YAZARA MAİL GÖNDER Karşı yakadaki sevda...

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

İlk program yapıldığında 17 Temmuz hareket tarihimizdi. Malum alçakça yaşanan 15 Temmuz kalkışması tüm hayatı alt üst ettiği gibi, programlarımızı da öteledi.
Abhaz kökenli değerli işadamı Ruhi Karaalp'in Abhazya davetine bir grup gazeteci ile birlikte Yavuz Donat ile katılacaktım.
İkinci program hayata geçirildiğinde Yavuz abi bir başka seyahate katılmak durumunda kaldı. 'Abhazya'ya dair notları dinlemek istiyorum' kısmı dönüşte... Bu yazıyı kaleme aldığımda Abhazya'nın başkenti Sohum'da güneşin ve doğanın keyfini çıkarmakla meşgulüz...
Abhazya Karadeniz kıyımızın karşı yakası... Bakir bir coğrafyaya sahip...
Çok katlı binaların çarpık yapılaşmanın konuşulmadığı bir coğrafya... Rusya'nın güneyi...
Tatil köyü... Yaklaşık 300 bin civarında nüfusa sahip.
Başkanlık sistemi ile yönetiliyor. Parlamentoda 35 milletvekili var. Kabineyi oluşturan 12 bakan dışarıdan atanıyor. Para birimi ruble. Ulaşım için tek şansınız var.
İstanbul'dan Sochi oradan karayolu ile 15 dakikalık bir yolculuk ile Abhazya sınırındasınız.
Abhazya'ya ulaştığınızda hayat bir anda yoğunluğunu kaybediyor. Telaş, koşuşturma, stres yok...
Doğanın tüm zenginliği ömre ömür katıyor. Her şey doğal... Doğal yaşamın yeryüzündeki başkenti Abhazya...
Abhaz halkının Türkiye sevdası bugünlük değil. Tarihin köklerinden gelen bu sevda günümüze aşk derecesinde taşınmış.
Nedenine baktığımızda 19. yüzyılda büyük Çerkes sürgününde sığındıkları Osmanlı coğrafyası 1992- 93 Gürcü savaşı bunun iki temel nedeni.
Şimdilerde soylarını koruyabilmişlerse bunu Türklere borçlu olduklarını söylüyorlar. İfade çok net...
'Tarihimiz boyunca iki kez ihtiyacımız oldu. İkisinde de Türkler yanımızdaydı' bağlarımızın özeti bu... Büyük minnet ve şükran duyuyorlar. Bir başka pencere ise Türkiye'de bir milyona yaklaşan diasporanın varlığı...
Abhaz halkının Türkiye sevdası iki yakayı çoktan bir birbirine bağlamış... Türkiye'nin siyasi gerekçelerle Abahazya'yı tanımadığı fikri ağırlıkta olsa bile sorun teşkil etmiyor.
Tek istekleri doğru anlaşılmak ve kendilerini anlatabilecekleri fırsat verilmesi...
Bu bağlamda Abhazya'nın 23. bağımsızlık kutlamalarına da tanıklık etme fırsatı bulduk.
Çok ırak değil... Yabancı hiç değil... Tanıdık, bildik insan yüzlerinin ve gönül dostlarının minik, doğal ülkesi Abhazya...
Osmanlı'nın tarihi izleri halen ayakta... TİKA'nın Balkanlar ve Afrika'daki çalışmalarına tanıklık etmiş olmanın gururunu hep yaşadım. Şimdi TİKA'dan bu coğrafyadaki Osmanlı eserlerine el uzatmasını bekliyorum. Abhaz halkı bu eserleri sürgünlere ve savaşa rağmen bugüne kadar korumuş.
Abhazya notlarına dair anlatılacak çok şey var. Devamı dönüşte... Şimdi biraz doğayla kucaklaşma vakti…
Karşı yakadan selam olsun…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.