YAZARA MAİL GÖNDER Yeniden imar istiyor Mersin

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Mersin'in adını PKK ve vahşi cinayetler bile kirletemedi.
Muhteşem denizi, Antalya'ya beş basan iklimi, tarihi dokusu ve inanç turizmiyle ayrı bir yeri vardır Mersin'in… Özgecan'ın adını duymayan kaldı mı?
Vahşetin romanı yazıldı.
Aynı zamanda bu güzelim şehrin Turizm İl Müdürü Bahaettin Kabahasanoğlu'nun kaleme aldığı 'Çarşamba Perisi Özgecan' romanını okumaya yürek dayanmaz.
Özgecan, kız kardeşi Beste'ye bir gün "Kadınlar neden sardunyaları çok sever?" diye sormuştu.
Beste'nin cevap veremediğini görünce de, "İkisinin de kırıldıkça yeşeren dalları vardır da ondan" demişti… Mersin dallı budaklı güzelliklerle dolu büyük bir deryadır.

***

Enteresandır.
Güneşi var, Hem de çok.
Şahane denizi de… Birbirinden güzel koylarla kıvrım kıvrım yol alırdı Antalya'ya doğru… AK Parti hükümeti tünellerle dağları delerek uzakları yakınlaştırdı.
Şimdi hem kısa sürede olarak hem de daha güvenli ulaşılacak Antalya'ya… Antalya sevgili Menderes Türel'in tutkusudur.
Uslanmaz bir Antalya aşığıdır Türel… Kenti için ölür… Bunu gerek Uluslararası Antalya Film Festivali'nde gerekse 2016 Expo'da gözlemledik.
Mersin Büyükşehir Belediyesi bundan önce hep CHP'nin elindeydi… Ne yaptı adam?
Hizmet değil yolsuzluk bıraktı geriye… Macit Özcan'ın davası halen sürüyor.
Yazık oldu güzelim şehre… Rant uğruna denizle Mersinli arasına beton duvar çekti.
Sahil betonlaştı.
Yıkılmalı hepsi… Yeniden imar edilmeli Mersin… İnsanlar neden ellerindeki değerin kıymetini bilmez?
Halbuki kıymetini bilmek lazım yaşadığımız yerin… Keşkenin faydası yok şimdi.
Varlık içinde yokluk çekiyor Mersinli.

***

Mutfağı da sosyal hayatı da sofradaki her şeyi de doğal Mersin'in… Eriğin ilk çıktığı yerdir Mersin.
Zeytini domatesi özeldir.
Hele de muzu… Çukurbağ'ın yoğurdunu hiçbir yerde yiyemezsiniz.
Balı da en az Anzer balı kadar kıymetlidir.
Torosların güney yamaçlarındaki çiçekler sayesinde tatlanır bal.
Arıcılılık da gelişmiştir buralarda Macahel gibi.
Karadeniz'de ayılar yemesin diye kara kovanları yüksek yere koyarlar.
Mersin'de de öyle… Bal düşmanlarından böyle korunur.
Ve Toroslar'ın Aşık-Maşuk oyunu… Seyirlik bir oyundur.
Çukurbağlılar 'Cüce' adını verdikleri oyunun tüm ülkede oynanmasını istiyorlar.
Turizm müdüründen duydum.
'Deve Botlaması' da önemlidir onlar için.
Kostüm ve dekor sağlandıktan sonra yaka mikrofonlarıyla oyunlarını şöyle bir oynayabilseler… Oyunu izleyince ne büyük emek verildiğini anlıyor insan.
Deveyi canlandırmak öyle sanıldığı kadar kolay değildir… İçinde iki kişi var, çullarla filan desteklemişler, sahneye çıkıyor iniyor, sesler çıkarıyor.
Ana konudan sapmamak şartıyla diyaloglar zamana ve duruma göre değişebiliyor.

***

Yeşillikler arasında çinko örtülü evleri, ceviz, üzüm, nar ve erikleriyle ünlü… Civil Kanyonu ve Toroslardaki yaylalarında yaz gelince bağlar bahçeler canlanıyor, çocuk sesleri birbirine karışıyor… Ceviz silkeleyen emekli müdürler, bahçe işine dalmış öğretmenler, işçiler… Çukurbağ, bir emekliler cenneti olmuş haberiniz var mı?
Tüh yerimiz kalmadı.
Daha Anamur'u, Tarsus'taki St. Paul Anıt Müzesi'ni, Eshab-ı Kehf Mağarası'nı yazacaktık… İyisi mi siz Mersin'e gelin, kendi gözünüzle görün…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.