YAZARA MAİL GÖNDER Anadolu 2.0

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Son 10 yılda anladık ki sanayimiz, mevcut yapısını dönüştürmedikçe, Türkiye'nin gelecek iddiasının sürdürülebilirliği kalmayacak. Daha basit ifade edelim; Kilosu 1-10 $'lık mal üretip satarak, 2023'te 500 milyar $ ihracat hedefi "yalan" olacak.
Bunun için gereken, sanayinin, yenilikçilik ve buluşçuluk ekseninde değişimi ve dönüşümü... Krizler, bu açıdan olağanüstü değer taşır. Kimimizi 18 Ağustos sabahı jeolog yapar, kimimizi de inovasyon odaklı ihracatçı...
Dünya ölçeğinden bakarsanız İSO'nun ilk 500'ü dahi KOBİ düzeyinde. Ancak İkinci 500 Büyük Sanayi kuruluşu listesi, tam bir Anadolu Kaplanı envanteri gibi... Anadolu Kaplanı dediğimiz yapı; çabuk doğan, tez kaybolan... Dinamik ama dayanıksız... İstihdam yaratma kabiliyeti yüksek... Kaybedecek şeyi az olduğundan gözü kara ve cesur profillerin ifadesi...
İnovasyon (yenilikçilik) Anadolu Kaplanları'nın küresel krize karşı geliştirdiği refleks... İhracat içindeki paylarının %6.8'den %7.1'e çıkması bir yana, yenilikçi alanlardaki (diğer imalat sanayi) değişim inanılmaz: %1,408.
Anadolu 2.0 sürümünü zihnimize yerleştirmek zorundayız. Kurumsallaşmadan da öncelikli ölçek sorunu? Bundan 20 yıl önce Anadolu Kaplanları gerçeğinin adını koyduğumda, KOBİ tanımı Türkiye'nin gündeminde yoktu. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin bu sevimsiz kısaltması, izleyen kriz yıllarında öylesine büyük işlevler yerine getirdi ki herkesin dilinde "başarı öyküsü" karşılığı oldu.
Önce medya, ardından bankalar ve daha sonra KOSGEB'inden bakanlıklara dek hemen herkesin, KOBİ'lerle ilgili, yürüyen, yürümeyen destek planı oluşmaya başladı. Bunlar, çabuk doğan çabuk ölen, az sermaye ile fazla istihdam yaratan, kaybedecek şeyi olmadığından cesur, yeni pazarlara ve alanlara fazlaca düşünmeden girebilen dinamiklerdi...
OECD, DB, IMF gibi küresel kuruluşlar, krizlerden bu kadar hızlı çıkıyor olmamızın mucizesini tanımlamada, KOBİ'leri işaret ediyordu. Toplum, KOBİ'yi bu kadar içselleştirince, kaynakları tahsiste "pozitif tercih" sebebi oldular. Hatta 28 Şubat sürecinde, askeri-sivil generallerin hışmını göze ala rak bu desteğimiz sürdü. Hâlbuki her KOBİ, desteği hak etmiyor. Değer yaratabilenleri ayırt etmek için seçicilik gerekiyor. Kaldı ki ölçek ekonomilerinin rekabeti dayattığı ortamda OBİ'leşmeleri gerekiyor. Niteliksiz KOBİ ile nitelikli OBİ (küçükler değil) ayırımı yapmaz isek, getirisini düşünmeden, zaten kıt olan kaynağı, çorak topraklara harcamış olacağız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.