Türkiye'nin en iyi haber sitesi

'nin Türkiye'ye kazık atacağı, İncirlik Üssü'ndeki asker yakınlarını geri çağırmasından belliydi.
Eski Adana Valisi Mustafa Büyük anlatmıştı.
Hatta Konsolos Linda Stuart Specht'i ikna etmek için "Burada bir sıkıntı yok, geri dönmesinler" demişti ama işe yaramamıştı.
Türkiye İncirlik Üssü'nü ABD'ye açmış, Obama ise asker yakınlarını geri çağırmıştı.
Amerika'ya gitmelerinin ardından da Doğu ve Güneydoğu karışmıştı.
Ceylanpınar'da iki polisimizin şehit olması ve Suruç patlaması ABD'li asker yakınlarının ülkelerine dönmesinden sonraya rastlar.
Demek ki o cinayetleri PKK'ya ABD sipariş etti.

***

Şimdi de ABD Adana Konsolosluğunun önü 5 metre yükseklikte beton bir duvarla kapatıldı.
Rutin bir şey değil bu.
ABD plansız bir şey yapmaz.
Mutlaka bunda da bir iş var.
Konsolosluk önünde yükselen o duvarlar yolu da kapattı.
Esnaf perişan.
İncirlik Üssü'ndeki sivillerin geri çağrılması, konsolosluğun önünde yükselen duvarın bir anlamı var.
ABD Güneydoğu'da yenildi.
Şimdi bu utanç duvarıyla 'Türkiye güvenli değil' mesajı verip intikam almak istiyor.
Baş belası şu İncirlik Üssü'nü hepten kapatsak keşke…

***

Bir yıldır savaşıyoruz.
Kiminle diye sormayın.
Savaştığımız dünyanın süper gücü ABD.
Amerika, PKK, FETÖ, DHKP-C gibi terör örgütleri üzerinden vicdansızca Türkiye'ye saldırdı.
Patlayan bombalarla verdiğimiz şehitlerin faili de Amerika'dır.
İçte durum bu…
Amerika Suriye'de ise PYD/ YPG üzerinden bizle savaşıyor.
Yine stratejik ortağımız, bize karşı Ruslarla birlik oldu.
PKK'nın çözüm sürecini bırakmasının, hendeklerle özerk bölgeler ilan etmeye kalkışmasının arkasında da kalleş ABD vardır.
Becerebilselerdi PKK öncülüğünde Türkiye'yi Suriye yapacaklardı.
Bunun için çok çabaladılar.
Hain FETÖ de az uğraşmadı.
Ama ABD'nin terör örgütleri üzerinden Türkiye'de 'iç işgal' girişimi başarısızlıkla noktalandı.
ABD'nin bu kalleşçe oyunu Erdoğan'ın orduya görev vermesiyle bozuldu.
Aslında PKK değil onu silahlandıran, asker gücü veren ABD yenilmiştir.
Coninin kudurması bundan.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sürekli dile getirdiği '2.Kurtuluş Savaşı' işte bu savaştır.
PKK'nın elindeki ABD ve Rus yapımı silahları gördük.
ABD ve Rus sniperlarını da.
Ama hiç biri Mehmetçike sökmedi.
Tek tek avlandılar.
Bu güçlü desteğe rağmen PKK tarumar oldu.
Şerefsiz coni de dersini aldı.
İçimizdeki ABD'yi böyle yendik…
Bu yenilgiye en çok içimizdeki Türk kimlikli puştlar ağlıyor.
MHP dışındaki partiler ne yazık ki ABD'nin güdümündedir.
CHP millilikten uzaklaştı.
HDP'nin ise ne mal olduğu ortada…

***

CIA'nın taşeronu FETÖ,
CHP'nin genetiğini bozdu.
Atatürk'ün kurduğu, Ecevit'in, Baykal'ın genel başkanlık yaptığı CHP bu CHP değildi.
Partinin dokusu ve ilkeleriyle uyuşmayan çok insan var içeride.
Kemalizmle de 'Altı ok'la da Atatürk'le de ilgileri yok hiç birinin…
Kemal Kılıçdaroğlu'nun uzlaşmaz, hırçın bir kişilik olduğu ortada.
Adamın ağzından 'kan'sız laf çıkmıyor.
Kızdığına küfrediyor.
İftira atmayı seviyor.
Partilisini salondan kovuyor.
Kadınları azarlıyor.
Kısacası demokrat görünümlü faşistler gibidir Kemal.
Güvenlik güçlerimize alçakça pusu kuran teröristleri ziyarete gitmesi, hainlere 'cici çocuk' muamelesi yapması, şehit yakınlarına da "Onların hiçbiri Müslüman değil" şeklinde hakaret etmesi karakterini ortaya koymuştur.

***

2. Kurtuluş Savaşı'nı yaşadığımız şu günlerde CHP böyle mi olmalıydı?
Herkesten daha milli olması gerekmez miydi?
Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının hakiki CHP dokusuyla uyuşmadığı buradan belli.
KK'nın il başkanlarına "Mücadeleyi birlikte yapacağız.
Asla ve asla mücadelemizden ödün vermeyeceğiz.
Bedeli
ne olursa olsun" demesi, ardından da partililerin polise tekme atması CHP'deki genetik bozulmanın somut örneğidir.
Bu durum partideki ulusalcı kanadı çok üzmüştür.
Atatürkçü CHP'liler, KK'nın seçim başarısızlıklarına, terör örgütlerine verdiği açık desteğe ve şehit cenazelerinde gördüğü tepkiye de öfkeliler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER