YAZARA MAİL GÖNDER Şer cephesi hala aynı

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Bu hafta güne sevinçli başladım.
Hava güneşli, gökyüzümasmavi ve sıcak.
Umutluyum, memleketim için, insanım için…
Umutluyum çocuklarım ve torunlarım için...
Çünkü Reis Köşk'e çıkıyor.
Ahmet Davutoğlu
da Başbakanlık koltuğuna oturacak.
Epey uğraştılar Uzun Adam'la…
İftira, yalan, tezgah gırla gitti…
Bozuk plağı çala çala bıktırmışlardı bizi.
Bitti işte.
Millet tercihini yaptı.

***

Kalbim iyi ama şekerim yüksek.
Düşer inşallah.
Dert edip, neşemi bozmaya niyetim yoktu.
Kendi kendime 'Güzel şeyler düşün ki hem şekerin hem tansiyonun çıkmasın' dedim.
Ve masama oturdum ama…
Bizim grubun gazetelerini gece yarısı okumuştum.
Malum gazeteleri ise güne bıraktım.
İlk açtığım gazete Zaman'dı.
"Dershanelerin kapanması SGK ve Hazine'yi vuracak" başlığını görünce;
"Kes!" dedim…
Haber ilk dakikada kastı beni.
Bu gazete ihanet kokuyor.
***

Okumaya devam ettim:
"Türkiye, sürdürülmesi imkansız olan bu kutuplaşmadan, bir an önce kurtulmak zorunda."
Kim diyor bunu?
Darbeci Ekrem…
Yani Dumanlı Ekrem
"Kes be kes…"
dedim yine…
Sonra da "Vicdansızlar, becerebilseydiniz Reis'i kelepçeleyecektiniz" diye söylenip durdum…
***

Sonraki sayfada o artist polisin, sinir eden kara gözlüklü fotoğrafına ilişti gözüm.
Hep aynı pozu basıyorlar.
Kelepçeli ellerini havaya kaldırmış şov yapıyor adam.
Güya sinirlenmeyecektim.
Paralel yapı taltif sistemini babasının çiftliği gibi kullanmış.
'Haram lokma yemedim' diyerek şov
yapan artist
Hayati
'ye 557 maaş verildi.
"Hakkın mıydı o paralar?
Utanmadan haram yemedim diyorsun.
Villaları nasıl aldınız lan?
İnsanların ömrünü çaldınız ömrünü!"
dedikten sonra kaldırıp attım Paralel İhanet Çetesi'nin (P.İ.Ç.) paçavrasını.
***

Milleti söğüşlemek için babasının uyduruk ilaç ilanını yayınlayan Burak Akbay'ın gazetesi, AMK'nın Sözcü'süne baktım sonra.
Atatürk istismarcıları, İsrail uşakları…
Van Başkale'den koca bir fotoğraf yayınlamışlar.
Yıkılmaya çalışılan Atatürk heykeline ait.
Üstünede "Kaşımayın, milletin sabrını taşırmayın" başlığını attılar…
Tahrik eden bir sayfa.
Yine tepem attı.
"Ulan milleti asıl provoke eden, yarayı kaşıyan sizsiniz be!" deyip gazetenin üzerinde tepindim.
***

Fitneci Hürriyet ise tepeden bindirmişti.
Fitne için Hayrünissa Hanım'ın sırlarını yazdılar.
Buradan bir İntifada çıkar mı bilmem.
KeMal
'e 'cila' çeken başka bir haber var…
Göbek sayfa, darbecinin torunu Metin Feyzioğlu'na ayrılmış…
Okumadan geçtim.
Aydın Doğan'a da "Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yeme dönemi bitti. Bırakın bu işleri" dedim.
***

Postalsever Cumhuriyet darbe kışkırtıcılığı yapan bir haberle çıkmıştı:
"Yeni Geziler Olabilir."
Türkiye'yi Mısır'a benzeten gazete "Mursi alametleri" başlığını attı.
Böyle demokratlar işte.
Seçimden daha dün çıktık.
"Milletin vermediğini, dipçikle mi alacaksınız lan?" deyip ona da saydırdım:
"Bu millet 1960'tan da 1980'den de 28 Şubat'tan da dersini aldı. Kolay pabuç bırakmaz artık."
Uzun Adam'a karşı MHP+CHP+ The Cemaat ve tüm dünya birleşti, sonuç ortada.
Hala anlamamışlar ya.
Neyse...
Haftam kötü başladı yani.

BİR NOT: Adana Valisi Mustafa Büyük ve Başbakan adayımız Ahmet Davutoğlu ile ilgili yazımın bir bölümünde "Dahası yakın arkadaşı" şeklinde bir ifadem oldu.
Oysa devlet idaresinde arkadaşlık olmaz.
Belli ki maksadı aşmışız.
Devlet adamlığı ciddiyet ister.
Devlet anlayışımız buna gölge düşürecek bir harekete de izin vermez.
Yanlış anlamalara ve istismarlara yol açabilecek bu durumu düzeltmeyi zaruri gördüm.
Saygılarımla.
E.R.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.