YAZARA MAİL GÖNDER Los Angeles’ta lezzet peşinde

YAZARLAR

Bugünün yani 4 Eylül’ün, Los Angeles tarihinde önemli yeri var. Şehrin İspanya kontrolündeki tarafından keşfi, 1781’in 4 Eylül’üne denk geliyor. Bu vesileyle Beverly Hills’den Baldwin Park’a, West Hollywood’dan Torrance’a turlayıp Los Angeles’ın en kayda değer lokantalarını sayalım...

Los Angeles'ın doğum günü bugün. Ya da keşif günü mü diyelim... Şehrin İspanya kontrolündeki tarafından keşfinin yıldönümü... O da bir 4 Eylül; 1781'in bugünü... 'Melekler Şehri' derler ya hani, o da İspanyolcadan geliyor zaten.
Los Angeles'ı nasıl biliriz? Filmlerle, plajlarla, gerçeküstü vücut ölçülü canlılarla... Beverly Hills'le... Venice Beach'le... Santa Monica'yla... Marina del Rey'le... Tabii en çok da Hollywood'la...
Öylesine her noktaya nüfuz etmiş durumda ki Hollywood; hatırlayın, Los Angeles'ın içinde bulunduğu California'nın eski valisi, kaslarıyla birlikte, ünlü aktör Arnold Schwarzenegger!
Tepedeki 'Hollywood' yazısını yüzlerce kere görmüşsünüzdür uzaktan da olsa. Kodak Tiyatrosu desek, biz ona gidemesek de her yıl Oscar'larla beraber o bizim evimize geliyor.
En iyisi ağız tadından ilerleyelim. Culver City'den Century City'ye... Cheviot Hills'den Boyle Heights'a... Venice'den Torrance'a... Santa Monica'dan Little Tokyo'ya... Beverly Hill'in her köşesine, Hollywood'un her yönüne... Los Angeles'ın öyle en Michelin'li, en afili değil ama en özellikli lezzet noktalarına uğrayalım. Hem de Where Chefs Eat katkısıyla, ünlü şeflerin izinde... Kâh sanat yapan bir Japon, kâh salaş bir hamburgerci, damağımızın götürdüğü yere gidelim.
CANELE: Bilhassa kahvaltılık burası. Sandviçleri meşhur ama özellikle French Toast'u (Bayat ekmeği çırpılmış yumurta, süt ve tarçına bulayıp kızarttıktan sonra...) 'şiir gibi' denilen türden... (Atwater Village)
THE BAZAAR BY JOSE ANDRES: Gastronomi âleminin mühimlerinden Charles Abellan'ın favorisi olan pahalı bir tapas'çı. Gelenekselle yaratıcılığın kol kola girdiği minyatür lokmalar veriyor. Tasarımı Philippe Starck'ın elinden... (Beverly Hills)
FOUNTAIN COFFEE ROOM: Girince şeker kokusu aldığınız bir kahvaltı mekânı. (Beverly Hills)
HONOR BAR: Şehrin en iyi hamburgerlerinden birini yapan ucuz bir mahalle barı. (Beverly Hills)
LAWRY'S THE PRIME RIB: Halkın senelerdir müdavim olduğu bir etçi burası. Los Angeles'ta yaşayıp da adım atmamış kimse yok herhalde. Anne-babalarla, daha da çocukken büyükanne-büyükbabalarla gitmiş olanlar var. Pirzolası, kaburgası, yanında da kremalı ıspanağı çok meşhur... (Beverly Hills)
MATSUHISA RESTAURANT: Pahalı bir Japon restoranı ama suşinin de hakkını en iyi verenlerden. (Beverly Hills)
RED MEDICINE: Pek çok şefin hemfikir olduğu bir isim: Jordan Kahn'ın şehrin en yetenekli genç şeflerinden olduğu söyleniyor. Makul fiyatlı bir gece geç saat mekânı burası. Asya- Amerikan Mutfağı ve tatlı yemeden çıkılmıyor. (Beverly Hills)
URASAWA: Usturuplu bir kılıkla gitmeyi gerektiren pahalı bir Japon restoranı. Her bir lokmaya özenle saygı gösterildiği söyleniyor ve Şef Hiro'nun sanatına hayranlık duyuluyor. Suşileri kusursuz. (Beverly Hills)
HINOKI & THE BIRD: Asya esintili bir menü, makul fiyat ama eli yüzü düzgün gitmekte fayda var. Avustralya dışında Singapur ve Tokyo'da da restorancılık yapan şef ve televizyoncu Luke Mangan, "Bunu Sydney'de açmış olmak isterdim" diyor. (Century City)
SUSHI ZO: Rahat ama pahalı fakat gitmeye değer! "Hayatımda yediğim en iyi suşi" diyor Londra Chelsea'de Ours adındaki yeni restoranını açan Michelin'li İngiliz şef Tom Sellers. (Cheviot Hills)
