Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)

Nazar etme ne olur çalış senin de olur

Çok uğraştılar…
Ama AK Parti'yi kendilerine benzetemediler…
Buldukları küçük delikten içeri sızmaya çalıştılar.
Fitne çıkardılar, Pohpohladılar, Olmadı…
Beceremeyince hakaret ettiler, Davutoğlu, "Bu kadar başarılıyken...
Neden gidecekmişim ki?" deseydi mutlu olacaklardı.
Ama demedi.
Her türlü kışkırtmayı yaptılar.
Yok, yok, yok!
AK Parti'de tık yok!
İsyan yok, Kavga yok, Bırakın ayrı düşmeyi, aksine Ömer Çelik'in, "Sayın Cumhurbaşkanımız ile AK Parti arasında bir milim bile mesafe yoktur" şeklindeki sözleri onlara kafayı yedirtti…
Bir türlü AK Parti'yi kendi partilerine benzetemediler.

***

Partinin kurumsallığıyla ilgili algı çalışmasına başladılar…
"AKP bir 'tek adam partisi' olarak, frenleri patlamış kamyon gibi gidiyor" dediler.
Partide tek adam kültürünün oluştuğunu, bunun da kolay kolay değişmeyeceğini iddia ettiler.
Erdoğan ile partililer arasında bir milim bile mesafe bulunmamasını 'otoriterliğe' bağladılar.
Partinin Erdoğan'ın mülkü haline dönüştüğü iftirasını atacak kadar salaklaştılar.

***

Bence parti yönetirken demokrat olmalı, Kendi içinde ise biraz otoriter olmalı.
Aksi durumda parti uzun ömürlü olamaz…
Hem CE HA PE kendi içinde ne kadar demokrat?
KeMal'in tutarsızlığı kargaşaya sebep oluyor.
Durum ortada…
Dokunulmazlıklar konusunda yaşananları gördük…
CHP'nin kazanı hep böyle kaynar.
Dokunulmazlıkların kalkmasıyla ilişkin sürece de 'kararsızlık' damgasını vurdu.
Genel kurulda önce 'Hayır' diyen CHP, referandum yolu görününce çark etti.
CHP'li bazı vekiller bu durumu "kendi ayağına kurşun sıkmak" olarak yorumladı.
Neyse...

***

HDP Hakkâri mebusu Selma Irmak, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla birlikte çıldırdı.
Ağzından çıkanı kulağı duymadı.
"Meclis'i terk edersek çok sayıda insan yaşamını yitirecek" dedi.
Resmen tehdit etti.
Akıllanmadılar…
Bunlar güya Erdoğan'ın burnunu sürtecekti…
Şimdi kendileri sürünecek.
Aynı Erdoğan'dı "Barış için baldıran zehri içerim" diyen.
Risk alarak çözüm sürecini başlatan…
Ama olmadı…
Silahı bırakmadılar.
Aksine FETÖ ile işbirliği yaparak daha da azgınlaştılar…
"ABD, Rusya ve diğerleri nasılsa arkamızda" dediler.
Erdoğan'ı tanımadılar…

***

Sivil Kürt halkı ölmesin diye maalesef 483 şehit verdik puştlara.
Ama karşılığında ise 7 bin 78 PKK'lıyı geberttik.
AK Parti'nin tek adamı olmakla suçlanan Erdoğan yolları, köprüleri, havalimanlarını yapmadı sadece…
Terörle mücadelede de dik durdu.
Milli savunma sanayisini geliştirdi…
Milli silahlarla iyilikle yola gelmeyen çakal sürüsüne haddini bildirdi…
PKK tarihinin en ağır yenilgisini böyle aldı…
Şimdi sıra terörist vekillere hesap sormaya geldi.
Boşuna Erdoğan'a kızmayın.
Millet Erdoğan'ın şahsında partiye oy veriyor.
Kesin tatavayı...

NOT: CHP'nin başı Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a küfrettirdi.
Bu konuya özellikle değineceğim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA