YAZARA MAİL GÖNDER Ders çalışılmış

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

AK Parti İzmir adaylarını üç ilçe eksiğiyle önceki gün açıkladı. AK Parti'nin İzmir Büyükşehir Başkan adayı Binali Yıldırım'ın parti yönetimiyle birlikte dersini çok iyi çalıştığı, seçilen adaylardan anlaşılıyor. Açıklanan ilçe adayları, İzmir'in dokusundan çıkan, kentin tanıdığı, güçlü, başarılı isimler. Bayraklı'da İsmail Sarı'dan Bornova'da İlhan Kaya'ya; Karabağlar'da Necip Kalkan'dan Konak'ta İlknur Denizli'ye, Buca'da Cemil Şeboy'a kadar, İzmirliler'in tanıdığı etkin, başarılı yüzler. Sonuçta siyaset analizi iyi yapılmış. Halkın içinde olan, AK Parti'ye artı oy getirebilecek, yerel isimler seçilmiş.
Şimdi herkes merakla CHP'nin adaylarını bekliyor.
Kimler yerinde kalacak, hangi ilçeler değişecek, yeni adaylar kimler olacak?
Sürekli değişen siyaset kulislerinden yansıyanlar, İzmirliler'in gündeminde.
CHP'nin ilçe adaylarını, 10 Şubat'ta yapılacak Parti Meclisi'nden sonra açıklayacağı fısıldanıyor. Artık sahaya inen AK Parti karşısında, CHP'nin adaylarını hala netleştirmemiş olması, siyaset yolculuğunda ciddi bir dezavantaj. İkinci dezavantaj da, adaylar açıklandığında, CHP içinde yaşanacak ciddi küskünlüklerdir.

En kötü şey
İbn-i Sina'ya, bir gün şöyle bir soru sorulmuş:
-Her derdin bir devası vardır, derler. Dünyada devası olmayan dert yok mudur?
Sina, şöyle cevap vermiş:
-Derdin devasızı, iyinin kötüye muhtaç olmasıdır!
Ne diyelim, Sina'nın yanıtı günümüzde de geçerli. Çünkü gerçekten de, iyi bir insanın başına gelebilecek en kötü şey, kötü bir insana muhtaç olmasıdır.

Güzel anlatı
Büyük kedi, kuyruğuyla oynayan küçük kediye sordu:
"Neden kuyruğunu kovalayıp duruyorsun?"
Küçük kedi şöyle yanıt verdi:
"Bir kedi için en güzel şey mutluluk, mutluluğun da kuyruğum olduğunu öğrendim." Sonra da devam etti:
"Kuyruğumu kovalıyorum, kovalıyorum... Sonunda onu yakaladığım zaman, biliyorum ki mutluluğu yakalamış olacağım."
aşlı kedi gülümsedi:
"Gençken ben de senin gibi mutluluğun kuyruğum olduğuna inanıyordum. Yıllar geçtikçe anladım ki, ne zaman onu kovalasam, o benden uzaklaşıyor. Ne zaman kendi işime baksam, o hep benim peşimden geliyor."

Hayatın dengesi
Günümüz insanı galiba en fazla, "az" ile "çok" kavramlarını, gündelik hayatta dengelemeye çalışmaktan çekiyor. Yemek yemekten konuşmaya kadar, gündelik hayatımızda sürekli "az" ya da "çok" kavramlarının etkisi altındayız. İngiliz yazar Fisher ise bu "az-çok" arasındaki dengeleme işleminde, aşağıdaki yöntemi öneriyor:
Az korkun, çok umut edin,
Az yiyin, çok çiğneyin,
Az konuşun, çok ifade edin,
Az kızın, çok sevin,
İyi şeyler sizindir...


Alıntı
"Çoğumuz 'diğer insanların bende ne bulduğunu anlamıyorum. En azından yakından baktıklarında...' diye düşünmekteyiz. İnsanlar genellikle kendileri hakkında iyi şeyler değil, kötü şeyler düşünmektedir; sorunları kibirlilik değil, tersine, kendine güvensizliktir."

Eugene Kennedy

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.