YAZARA MAİL GÖNDER Doğal kenetlenme

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Elbette öncelikle demokrasinin kazandığı bir seçim süreci yaşadık.
Seçimler, 'yerel' olmaktan çıkarak, tamamen 'genel seçim' işlevine yakın çizgideydi.
Seçim sonucunda, Türkiye ortalamasında Başbakan Erdoğan'ın ve AK Parti'nin yinelenen ciddi başarısına tanık olduk. Çok sayıda insan, özellikle son yılların moda deyimiyle 'beyaz Türkler'; bu sonucu anlamakta, seçimin sandığa yansıyan yüzünün perde gerisini okumakta güçlük çekiyorlar.
Belki de sadece diledikleri yönde, beklentide oldukları ve gerçekleşmesini arzuladıkları için.
Oysa AK Parti'ye 7. kez benzeri seçim başarısını getiren, seçmenlerin önemli bir bölümünün bu partiyi tercih etmelerini sağlayan temel faktörün ne olduğu üzerine düşünülse, konu çok daha iyi anlaşılır.

SİYASAL ROMANTİZM

AK Parti'nin 2002 yılından itibaren, özellikle ekonomik alanda yürüttüğü uygulamaların sonucunda, seçmenlerin istikrara karşı geliştirdiği güven duygusu, 'güçlü lider algısı' kanımca AK Parti'yi tercih etmelerinin yine temel nedeni oldu. Bu tablonun karşısında, başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere, MHP ve diğer partilerin; sadece 'siyasal romantizme' dayalı, somutlaşmayan program ve söylemlerinin; seçmenler tarafından yeterince güvenilir bulunmaması; onları kendi alanlarında, bir ileri bir geri taşıyarak; aslında aynı çizgide başarısız kıldı.
AK Parti'ye oy verenlerin, genelde bugüne dek 'laik' cephede yer alanlar tarafından, hep küçümseniyor olması, seçimde yine temelde okunması gereken, bir başka sosyolojik resmi doğurdu.
Bu üstü örtülü eğilim, AK Parti'ye oy verenlerde, her zamanki gibi doğal kenetlenme yarattı.
Ayrıca bu sonuçlar, geçmiş yıllarda - 'laik' 'muhafazakar'- olarak öne çıkan kutuplaşmanın; artık tamamen 'AK Parti yanında ya da karşısında' yer almaya yönelik, sosyolojik bir tabloya dönüştüğünü gösteriyor. Seçimden çıkan tablo, seçmenler tarafından, aynı zamanda tüm olumsuzluklara 'onay' verildiği anlamı kesinlikle taşımıyor. Bu sonuçlardan, tüm partilerin alacağı dersler var.
AK Parti'nin, doğru bir okumayla, 'daha fazla demokrasi' noktasında, normalleşmeye doğru atacağı adımlar, çok değer taşıyacak. CHP'nin alacağı ders de, çok önemli ve derinlikli.
Kürt meselesini, herkes sadece Kürtler'in meselesi olarak görüyor. Oysa bu Türkiye'nin meselesi. Seçim sonuçları, bu konuda da düşünmemiz gerektiğini, bize bir kez daha hatırlatıyor. Bu pencerenin dışına çıkarak, biraz da İzmir'e bakalım. Evet, İzmir'de beklenen oldu. Aziz Kocaoğlu, başarılı olarak nitelenebilecek bir oyla, CHP'den 3. kez İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na seçildi.
Ama CHP için, özellikle kaybedilmiş ilçeler eşliğinde, ortada olağanüstü başarılı sonuç olduğu söylenemez. CHP kurmayları tarafından İzmir'de sık dile getirilen yüzde 60 iddiası gerçekleşmedi. İzmir'i 2009 yerel seçimlerine göre değerlendirirsek, AK Parti'nin oylarını artırdığını görüyoruz.
Binali Yıldırım, olumlu kişiliği, icracı kimliğiyle İzmir'de AK Parti'nin oylarını gözle görülür oranda artırdı. Ayrıca AK Parti'nin İzmir'de 4 ilçeyi almasını sağladı, 2 ilçe de itiraz üzerine oylar yeniden sayılacak. Duruma göre bu ilçeleri CHP ya da AK Parti'nin kazanacağı belli olacak. CHP'nin İzmir'de bu tabloyu iyi okuyarak, kendisine çıkaracağı dersler çok fazla.

DSP'DE HAYALKIRIKLIĞI
İzmir'de, CHP'den aday gösterilmeyen bazı isimlerin, DSP saflarında adaylığının sonucu, tam başarısızlık oldu. Konak'ta DSP'den aday, en iddialı isim Hakan Tartan, dikkat çekici şekilde yüzde 7.88 oy aldı (19 bin 419). Aliağa'da Hakkı Ülkü, Urla'da Selçuk Karaosmanoğlu da dikkat çeken isimler arasındaydı.
Bayraklı'da Hüseyin Aslan, ancak yüzde 2.64, Balçova'da Semra Aksakal Kayacan ise sadece yüzde 4.97 oranında oy alabildi. Bu tecrübe, bir kez daha gösterdi ki kişilere endeskli, çok güçlü özel durumlar dışında; Türkiye'de siyasi arenada genel tablodan kopuk gerçekleşen girişimler, hep hayal kırıklığı ile sonuçlanıyor.
İzmirliler bir dönemin efsane başkanı rahmetli Ahmet Piriştina'ya vefa duygusunu, Buca'da oğlu Levent Piriştina'yı başkanlıkla taçlandırarak gösterdi. Konak'ta Sema Pekdaş ile ilk kez bir kadın belediye başkanı seçilmiş oldu. Karşıyaka'da genç isim Hüseyin Mutlu Akpınar'ın, rekor oy alarak CHP'den seçilmesi İzmir'in dikkat çeken seçim örneklerinden biriydi. AK Parti, İzmir'in sevilen ismi Necip Kalkan ile önemli ilçe Karabağlar'ı yarışın sonuna kadar çok zorladı; ama Aziz Kocaoğlu'nun bürokratı Muhittin Selvitopu'na üç puanla yenildi. MHP Aliağa ve Kiraz'ı, sürpriz sayılabilecek şekilde aldı. Aliağa'da Serkan Acar, Kiraz'da vefat eden babasının yerine MHP'den aday olan Saliha Özçınar Şengül, seçimi kazandı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.