A-FRAME: Massimo Bottura'nın tavsiyesi. Makul fiyatlı bir modern Amerikan: Organik malzemeler, hızlı ve sağlıklı hem de değişik atıştırmalıklar. (Culver City)
BACO MERCAT: Halkın sevdiği rahat bir modern İspanyol lokantasındasınız. Şef Josef'in menüsündeki her kalem ciddi lezzetli. (Downtown)
BESTIA: Yetenekli, tutkulu ve çalışkan iki İtalyan şef, üstelik de karıkoca. İşlenmiş et çeşitleri ve ekşi maya ekmekleri, odun fırınında pizzaları ve taze makarnalarıyla uzun ömür biçilen dürüst bir İtalyan lokantası. (Downtown)
DAILY DOSE CAFE: Kahvaltı için uğranacak sağlıklı bir kafe burası. Veganları da çok memnun ediyor. (Downtown)
SQIRL: Bitmeyen brunch yapmışlar, diyelim. (East Hollywood)
GENWA KOREAN BBQ: Gece geç vakit kazınmasına derman bir Kore lokantası. Sırf dana 'Bibimbap' yedim demek için bile gidilir! (Hancock Park)
YAI RESTAURANT: Mahallenin hesaplı, rahat, 'gibi yapmayan' Thai lokantası. Wok'ta eriştesi namlı ama hemen her yemek beğeniliyor zaten. (Hollywood)
DAIKOKUYA: Ünlü şeflerin ısrarla önerdiği bu dükkân, hızla ve bedavaya yakın fiyata acayip bir tas Ramen noodle veriyor. Çok bol malzemeli zengin bir şehriye çorbasımsı diyelim. (Little Tokyo)
KOKEKOKKO: Yıllardır var olan ve tavukta harikalar yaratan bir Japon lokantası. Mahalleli, uygun bütçeli... (Little Tokyo)
SUSHI GEN: Balıklarının müthiş olduğu, iki katı fiyat çeken suşicilere beş bastığı söyleniyor. (Little Tokyo)
RUEN PAIR: Sabah 4'e kadar açık alması, favori bir parti öncesi/ sonrası uğrak yeri yapıyor bu ucuz Thai lokantasını. (Los Feliz)
MANHATTAN BEACH POST: İyi yemeği (Modern Amerikan) ve plajın dibinde samimi atmosferiyle, halkın favori mekânlarından. (Manhattan Beach)
PAICHE: Ricardo Zarate'nin açtığı restoranlar zaten gıptalık. Buranın menüsünde Peru ile Japon beraberliği var. Tuna tartar, Amazon balığı ve sashimi çeşitleri, gidenin tatmadan çıkmaması icap edenlerden. (Marina del Ray)
FATHER'S OFFICE: Konseptine çoğunluğun bayıldığı bir gastropub burası. Gastronomik iddia taşıyan bir pub yani. Üstelik hiç de pahalı değil. Koca ABD'nin açık ara en iyi burgerinin burada olduğunu düşünen var. Şef Sang Yoon'un elinden çıkan yemekler de içkiler de çok seviliyor. (Santa Monica)
RUSTIC CANYON: Jeremy Fox'un yemeği, Güney California mutfağının özeti, simgesi, somut örneği gibi diyorlar. (Santa Monica)
GJELINA: Biraz numaracı giyinmeyi gerektiren hip bir Venice mekânı. Hamile Victoria Beckham'ın özel talebini geri çevirerek ortalığı çalkalamış bir yer. İlk açıldığında hayallerdeki mahalle mekânıyken, artık biraz turistikçene... (Venice)
CHI SPACCA: Uğruna yol yapmaya değecek bir İtalyan lokantasındasınız. Küçük, özel, samimi bir yer; odun fırını ve ızgarası olaylara ekstra lezzet katıyor, üstelik de şef kendi sucuğunu, salamını, şarküterisini kendi yapıyor. (West Hollywood)
COOKS COUNTY: Doğrudan çiftçilerle ilişkide olmaları, malzemeye önem vermeleri, her şeyi mevsiminde kullanmaları, özetle düşünme biçimleri takdire şayan. (West Hollywood)
LUCQUES: İkonik bir LA restoranı. Yemeğiyle, ortamıyla, servisiyle özel durumluk, kutlamalık... Fiks menü pazar akşamı yemeklerinin fanları ve kitabı var. (West Hollywood)
NIGHT + MARKET: En ünlü şefler tavsiyede hemfikir. Modern Thai mutfağı ama içkiye eşlik eden, acıya göz kırpan Thai usulü bar atıştırmalıkları daha ziyade. Baş döndürücü lezzette, hareketli, gürültülü ama tuhaf biçimde dengeli de. "Ağzınızda Tarantino filmi varmış gibi" diyor Zach Pollack. (West Hollywood)
PROVIDENCE: En pahalılardan. Ama niye? Şef Michael Cimarusti, Amerika'nın en iyi deniz mahsulü gurularından. Tadım menüsü de fenomen. (West Hollywood)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.