YAZARA MAİL GÖNDER Sonbahar acıları

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Yüreğimdeki
acılara her gün bir yenisi ekleniyor.
Hayat bazen öyle derin izler bırakır ki içimizde, ne silmek mümkün ne de unutmak…
Anamı unutamadım mesela.
Babamı ve geçen yıl kaybettiğim teyzemi de...
Sayın Başbakan da unutamamıştır anacığını…
Anasına sevdalı olmayan var mı ki?

***

Anam fedakar biriydi…
Hele de bize karşı.
'Hani yemez yedirir' derler ya işte öyle biriydi.
Fistuğum bulduğunu iki arada bir derede bize sokuşturur, "Yiyin hastalanmayın" derdi.
Yoksulduk.
Beslediği ineğin yağı, sütü, yoğurdu ve peyniriyle, bir de iki dönüm tarlasına ektiği mısır ve lahanayla büyüdük biz.
Çok çalışırdı.
Üzülürdüm…
Sabah çıkar akşam karanlığında eve dönerdi.
Her şeyi sineye çeker, acısını bile söylemezdi.
***

O gün feryatlar içinde geldi.
Öyle korkmuştum ki.
Anacığımı hiç böyle görmemiştim çünkü.
Önemli bir şeyi olmasa sesi göklere çıkmazdı.
Karnında sancısı vardı.
Dr. Mehmet Meral acısını dindirmek için her şeyi denedi.
Olmadı, dinmedi.
Geçmedi ağrısı.
***

Ne olmuştu dünya tatlısı anama.
Mehmet, "Ameliyata alacağım. Her şeye hazır olun. Açıp kapatabilirim de" demişti.
Yüzündeki ifade korkutmuştu bizi.
"Hazırlıklı ol"
sözü kötü bir şeyin habercisiydi sanki.
***
Kafamda acayip korkularla hastanenin karanlık koridorunda volta atarken gizlice ağlıyordum.
Kardeşlerim ve iki oğlum da ameliyathanenin önünde nöbetteydi.
Onların da benden geri kalır halleri yoktu.
Fistuğum'un sancısı silindir gibi ezmişti bizi…
Hem ağlıyor, hem dua ediyorduk…
Saatler yıl olmuştu.
***

İki saat sonra yeşil giysileriyle Mehmet göründü kapıda…
Birlikte ağlamaya başladık.
'Açıp kapatabilirim' demişti…
Acaba öyle mi yaptı?
Kafamızda sorular, yüzümüzde endişe.
"Şükür korktuğum olmadı" deyince nasıl sevindik anlatamam.
Bu kez sevinç gözyaşı döküyorduk..
Meğer Fistuğumun apandisti patlamış, üç gündür o sancıyla kıvranıp durmuştu.
***

Sevgili Mehmet ameliyata karar vermeseydi belki tatlı anamı o gün kaybedecektik.
Aradan yıllar geçti o günü ve Dr. Meral'i hiç unutmadım.
Geçenlerde aradım kendisini.
Sesi iyi değildi.
"Kanser oldum" dedi.
"Ne!" dedim.
Kötü bir şaka mıydı bu?
Keşke öyle olsaydı.
Akciğerini kanser sarmıştı binlerce insana şifa dağıtan koca yüreğin.
Ama morali yerindeydi.
Gözümde anamı ameliyat ettiği gün canlandı.
Allahım ne feci gündü o gün.
***
Acı haberi doktor oğlu Hasbimert verdi geçen gün.
Babasının öldüğünü söyledi.
Sevgili Mehmet de hazan mevsiminde solan bir yaprak gibi düşmüştü toprağa.
Bakalım bize ne zaman sıra gelecek?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.