YAZARA MAİL GÖNDER Bundan Başbakan olmaz!

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Bütçe görüşmelerinde demogoji yapan, palavracı Kemal Kılıçdaroğlu'nu görünce aklım eskilere gitti…
KK'nın SSK Genel Müdürü

olduğu, esip gürlediği yıllar geldi aklıma.
Allah'ım o ne rezil günlerdi öyle!..
SSK hastaneleri, vurgun ve soygun yeri olmuştu.
SSK sayesinde zengin olanların haddi hesabı yoktu...
İlaç firmalarına ve medikalcilere katrilyonlar aktı…
Hastalar mikrop yuvalarında ameliyat edildi...
Hastaneleri b.k götürdü.
Hastaların çoğu ameliyat masasında kaldı.
Muhabirlik dönemlerimden iyi bilirim SSK hastanelerini.
Hele de acil servislerini…
Hele oralar…
Kenya'da bile böyle kötü hastane yoktur, insana da bu kadar kötü muamele yapılmamıştır.
O günlerde SSK'nın tek patronuydu Kemal Kılıçdaroğlu.

***

SSK bir tek 1991 yılında 128 bin lira kar etmiş biliyor musunuz?
O da Genel Müdür Ziya Yalçın Sayın'ın zamanında olmuş...
Ondan sonra hep zarar yazmış koca Sosyal Sigortalar Kurumu…
1992'de 2 milyon 556 bin, 1993'te 8 milyon 84 bin, 1994'te 19 milyon 399 bin, 1995'te 81 milyon 335 bin, 1996'da 144 milyon 383 bin, 1997'de 336 milyon, 1998'de 447 milyon, 1999'da ise zarar katlanmış, katlanmış 1 katrilyon 111 milyon liraya
yükselmiş.
Kemal Kılıçdaroğlu, SSK'yı batıran adam olarak böyle tarihe geçti.
Bir de Alevilerle Sünnilerin yemek salonlarını ayıran tek genel müdür olmuş…
***

Kılıçdaroğlu erken emekliliğin tartışıldığı 1997'de ilköğretimde okuyan 14 yaşındaki oğlunu sigortalı yaptı.
1995'te de kızı Aslı'yı SSK'lı yapmıştı.
Zamanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, 12 Haziran 2001 tarihli Hürriyet'e, bir önceki yılda 39 milyondan fazla fatura ve reçetede yolsuzluk yapıldığını açıklamıştı.
Kılıçdaroğlu olayları çarpıtmakta usta.
Ama belgelere müdahale etmesi mümkün değil.
Belgeler gösterilince utanacağı yerde sırıtıyor.
Bu da başka bir yüzsüzlük olsa gerek.
***

KK, bütçe görüşmelerinde aklınca Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu köşeye sıkıştıracaktı.
Ancak Davutoğlu'nun peş peşe attığı kroşelerle nakavt oldu.
Motorin konusunda da Suriyeli çocuk meselesinde de çuvalladı.
'Darbeci' sözü ise CHP grubunu delirtmeye yetti.
Sanki hassas yerlerine ısırgan sürülmüş gibi ciyakladılar.
Ne kadar ağzı bozuk varsa Ahmet Hoca'yı susturmak için çabaladı.
Ama hoca kaçın kurası...
Susar mı?
Gerçekleri tokat gibi bir bir yüzlerine vurdu.
Darbeci olduklarını, 1960'ı, Suriye diktatörü Esad ve Mısır diktatörü Sisi'ye yaptıkları ziyaretleri onlara hatırlattı.
Görüşmeler sonunda Kemal Kılıçdaroğlu'nun hokus pokusları ile cambazlıklarına nedense kendisi değil Akif Hamzaçebi cevap verdi.
Ama o da güneşi balçıkla sıvayamadı.
***

VIP torpil konusunda da Kılıçdaroğlu liderliği kimseye kaptırmadı.
Karısının yeğenini bile işe o yerleştirmişti.
Oysa genel başkan olunca yakınlarına çıkar sağlamayacağını söylemişti.
Yani çark etti.
Bundan başbakan olur mu?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.