Türkiye'nin en iyi haber sitesi

O bir fino…
Finolaşmış bir çocuk!
Finolar iyi havlar…
Gündüz değil geceleri işe yararlar.
Epeydir suskundu.
Birkaç gündür hev hevlemeye başladı.
Umudu kesti demek.
Çünkü haraçla beslenen, milletin malını çalarak çeteleşen örgütün kılcal damarlarına girilince işler de kesatlaştı.
Bu gidişle yalayacak kemik de bulamayacaklar!
Demek ki bunu farketti it…
Aklınca beni korkutmaya çalışıyor…
Üç dört gündür, havlaması bundan.
Dedik ya o bir fino.
Geceleri sesi gür çıkar o kadar.
Gerisi fasa fiso...
Vahşi itler tarafından büyütüldüğü için ehlileştirilmesi de imkansız artık.

***

Vahşi köpekler tarafından büyütülmüş çocuklara ilişkin pek çok efsane vardır.
Gılgamış Destanı'ndaki Enkidu, Yunan mitolojisindeki Atalanta ve Roma'nın kuruluş mitindeki Romulus ve Remus gibi…
Vahşi çocuklar, edebiyatın konusu olmuştur.
İbni Tufail'in Hayy'i, İbnül Nefis'in Kamil'i, Rudyard Kipling'in Mowgi'si ve en meşhuru da Edgar Rice Burroughs'un Tarzan'ı gibi…
***

Vahşi Çocuk (Feral Child), genel anlamıyla diğer insanlardan izole edilmiş çocukları anlatan bir deyimdir.
Sadece vahşi hayvanlar ile büyümüş çocukları değil, vahşi doğada tek başına büyüyen çocuklar veya ailesi tarafından izole edilmiş çocukları da kapsar bu kavram.
Kayıtlara geçmiş pek çok böyle hikaye vardır.
Ancak olayların çoğu, dünyanın ücra ve geri kalmış bölgelerinde gerçekleştiği için genelde hep görgü tanığı ifadelerine dayanıyor, ciddi bir araştırma konusu olamıyor.
Ancak 18'inci yüzyılda yaşamış iki vahşi çocuk hakkında sağlam kayıtlar vardır.
Bunlardan biri 63 yaşına kadar yaşamış olan Marie-
Angélique Memmie Le Blanc,
diğeri ise ünlü bir bilim adamı tarafından 5 yıl süreyle incelenen Aveyron Victor'dur.
Bir de bu bizim fino var…
Vahşi ama korkak…
Köpekler sadıktır.
Bu fino tutması gibi…
***

İtlerin hepsi aynı değildir.
İçlerinde sadakatin sembolü olan köpekler de vardır.
Tokyo Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde görevli olan profesör Hidesaburo Ueno, 1924 yılında Haçiko isimli bir köpeğe bakmaya başladı.
Akita cinsi kızıl kahverengi köpek ile sahibi arasında kısa sürede kuvvetli bir bağ oluştu.
Haçiko her sabah işe giden sahibine yakınlardaki Şibuya tren istasyonuna kadar eşlik etti ve sonra eve geri döndü.
***

Bir gün profesör trenden indiğinde karşısında Haçiko'yu gördü.
Köpek sahibinin trenden ineceği saati hesaplamış ve onu karşılamak için istasyona gitmişti.
Bu hoş sürpriz daha sonra da sürdü.
Haçiko bir gün, her seferinde yaptığı gibi sahibini beklemeye başladı.
Saatlerce bekledi.
Ama gelen olmadı.
Ertesi gün de oradan ayrılmadı.
Onu takip eden günler de...
Meğer profesör ölmüştü.
Ama bu it olsa olsa Kaptan Swing'in pire torbası Puik olabilir…
Çünkü Haçiko gibi asil değil.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER