YAZARA MAİL GÖNDER Bin kişi

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

İzmir'in Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, mazbatasını alıp göreve başladıktan sonra, dört günlük sürede, bin kişiyi makamında ağırlamış. Eminim Türkiye'nin dört bir yanında, tüm siyasi partilerden yeni seçilen belediye başkanları için, aynı manzara yaşanıyor.
Büyükşehir belediye başkanı olmak, gerçekten ağır görev. Bir ilin belediye başkanı olmak da çok zor iş.
Aynı ağırlık ve zorluk, ilçe belediye başkanları için de geçerli. Benzeri manzaralar, eminim dünyanın her noktasında yaşanıyordur. Ama, belediye başkanlığının kamusal alanda en zor gerçekleştirilen görevlerden biri olan ülke, sanıyorum Türkiye'dir. Ziyaretler, arayanlar, hemen iş isteyenler. Bu görünüm, belediye başkanlarının ilk karşılaştıkları, ama hiç bıkmamaları gereken bir tablo. Çünkü görevi boyunca bu talepler ile sürekli yüz yüze kalacak. Zaten eğer başkan sabırlı değilse, ikinci günün sonunda, rahatlıkla seçildiğine pişman olabilir.

EN BÜYÜK SIKINTI
Düşünün dört günde, bir makamda bin kişiyle muhatap olmak, ne demek!
Yeni seçilen başkanların şimdi karşılaşacakları en sıkıntılı anlar, iş isteyenlerin çokluğu. Doğal olarak işe ihtiyacı olan o insanların içinde bulunduğu zorluğu da, paylaşmanın getirdiği duygusal sorumluluk.
Ama Türkiye gibi, hala işsizliğin temel sorunlardan biri olduğu bir ülkede, yurttaşları da anlamak gerekir.
Çünkü bu yurttaşlar için, belediyeler ve başkanlar, çocuklarına, yakınlarına bir iş bulabilmek konusunda temel bir umut kaynağı. Yine de buna rağmen başkanlar, yurttaşlara iş bulmanın, temel görevleri olmadığını iyi anlatmalılar. Bir belediyenin, kendi sınırları içinde yaşayanların, yaşam kalitesini olumlu etkilemek, o sınırlar içindeki ekonomik hareketliğinin gelişmesine olumlu katkı vermek gibi görevi, elbette var. Ama yurttaşlara, direk iş vermek gibi bir sorumluluğu yok. Ama neresinden baksanız, bu gerçeği önce seçmenlere, sonra o başkanların kampanyaları sırasında, yanında bulunup siyasi destek verenlere, bunu anlatmaları çok zor oluyor.

TEMEL OLUMSUZLUK

Başkanlar, öncelikle iletişim yolunu, her zaman açık tutmalılar.
"Ulaşılamayan başkan" çizgisine ulaşmak, bir belediye başkanı için, en temel olumsuzluk. Ama binlerce insanın ilgi gösterdiği temel bir hizmet kurumunda, seçilen başkanlar ile yurttaşlar arasında bir iletişim köprüsü kurabilmenin, çeşitli yolları var. Belediye başkanları, bunun doğru iletişim stratejilerini oluşturabilmeli. Yoksa hiç ellerinde olmadan, hiç istemeden, "ulaşılamayan başkan" damgası yiyebilirler.
Bu nedenle iletişim stratejisini de bir program ve disiplin anlayışıyla yürütmek, çok temel görev.
Belediye başkanları, ulaşılabilir olduğu kadar, yapamayacakları hizmetlerle ve işlerle ilgili sözler vermemeli.
Yapamayacakları konusundaki nedenleri yurttaşlara açıkça anlatabilmeli. Demek ki bunların tümü için de ciddi bir iletişim stratejisi gerekli.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.