YAZARA MAİL GÖNDER Selahattin Demirtaş'ı yedirmeyiz

YAZARLAR

Büyük Türk düşünürü Selahattin Demirtaş konuşmuş. 2015'in 100 önemli düşünürü listesine girmek kolay değil tabii.
İlmine kuvvet, kelamına letafet gelmiş.
Sanki biraz nezaketi eksik kalmış.
Ama o da eklenir, tastamam olur inşallah.
Selahattin Bey kendisini eleştiren HDP'lilere "yalaka" demiş.
Hususiyetle, "bizim parti içinde Erdoğan sevdalısı bir damar her zaman vardı" diye buyurmuş.
Belli içlenmiş, pek bir kırılmış.
Buna mukabil, Sırrı Sakık, Hasip Kaplan cevap vermiş kendisine. "Kimi kastediyorsun, açık konuş" demişler.
Ee, düşenin dostu olmaz Selahattin Bey.
Sen ki, Erdoğan'ı Kasım'da devirecek insandın. Ama bak ne diyor kıymetli şarkıcı Suat Ersoy.
"Kasım'da aşk başka falan değil,
Aralık'a kadar sürer.
Başlayıp da hiç gitmeyen var mı?
Gitmek isteyen gider
"
Eh, olmadı bekleyeceksiniz gitmesini artık.
Olmadı siz gidersiniz.
Filozof gibi şarkıcı ha bu Suat!
"Sen o kalbini takvime bağlama" diyor vallahi.
Dinlemek, iyice kulak vermek lazım.

***

Selahattin Bey aynı konuşmasında "çözüm süreci" diye bir şeyden bahsetmiş.
Aklına esmiş belli ki.
Elbette yine Kandil'in dağlarından üfürmüş ona rüzgâr.
Püfür püfür.
Çözüm süreci için öneride bulunmuş.
Parlamentoda bir komisyon kurulacakmış.
CHP, MHP, HDP üye verecekmiş.
AKP de versinmiş.
Sonra, "İmralı adasına mı gidilecek, bu komisyon karara bağlayacak"mış.
Artık bu süreç, hükümet ile HDP arasına sıkışıp kalmayacakmış.
Evet, o rüzgâr fazla esmiş.
O pencere çok açık kalmış yine.
PKK, cinayetlerinin hesabını vermeden neyin süreci bu?
PKK, o silahları bıraksın, zaten süreç tamam olacak.
Her kanlı eylem sonrası "katil devlet" diye sizi bağırtan o PKK'dan bahsediyoruz.
Bu arada o PKK'dan Tahir Elçi ile ilgili şu cümlelerinin hesabını sordunuz mu acep?
"Amed (Diyarbakır) Baro Başkanı da kendi halkının demokratik özerklik kararını asayişi bozma olarak görmektedir. 'Asker ve polis demokratik özerklik ilanına karşı girişim yapabilir, bizim isteğimiz bu yapılırken kimse ölmesindir' diyerek saldırıları meşrulaştırmıştır. Bir Baro Başkanı böyle düşünürse, Türk devleti de birkaç gün sonra saldırarak asayişi sağlamaya çalışır. Saldırıların yapılmasını Türk devletinin kültürel soykırımcı kafası ve uygulaması sonucu olarak göreceğine, kazılan hendekleri saldırı gerekçesi olarak göstermiştir. Böylece de saldırılarını meşrulaştırmıştır. Bir Baro başkanı böyle derse, asker ve polis de Cizre'ye saldırarak asayişi sağlama adına öldürmeyi de yaralamayı da meşru görür."
Bunları yazan elinde silah olan bir terör örgütü mensubu.
Hedefinde ise öldürülen Tahir Elçi var.
Bir e-mail atsanız, "şey acaba katil siz misiniz" diye bir sorsanız.
Bu arada biz de sizi yedirmemekle uğraşsak.
Şaka şaka, kim ne yiyorsa yesin, bizim başka işlerimiz var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.