YAZARA MAİL GÖNDER Bütçeyi ezmeden gezme planı

YAZARLAR

Dolar yükseldi; New York’tu, Miami’ydi yıkar. Euro fırladı; Paris’ti, Amsterdam’dı hırpalar. Londra, Stockholm her dem acıtıyor zaten. Peki bütçeyi allak bullak etmeden nereye gitmeli?

Dolar'ın da Euro'nun da oyunbozanlık ettiği bir dönemde, nereye gideceğiz? Yayılıp ekran karşısında çekirdek çitleyecek ve tatil iştahımızı doyurmak için yazın gelmesini mi bekleyeceğiz? Turizmden yana dertli olan Antalya'nın tedirgin edici ölçüde düşmüş fiyatlarını mı değerlendireceğiz? Aynı sebepten, Mardin'e ilgi ve şefkat mi göstereceğiz? Yoksa ülke gündeminden kaçmanın, farklı kültürler keşfetmenin hesaplı yollarını mı arayacağız? Yurtdışı planlarını sakin sezon ve promosyon biletleri üstünden mi yapacağız? Herkes haline ve vaktine göre bir yol izleyecek elbette. En yakın durakta ilk gelen otobüse binip daha önce belki adını bile duymadığınız bir semte gitmek de keşif duygusunu tatmin eden bir macera. Çoğu zaman şaşırtıcı ve gayet de bilgilendirici oluyor. Hem de sokakta birinin dediği gibi: Çevreci! Türkiye'de tatil için ilk akla gelenler (Bodrum, Antalya, Çeşme vs.) dışında bir yere gittiğinizde, İstanbul'un nasıl da pahalı ve zor, başka herhangi bir yerde yaşamanınsa nasıl da daha ucuz ve kolay olduğunu hissediyorsunuz. Ankara'da bile böyle bu! Gelen hesaplar, bizdekinin yarısı...

SAY SAY BİTMİYOR
Konya'nın etli ekmeğinin apayrı olduğunu görüyor, Eskişehir'in çiböreğinden peş peşe kaç tane yenebildiğine bizzat yutarak inanamıyorsunuz. Tokat'ta yüksük kadar dolmalardan büyüleniyor, Çorum'da leblebiden kaç türlü ürün çıktığını say say bitiremiyorsunuz. Üstelik de bütün bunlar iki para üç kuruşa olup bitiyor. T.C. sınırları içindeki en popüler, dolayısıyla da kazık tatil beldeleri bile şu an turistsizlikten ağladığı için sezon fiyatının üçte birine düşmüş halde. Normal şartlarda pahalı bulup çekineceğiniz bir Antalya oteli diyelim, şu an hiç olmadığı kadar davetkâr, ulaşılır, kucaklayıcı, sevgi dolu! Mardin, Antep, Urfa, Antakya... Doğu ve Güneydoğu'ya gitmekten de başka malum sebeplerle uzak duranlar olduğu için oralar iyice ıssız. Halbuki biliyoruz ki, kötü bir şey olacağı varsa kapınızın önünde de oluyor; dünyanın her yeri tehlikeye benzer ölçüde yakın ve uzak... Kars'ın, tarihiyle de doğasıyla da nefes kesme konusunda ayrı bir kudreti var. Kaşarda Trakya'yı tercih edebilirim ama Kars'ın gravyerini ve Boğatepe peynir müzesini de atlamayalım.

El yakmayan rotalar
Ülke gündeminden bunaldınız, biraz uzaklarda nefes almak istiyorsunuz, öyle mi? Dolar da Euro da çıldırdı evet ama bu da tamamen imkânsız değil. Dünyada hâlâ gitmesi ve kalması el yakmayan ülkeler var neyse ki... Makul bir harcamayla, komşular da uzaklar da mümkün... Misal mi?
Bulgaristan: Avrupa'daki en ucuz ülkelerden biri. Üstelik komşumuz olduğu için ulaşmak çok kolay, arabanızla Edirne'den çıkıp günübirlik bile gidebilirsiniz. Kayağa ve açık havada yeme içmeye meraklı insanların mutlu olacağı topraklar. Tarihe ve bilhassa Osmanlı'ya ilgi duyanlara özellikle tavsiye...
Portekiz: Avrupa'nın 'sayfiye' ülkesi... Bir miktar yağış var ama hava soğuk değil. Turistlerin yaz aylarında yarattığı koşuşturma geride kaldı. Otel fiyatları inmiş durumda. Eğer Lizbon'u veya Porto'yu görmediyseniz tam zamanı çünkü THY indirimli tarifeyle uçuruyor. Fado dinlemeden, hele ki pasteis de nata yemeden sakın dönmeyin.
Nepal: Geçen yıl Katmandu'ya giden bir arkadaşımız, insanların yumuşaklığını, dağların ve vadilerin güzelliğini (Everest'in memleketi) tapınakların ilginçliğini anlata anlata bitirememişti. Bir de bize sudan ucuz gelen fiyatları... THY, Katmandu'ya da indirimli uçuyor. Giderseniz sıkı giyinin.
Vietnam: Yemeği, dini, yazısı, doğal yapısı Türkiye'den çok farklı bir kültürü tanımak istersiniz herhalde. Basit bir örnek: Bizde mağarada yaşayan aileler vardır, Vietnam'daysa içine koca bir köyün sığdığı mağaralar var. Paralanmış Çinliler, şimdilik sudan ucuz olan fiyatları zıplatmadan görmek gerek.
Endonezya: Bizim gibi Latin alfabesi kullanıyorlar ama insana 'Demek böylesi de varmış' dedirten bir ülke. 17 bin 500 ada üzerine kurulu. 300 etnik grup yaşıyor. Modern ile gelenekselin, yeşille mavinin acayip bir bileşimi... Mayonuzu almadan gitmeyin ve kültür şokuna hazır olun.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.