Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Erdoğan'ı halktan biri olduğu için sevdim.
Bizden biridir o.
Başbakanlık döneminde Keçiören'de kiralık bir evde yaşadı.
Kâh tarlaya indi, kâh bir taksi durağını ziyaret etti.
Nerede bir fakir ve dertli varsa yanına koştu.
Kısacası bizimle güldü, bizimle ağladı.
Ameliyatlıyken bile Başbakanlık'tan ayrılmadı.
İstikrar ve kalkınma için oyumu hep AK Parti'ye verdim.
Bu şarttı!

***

Erdoğan'a olan desteğimi, Mustafa Mutlu gibiler, 'Milletvekili olacak' şeklinde yorumladı çoğu kez.
Doğrunun değil menfaatinin peşinde koştukları için...
Ama ben Erdoğan'ı şahsım için değil memleket ve millete yaptığı hizmetler için sevdim…
Bir de delikanlı duruşunu.
Dürüstlüğüne ve millet sevdasına hasta oldum…
Ankara'da uzun yıllar gazetecilik yaptım.
Onu yakından izledim.
Memleket ve millet için yaptıklarını gördüm.
***

Turgut Özal'da düştüğüm hataya Erdoğan'da düşmek istemedim.
Çünkü Özal'ı geç anladık.
O yıllarda yapılan eleştiri rüzgârına ben de kapılmıştım.
Bu kez aynı hatayı yapmadım.
Erdoğan devrimciydi.
İşe sağlıkla başladı…
Sonra milli helikopteri, Sismik araştırma gemisini, Boğazın altındaki tüp geçidi, Dev şehir hastanelerini, Üçüncü havaalanı ile üçüncü köprüyü, Dar gelirliye yaptığı konutları, Yolları, üniversiteleri, uzaya gönderdiğimiz uyduları yaptı…
Çiftçiye destek, Dar gelirliye sosyal yardımlar, Merkez Bankası'ndaki yüksek döviz rezervleri, IMF'ye olan borcu da o bitirdi.
***

Gece yarısı habersizce karşınıza çıkar ve "Koyun uşaklar bir çay" der.
Sokağın nabzını böyle tutar.
Fakirleri evlerinde ziyaret eder, bağdaş kurup ikram edilen çorbasını da içer…
Büyükle büyük, küçükle küçük olur.
Mütevazidir.
El öptürmez Bahçeli gibi, öper…
Yalan konuşmaz KK gibi, Yapmışsa adam gibi 'Yaptım' der.
İnkâr yoktur onda…
Bu yüzden sevdik onu.
Davasını da davamız bildik…
***

Çünkü; Geçmişte yokluk çektim, Kuyruklarda bekledim.
Paramız puldu.
Cebimde üzerinde 'bir milyon lira' yazan kağıt para vardı.
Ama değeri yoktu…
Şimdi; Kuyruklar yok!
İkide bir gelip yeni vergiler icat eden IMF de yok!
Haliyle enflasyon da…
Karaborsa nedir bilmez bugünün gençleri.
Ama ben bilirim.
Tüpü, şekeri, çayı, unu, yağı, benzini karaborsadan aldığım çok oldu.
***

Hastanelerde rehin kalan cenazeleri bilirim.
Rehin tutulan bebekleri de…
57. Anasol-M Hükümeti'nin MHP'li Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un, Trabzon Numune Hastanesi Başhekimi Mehmet Usta'yı kameraların önünde makamından kovmasına bizzat şahidim...
Hastanelerde insan muamelesi görüyoruz artık.
Gazetemize 2 kez TMSF'nin el koymasını, Batırılan bankalarda milletin 400 milyar dolarını 15 ailenin çaldığını şimdiki gençler bilmez…
Erdoğan sadece ülkeyi kalkındırmadı; Özgürlükleri de genişletti.
2000 öncesinde 'Kürt' demek suçtu.
Şimdi gördünüz, adam Aydın Doğan'ın kanalında "PKK terör örgütü değildir" dedi, mahkeme serbest bıraktı.
Daha çok örnek verebilirim.
Oyumu AK Parti'ye vermek için çok haklı sebeplerim var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER