Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)

Bitmeyen PKK sevdası

Kemal Kılıçdaroğlu İBB başkan adaylığı açıklanmadan Almanya'ya gitti.
Tarih 9 Eylül 2008.
Örgütün desteğini isteyecekti 'Deniz Feneri' davasını bahane etti.
Frankfurt'a iner inmez dostu PKK'lı eroin kaçakçısı Mustafa Günel'i aradı.
Alman narkotik polisi ise eroin kaçakçısı Günel'in peşindeydi.
Adam teknik ve fiziki takibe alınmıştı.
Dinlemeye takılan Bay Kemal'in sözlerinden terörist ile samimi olduğu anlaşıldı.
Alman İstihbaratı eski çalışanı Talip Doğan Karlıbel Kılıçdaroğlu'nun PKK'lılarla görüşmesini savcıya şikâyet etti.
Savcı da hemen Frankfurt polisiyle temasa geçti ve 'dinleme' tapelerine ulaştı.
Kayıtlarda 1980 yılında tapelerde Bakırköy'de Başkomiser Osman Tekin'i şehit eden PKK'lı Mustafa Günel'e Kılıçdaroğlu 'kardeşim' diyor o da ona 'Kemal abi' diye hitap ediyordu.
Dersimli Kemal'in öz amca oğlu İbrahim Karabulut da o yıllar PKK'nın Hamburg sorumlusuydu.
Ama Kılıçdaroğlu gazetecilerin Almanya seyahati ile ilgili sorusuna pişkin bir yalanla cevap vermiş ve 'Almanya'da hiçbir PKK'lı ile görüşmedim' demişti.

***

Tapelere yansıyan o konuşmalardan birkaçı şöyle:
"- Kemal abi hoşgeldiniz Frankfurt'a."
"- Mustafacım nasılsın, sesini duyduğuma memnun oldum. Ne var ne yok İbrahim de (amca oğlu) geldi mi?
"- Yok o öğleden sonra gelecek, Ali de yanında mı?
"- Evet, o da yanımda mahkemeye gideceğiz oraya gelin."
"- Tamam abi."
"- Ben de bir duş alıp çıkmam lazım mahkemede gazetecilerle birlikte duruşma salonuna geçeceğiz."
"- Kemal abi görüşürüz."
Kısalttığım bu diyaloglar Kılıçdaroğlu ile PKK'lı eroin kaçakçısı arasında geçen 5 ayrı telefon görüşmesinden sadece biriydi.
Bunları ben Yazar Süleyman Yeşilyurt'un yüz bin basılan "Dersim Ermenisi Yemuş Hanımın oğlu Çarkçı Kemal" isimli kitabından öğrendim...
2011 yılında yayınlanan kitapta benzeri daha vahim şeyler var!
Kılıçdaroğlu yazar hakkında Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 3 kez dava açtı, ama üçünü de kaybetti.

***

PKK'lı Mustafa Günel'in Kılıçdaroğlu'na "Ali" diye sorduğu kişi ise zamanın CHP yöneticisi Ali Kılıç'tı...
Bay Kemal'in PKK'lılarla hukuku eski ve duygusaldır yani.
Saklamasına bakmayın!
Arkadaşlarının çoğu PKK sevicisidir...
PKK seviciler utanmadan 'Kan dursun yeter ki ben baldıran zehri içerim' diyen Erdoğan'ı FETÖ'nün organize ettiği Habur ve Osman Öcalan'ın açıklamalarıyla itham edecek kadar kafayı yedi.
PKK ile dost olan Bay Kemal'in arkadaşlarının isimlerini tek tek saymama gerek yok.
Mersin BB Başkanı Vahap Seçer, kurduğu 'infaz timi' ile gazetecilerden başka çalışanlarını darp ettirip işten attı, yerlerine örgüt mensuplarını aldı.
Mesela belediye eski çalışanı Selahittin Ertong böyle işten atılmıştır...
Adama önce Çin işkencesi yaptılar, sonra darp ettiler.
CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır'a gelince...
Küstah herif Reis'e hakaret etti, iğrenç iğrenç güldü hem de...
Devasa projeleri hayata geçirenlere de 'çete' diyor...
Halbuki gerçek bir çetenin avukatlığını o yaptı.
Ali Mahir efendi yüreğin yetiyorsa Macit Özcan'ı yaz!
Yaz da dünya öğrensin marifetlerinizi.
Ayrıca İlker'den alınan 1 milyon dolara ne olduğunu da açıkla.
CHP'li Adana BŞB Başkanı Zeydan Karalar nihayet 'hileli arsa satışı' yapmak suçundan hakim önüne çıkacak.
Tekrar edeyim memleket patates, soğan pahalı olduğu için batmaz.
Ama memleket PKK destekçilerinin eline geçerse batar!

***


NOT
Canı pahasına görevini yapan polis müdürleri başta Osman Ak, Servet Yılmaz ve Doğan İnci'nin şahsında polis teşkilatının kuruluş yıldönümünü yürekten kutluyorum...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA