YAZARA MAİL GÖNDER Ya herro ya merro

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Seçimler yaklaşıyor ya, Ayak oyunları da arttı…
Yalan, iftira, karalama gırla gidiyor. 'Gezi'yi ganimet sayan namussuzlar da var.
Aklına esen 'yürürüz ha...' diyerek hükümete gözdağı veren de var.

***
Başbakan Erdoğan'ı demokrasi içinde yenemeyeceğini anlayanlar, şimdi pislik çıkarmaya başladı.
Her şeye maydanoz oluyorlar.
Müzminleştiler, Müptezelleşenler bile oldu…
Bunlar tehditle, şantajla ve kaba kuvvetle iktidar olacaklarını sanıyorlar.
Aptallar...

***
Yapılanlar, Demokratik değil, Delikanlıca hiç değil, Kalleşçe, Vurarak, kırarak, Hatta korkutarak amaçlarına ulaşmak niyetindeler…
'Hükümete karşı çık da nasıl çıkarsan çık' Şimdi mantık bu…
Kafa bu…
'Özgürlük' elbisesi bol geldi belli.
Milleti yumuşak başlı koyun sandılar.
Seçime kadar bu kafa değişmeyecek.
Bu son şansları çünkü…
'Ya herro ya merro' durumundalar yani.

***
Sessiz çoğunluk umurlarında değil…
Onlara, Makarnacı, Göbeği kıllı diyorlar.
Bidon kafalı diyorlar…
Başbakan'a 'tiran' diyorlar…
'Diktatör' diyorlar…
Hakaret ediyorlar.
Küfredeni bile var.
Sonra da 'Özgürlük yok' diyorlar…
Bu ne pişkinlik kardeşim!?

***
Hem suçlusun hem de güçlü…
Başbakan Anayasa için 'hayde' diyor…
'Kabul gören maddeleri geçirelim' diyor.
Kaçıyorlar…
'Çünkü'sü var; 'Ya herro ya merro' diyecekler ya…
Korkutarak sonuç aldılar aldılar, Alamazlarsa 'havlu atacakları' dünden belli.

***
Surların suç işleme yeri olduğu ortada…
Ziya T. namı diğer 'Laz Ziya' ABD'li Sarai Sierra'yı o surlarda öldürdü.
Tarihi surlar yıllardır tinercilerin, esrarcıların yatağı olmuştur…
Kim bilir ne canlar soldu oralarda…
Gecenin bir vakti oralarda dolaşmak yürek ister…

***
Özellikle Sierra cinayetinden sonra surlar ışıklandırılmaya başlandı… Bazı yerler park yapılacak.
Örneğin Fatih Yedikule'deki bostanlık…
Şu günlerde bir 'platform' modası var.
Onlardan biri de Beyoğlu Platformudur.
Bu platformun 30 kadar üyesi, Fatih Belediyesi'nin Yedikule Belgradkapı Rekreasyon Yenileme Alanı için 'istemezük' diye yola çıktı.


***
Ama karşılarına 'makarnacı' diye alay ettikleri o sessiz çoğunluk dikildi…
Yaşlı nine nasıl da bağırdı protestocu kıza…
"Burası benim mahallem sana ne!.."
"Ben park istiyorum sana ne!.."
"Burada tinerci istemiyorum anladın mı?"

***
Çevre sakini Zeynep Şaşmaz da, eylemi takip eden yabancı uyruklu bir gazeteciye çıkıştı:
"Türk bile değilsin.
Defolup gidin bu ülkeden.
Evet, ben buraya park yapılmasını istiyorum.
Buralarda insanları bıçaklıyorlardı, öldürüyorlardı.
O zaman neredeydin?
Sen burada yaşamıyorsun, ben burada yaşıyorum. Ben buraya park yapılmasını istiyorum."
Kafalarına 'dank' etti mi bilmem.

***
Almanya ve İngiltere montajlı 'Gezi Parkı' için yapılan eylemler üzerine hükümet yetkililerinin 'mesaj alındı' sözlerini o zihniyet, 'hükümet korktu…' şeklinde yorumladı.
Yani hükümetin demokrasiye olan saygısını 'korktu' sandı angutlar…
Ayrıca Taksim esnafı gibi herkes de eylemlerin gerçek amacını gördü.
İstikrarı bozarak ekmekleriyle oynandığını fark ettiler.
Onlar hala 'Gezi'yor.
Gezsinler, Nasılsa vatandaş gerçeği gördü.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.