YAZARA MAİL GÖNDER Çeşme'nin geleceği

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Önceki gün İzmir'de, güzelim Çeşme'nin geleceğinin masaya yatırıldığı önemli bir toplantının konuğuyduk. Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB), çok olumlu bir adım attı. Tam 6 ay önce bir kampanya başlattı. "Alaçatı ve Çeşme için bir fikrim var" başlığını taşıyan kampanyada tam 2 bin 500 fikir toplandı. Bu fikirler, seçici bir kurul tarafından süzgeçten geçirildi; ardından uygulanmaya değer fikirlerin çoğunu bütünleştiren 106 proje ortaya çıktı. İşte bu 106 proje, başkanlığını Yeni Asır Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı'nın yaptığı Danışma Kurulu'na sunuldu. Projelerden hangilerinin öne çıkabileceği konusunda, Danışma Kurulu üyelerinin görüşleri alındı. Herkes fikrini söyledi. Öne çıkan projeler belirlendi.

İŞTE SACAYAĞI
ÇEŞTOB Başkanı Veysi Öncel, bu öne çıkan projeleri bugün açıklayacak. ÇEŞTOB'un hazırlattığı projeler de var. Üç ana proje; Yıldızburnu'ndaki termal kaynağın turizme kazandırılmasını, Eşek Adası'nın turizme açılmasını, Erythrai'nin tarihsel özelliklerinin öne çıkarılarak değerlendirilmesini içeriyor.
Bu önerilerle ilgili, ciddi mimari fikir projeleri de hazırlanmış. Hepsi çok güzel, eksikliklerine rağmen, geliştirilecek, uygulanabilecek projeler. Şimdilik bu projeleri değerlendirmeyi, uzmanlarına bırakıyorum. Gelelim işin püf noktasına.
Öncelikle ÇEŞTOB Başkanı Veysi Öncel ve Yönetim Kurulu'nu ayakta alkışlamak gerekli. Çünkü bu samimi, siyasetten arındırılmış, Çeşme ve Alaçatı aşkıyla gösterdikleri çaba, farkındalık yaratmaya hizmet ediyor. Bu nedenle, hem yerel yönetimleri zorlayacak bir işlev üstlenecekler, hem de somut adımlar üzerinden, aynı konuları sürekli gündemde tutabilecekler. Tek bu açıdan bile baksak, çok olumlu.
İşin bütününe gelince, sadece Çeşme'yi ele almak yetmiyor. Planlama bana kalırsa bir bütündür. Merkezine Çeşme'yi koyduğumuzda, Yarımada'nın tümünün geleceğine birlikte bakmakta yarar var. Ana ilke, korumacı bir mantığa dayanmalı, koruyarak kullanmak öne çıkmalı, tarihsel mirasa sahip çıkarak, yeşil ve doğa koruma altına alınarak hareket edilmeli. Bu bakış açısıyla organize edilip; konu tüm Yarımada üzerinden görüldüğünde; Çeşme'nin yıllardır harekete geçirilemeyen 'termal' imkanları, kış sezonu için öne çıkarıldığında, hayal bile edemeyeceğimiz güzellikler, bütünlüklü şekilde ortaya çıkar. Turizmin 12 aya yayılması gerçekleşir.
Merkezinde Çeşme'nin bulunduğu güzelim Yarımada; Alaçatı rengiyle, Karaburun otantikliğiyle, hala Türkiye için çok büyük şanstır. Ama bu şansın, büyük bir fırsata dönüştürülmesi hedefiyle; egoların bir kenara bırakılarak, tüm Yarımada için siyasi kaygılarından arındırılmış bir ortak akıl yaratılması şart.

BU TOPLANTI BAŞKA

Benzeri arayış toplantılarından bugüne dek çok şey elde edemedik. Ama bu toplantıda gördüğüm iyi niyet ve sahici farkındalık yaratma arzusu, çok olumluydu. Şimdi sıra bu toplantıda çıkan sonuçların ana muhatapları tarafından ciddiye alınması. Çünkü bu projelerin uygulanmasına öncülük edeceklerin başında 'yerel yönetim' geliyor. Ayrıca söz konusu projelerin uygulanma alanları kamunun farklı noktalarını da ilgilendiriyor. Yani 'Haydi uygulayalım' demekle hayata geçmesi mümkün değil. Ciddi hazırlık süreci gerekli. Önce muhatapların ikna olması gerekiyor.
Projelerin bir bölümü, tahmin ediyorum, yetki olarak, hem Ulaştırma Bakanlığı'nı, hem Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı ilgilendiriyor. Bu durumda, 'en iyi siyaset; hizmet' diyerek; konuyla ilgili tüm aktörlerin içinde yer almasıyla, öncelikle merkezinde Çeşme olmak üzere, Yarımada'nın bütünlüklü bir master planının oluşması, belki de en olumlu adımdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.