YAZARA MAİL GÖNDER Sessizlik iyidir

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Hayat notları

İnsan, özünde ne çok konuşan bir varlık. Kuşkusuz; konuşmadan hayat ilerlemiyorsa da, sessizlik her zaman, çok konuşmaktan ya da yerinde konuşmamaktan daha iyidir.
Evet, sessizlik iyidir. Sadece sessizleşen doğanın büyülü sesiyle kucaklaşmış; üstelik sarmaş dolaş olmuş bir deniz kıyısında örneğin; geceleyin yıldızlara bakar gibi; durmadan çoğalan, kendi şehvetinden büyümüş sözcüklere; sağduyu ile bakmak kadar olgun bir duruş ne olabilir ki! İnsandır çünkü her sözün sahibi. İyi olanın da, kötünün de sahibi. Her söz, ancak sahibi kadar bağlar kendisini. Her söz, bilinmeyenin dışındadır ayrıca. Her fazla söz, bir milimetre bile aşsa kendi gerçeğini, insanı mutlak hakikatten uzaklaştırır.


***

Görmek istemeyen göz, ne çok konuşsanız, görmez...
Duymak istemeyen kulaklar, kendi gerçeğine bile sağırdır...
Bilmek istemeyene,hiç, ortalama doğruyu fark ettiremezsiniz...
En sade bir insanlık ilkesi bile, fazla gelir öğrenme zamanı gelmeyene...
Sezmek ile bozmayı birbirine karıştırır, sadece kendi sınırlarından bakan...
Başkalarını hiç anlayamaz, henüz kendisini yeterince anlayamamış olan...
Hayat aynaya benzer, size kendinizi yansıtır cesurca, görürsünüz kalbinizle bakarsanız...
İnanç, inandığınız yücelik ile test edilir; kalır sınıfta, ötekini sınavdan geçiren...
Hakikat dağına çıkan patikalarda, ne çok insan karşılaşır; kimi inerken, kimi tırmanıyordur... Kesin olan bugündür... Ne fazlasıyla dünde olmalı, ne eksiğiyle gelecekte insan...
Şimdiyi neşeyle karşılamak, sindirmek, güzellemek, hakkını vermek, kucaklamak; gelecekteki 'şimdi'ye, ruhunu daha arındırarak götürür insanı.
Şimdiyi yaşarken, sürekli gelecek kaygıları hissetmek bu ölümlü dünyada; anlarımızı derinden hissetmeyi engelleyen, ateşli bir barikat gibidir. Takılır kalırız o barikata...
Oysa bugün 'tek'tir... Yarın ne olacağı hiç belli olmaz... Hep bir gizemdir.
Yarın, ayrı bir gündür, o da başlı başına yeni bir gündür. İşte o günü umutla beklemenin, sarıp sarmalamanın, yüreğimizde ışık yapmanın yolu, bugünü doğru yaşamaktan geçer.
Bugününü doğru yaşayamayan, yarınında mutlaka tökezleyecektir çünkü...

***

Her insanın deneyimi, yaşam yollarında yazılmış yeni bir sayfadır...
Yazılı bir metindir, bu deneyim sanki. İnsan eğer bir efendilik içinde, olgun, sağduyulu, ağırbaşlı bir şekilde; bugünü geçmişe takılmadan yaşarken, arada bu sayfaları gözden geçirirse; kendisi ve başkaları için yeni şeyler öğrenir... Hayat insanların yazdıkları sayfaların toplamından oluşur çünkü... Açılan her yeni sayfa, yeni şeyler öğretir insanlara...
Bir deneyim yaşanırken, bir metin okur insan sanki...
Her sayfada insana, insanlığı öğreten yeni metinler...
İnsanlık bilgisiyle dolu, yeni sayfalar...

***

Siyahın, kırmızının, mavinin, beyazın, sarının, grinin tonlarında; insanlığın binlerce rengiyle, renklerin üzerine yazılmış, kazınmış, adanmış hayatlar...
Bu nedenle yetinmeyi bilmek ve başka hayatlara saygı göstermek, değerlidir özde...
Çünkü siz, bir yerlere giderken, gitmeye hazırlanırken ya da geliyorken henüz yeni bir yoldan; yeni hayatlar da, yeni keşifler peşinde koşmaya hazırlanıyor olabilir. Ayrıca her hayatın, her adımın, her sözün, bir bedeli vardır... O bedel, sizin başkalarını hiç anlamadığınız noktada, çoktan o başkası tarafından, bir yerlerde ödenmiştir zaten... Bu nedenle, her ne kadar adalet duygusundan hiç kopulmamalıysa da; aslında 'yargılamak', insana ait bir durum değildir...
Çünkü insan önce; yargılanmanın, sonra arınmanın ve merhametin kardeşidir...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.