YAZARA MAİL GÖNDER Düğün derneğin demirbaşları

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Buse Terim muradına erdi, Feride'yle Mahir'in kınası mahalleliyi bir araya getirdi, Serdar Ortaç'ın bile mürüvveti görüldü. Çok yakında Gülben Ergen de kervana katılıyor. Peki nedir bu hayırlı işin şartları?

GELİN: Çiftin neredeyse her zaman daha istekli, hevesli, bakılan, konuşulan tarafı. Başrol. Arada üzmemek için tersini söylememiz icap etse de, her kadın bir kere evlenmeli Türkiye'de. Öbür türlü sorun çıkıyor.

DAMAT: İkinci planda kalmaya mahkûm refakatçi birey. Kabullensin kaderini, hiç çabalamasın rol çalmaya. Zira düğün, gelinindir.

NİKÂH MEMURU: Bazısı kuru kuru işini yapan memur, bazısı laf ebesi şovmen... Kimi doğuştan, kimi pozisyon/ ortam gazıyla, nasıl da hemen anlaşılıyor ve niye ki ortası yok... En tuhafı da: Sonradan fotoğraflara baktığınızda, o en kritik imza karesinde hep bir yabancı!

ŞAHİTLER: Eskiden bir geline, bir de damada, toplam iki taneydiler ama artık düzineyi buluyorlar şaşaalı düğünlerde. O kırılmasın, bu gücenmesin, falancayla şanımız yürüsün diye bir muktedirler korosu kuruluyor ortaya ki pek sakil. Hâlâ en yakın kız arkadaşını, kuzenini, tanıştıranı, vesile olanı, ilk fısıldananı, suç ortaklığı yapanı şahit eden ne kadar az...

KAYINVALİDE: Ya verdiğinden/ aldığından memnun ve gururlu ya da ne kadar saklamaya çalışsa da alışverişten hoşnutsuz ve kederli... 'Nötr kayınvalide' bir oksimoron olmalı! Bol malzemeli, zengin bir alan bu; Serdar Ortaç'ın yeni eşiyle karıştırılır tazelikteki kayınvalidesi türünün tek örneği değil mesela, yeni nesil anneler kızlarından, evet düğünde de rol çalıyor.

KAYINPEDER: 'Hâkimanım' Feride'nin gaddar babası Bakan Mehmet Saim Bey kadar vicdansız kayınpeder neyse ki çok az. Geçek hayatta kayınpederler geleneksel düğün derneğin esas sahibi ve arıza çıkarma kapasitesi olarak zevcelerinin kat be kat altında.

KINA: İster evde, ister Karadayı usulü Hıdrellez şenliği gibi süslenmiş sokakta, ister kınanın son yıllarda bu derece olmazsa olmaz noktaya gelmesinde payı bulunan bir İzzet Çapa mekânında... Yeter ki 'Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar / Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler / Annesinin bir tanesini hor görmesinler'...

DAVETİYE: Alt tarafı bir kart bir de zarf diyeceksiniz ama davetiye enteresan bir konu; aniden ağır abilerin içindeki 'sevdiceğim' halleri, burnundan kıl aldırmayan kızlarımızın kalp, kuş, balon zaafını ortaya seriveriyor. 40'ını geçmiş koca koca tiplerin muradına erecek olması, birer sünnet ya da mezuniyet balosu davetiyesinden muştulanabiliyor!

GELİNLİK: Telli duvaklı gelinlik âdettendir. Gel gör ki bazıları geleneksellikten kaçacak diye, hiç umurunda değilmiş gibi yapacak diye zorluyor da zorluyor. Siyah elbise de nesi? Gri tayyör de nerden çıktı? Böyle kardeşlerimiz var; çok sıra dışı olduklarını bize sıradan ofis kılıklarıyla kanıtlamaya çalışan...
Halbuki her gelinin bir gelinlik hikâyesi olmalı. En ünlü modacıya diktirilenin, daha insan içine çıkmadan fermuarının patlaması mesela (Ne çok örneği var bunun ve nasıl olabilir)... Gelinlikçi cennetine dönüşen Kadıköy/Altıyol ve Fatih'ten hatıralar ya da...
Beni en şaşırtanlardan biri, gelinlik ve straples kelimelerinin adeta eş anlamlı gibi kullanılması. Son derece muhafazakâr ailelerin kızları, son derece muhafazakâr ailelere 'gelin gidiyor'; bekârken uzun kollu giyinen bir kız, evlendikten kısa süre sonra da başını örttüğünü görüyoruz, fakat düğünde straples gelinlik giyebiliyor!
Böyle bir an var galiba; babadan çıkmış, kocaya henüz varmamış, arada ve arafta! Ve o bir gün bir gece için böyle bir hakkı var kızın, kimse dokunmuyor: Straples hakkı!

ROMANTİZM TAKVİYESİ:
Hangi müzikler çalacak, ilk dans neyle edilecek? Barkovizyon numarası, gözyaşı garantili konuşma olacak mı? 'Evet' derken oyuna kaçılacak mı? Fotoğrafları Instagram'a koymalı mı, yoksa davetlilere rica yoluyla yasaklamalı mı? Sonra nereye gidilecek; dayatılan balayı destinasyonlarının honeymoon odalarına mı, iki gönül bir olunca samanlık seyran mı?
Detay bol ama nihayetinde hepsi boş... Evliliğin en azından ilk günlerinde sadece iki kişinin saadeti kâfidir!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.