokrasi tarihinde bir ilke imza atılıyor. Türk halkı e-mail ve SMS ile yeni anayasanın hazırlanmasına katkıda bulunacak.'
'Demokrasi tarihinde bir ilk' ifadesi okurumuz Çetin Dalyan'ın dikkatini çekmiş. 'Acaba?' sorusu da ardından gelmiş.
Dalyan, Okur Temsilcisi'ne itirazını şöyle anlattı: "Birinci nokta, gazeteye Sayın Çelik'in verdiği örnekte var. Mandela'nın başkan olmasıyla Güney Afrika'da gerçekten de tabana ulaşma konusunda tarihi adımlar atılmıştı, gerçi o zaman internet daha ortada yoktu, ama posta ve faks yoluyla halka katılım kapıları açılmıştı. Ama ortada bir de İzlanda örneği var. Bu ülkede yeni bir anayasa için yaygın bir dijital iletişim kampanyası düzenlendi, e-posta yanında twitter ve facebook gibi sosyal medya da etkin bir şekilde kullanıldı. Ayrıca, bir süredir, Mısırlıların dijital ortamda anayasayı enine boyuna tartışması için bazı web siteleri de kuruldu. Diyeceğim, haberinizde gördüğüm 'dünya demokrasi tarihinde ilk' ifadesi gerçeği yansıtmıyor, yanıltıcıdır."
İlginç olan bir nokta, okurun itirazına yol açan haberin yer aldığı gazetede, Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak'ın köşe yazısında özellikle İzlanda örneğine çok ayrıntılı olarak yer vermiş olması.
İzlanda'da yeni anayasanın şimdi parlamentoda onay beklediğini ve hemen ardından referanduma gidileceğini yazan Şafak, şunun altını çiziyordu:
'Elbette, İzlanda küçücük bir ülke, nüfusu da herkes birbirini tanıyacak kadar az; o nedenle doğrudan demokrasi ile 'e-anayasa' hazırlamak -ilk deney olmanın getirdiği sorunlar dışında- nispeten daha kolay başarılabilir.
Ama... AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'in SABAH'a açıkladığı proje ise, İzlanda örneğinin de ötesinde bir "Demokratik devrim"in müjdesini veriyor.
Çünkü Türkiye gibi bir büyük devletin yeni anayasasının hazırlanmasında 74 milyonluk ulusunun tüm yurttaşlarından SMS'lerle, elektronik postalarla, sosyal paylaşım ağlarıyla öneri istemeye karar vermesi, hiç kuşkunuz olmasın, küresel demokrasi tarihine adını altın harflerle yazdıracak, ayrıca çağdaş demokrasi anlayışının gelişiminde çok ama çok önemli bir dönüm noktası olacak."
Haber metninde yer almayan bu önemli nüansların ardından, tekrar okurun itirazına dönelim. Acaba kullanılan ifade yanıltıcı mı? 'Dünya demokrasi tarihinde bir ilk' ifadesi, haberin özünü teşkil eden bir yönteme gönderme yapıyor.
Ülkelerin nüfusları bu bağlamda ikinci planda kalıyor. Aslında, Çelik'in de kaydettiği gibi, tabanı angaje etme yönteminin temeli Güney Afrika'da atılmış, ve yeni paylaşım ağlarını, dijital ortamı harekete geçiren ilk uygulama da İzlanda'da olmuş. Türkiye de başarılabilirse, açılan yolda kapsamlı ve yeni bir adım atılmış olacak.
Böyle bakıldığında, okur haklı görünüyor.
Zaten, yazı işlerinde öteden beri akılda tutulması gereken bir altın kural var:
'İlk' ve 'en' gibi tanımlamaları kılı kırk yararak kullanmak gerekir.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA