Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MURAT DİDİN
MURAT DİDİN

Takım olmak...

Güneş ufuktan şimdi doğar... Yürüyelim arkadaşlar diye başlarız ya... Artık oraları geçtik. Güneş ful enerjisiyle tepemizde, biz de koşar adım hedefe doğru ilerliyoruz.
Biz Slovenya maçını oynamadan önce finale giden yolda muhtemel rakiplerimiz şekillenmiş olacak. Kesin olan şey, bizim F1 veya F2 bitirerek o en büyük günü, 18 Eylül Cuma yaşayacağımız. Slovenya maçının da içine gireceği üç günlük süreç (Dün, bugün ve yarın; yani iki gün tatil, sadece bir gün maç) yorgunların dinlenip sakatların tedavileri için yoğun rejenarasyon dönemi.
Ömer Onan hastalandı, Sinan ve Bekir üstlendi rolü. Kerem, Ender yoruldu, Engin yetişti. Hido, sakatlık, yorgunluk derken Ersan hem attı, hem de tuttu. Oğuz ve Ömer Aşık "Yeter artık!" derken Semih "Durun! Yetiştim" dedi. Takım olmanın dayanılmaz güzelliği bu. Şimdi sıra Slovenya maçında Barış Hersek'te, Engin Atsür'de, Bekir Yarangüme'de ve "Atom karınca" Sinan Güler'de. Onlar bu maçta desteklerini maksimuma çıkarırken, bu sürecin yıldızları da doktor ve fizyo ekibimiz olacak kesinlikle.

SLOVENYA İTEREK OYNUYOR
Slovenya, topu Lakoviç ve Udrih ile ısrarla iterek oynuyor. O tempoda ve çabuk pasta
Lorbek, Nachbar ve Dragic (Sakatlığı yüzünden soru işareti olsa da) skora her gece katkı sağlıyorlar.
Bize final, şampiyonluk inancı getiren değerlerin başında günün basketbolunda gerekli olan o gerçek baskıyı yapmamız geliyor. Bu maçta da topun potamıza kolay gelmediği, karşı tarafta da pota altına inecek her pozisyon onlara dert, bize mutluluk yaratır.
Kazanırsak 6'da 6 gibi (Eleme grubunu da ekleyince 12'de 12) muhteşem bir performansa ulaşacağız. Dün Fransa Yunanistan'ı yenince hemen herkesin tercihi doğal olarak birincilik. Bu kadar büyük başarıdan ve onu yaratırken oluşan büyük enerji kullanımından sonra rakip olarak Hırvatistan varken ne gerek var çeyrek finalde Yunanistan ile kapışmaya! Buradaki her maçımız gibi Slovenya sınavı da "kazanılması gereken" etiketini aldı.
Pazartesi yorgunluktan eller durmuş çalışmazken, ayaklar ve yürekler öylesine destek verdi ki... Dördüncü çeyrekte onlara izin verdiğimiz sadece 12 sayı ve uzatma sürecinde sıfır sayı bizim yarınları da nasıl kazanmayı kafaya koyduğumuzun kararlılığıydı. Bugünün basketbolunun en doğrusunu uygulayan tarzımız, şampiyonayı da hak ettiğimiz sıralarda bitirebilme inancını körüklüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER