YAZARA MAİL GÖNDER Bir türlü kurtulamadılar Erdoğan’dan

YAZARLAR

Umutları tükendikçe bulanık sularda avlanıyorlar. 11 yıldan beri bu böyle. Gezi olaylarından sonra "tükenmiş umut" sendromu iyice ayyuka çıktı ama.

Kimlerin mi? Alternatif lideri-iktidarı, sandıktan çıkaramayacaklarını düşünenlerin.

AK Parti kurulalı 12 yıl olmuş ve 11 yıldır iktidarda. Sinirlenmeleri için yeter de artar bir sebep bu!

AK Parti iktidarına ve Başbakan Erdoğan'a alternatif arayıp duruyorlar.

MHP ve Bahçeli desen milliyetçilik kalıbından bir türlü çıkamıyor. Kürt sorunu, ekonomi, AB dendiğinde MHP'nin ülkeyi feraha eriştirecek projesi var mı bilen yok?

CHP ve Kılıçdaroğlu desen daha partisindeki liderliği garanti değil. Parti içersinde ulusalcılar bir taraftan, Sarıgülcüler bir taraftan koltuğunu tehdit ediyor Kılıçdaroğlu'nun.

Çeyrek asır önce hazırladıkları "Kürt Raporu" da olmasa çözüm sürecindeki tavrına bakarak CHP'yi ciddiye bile alamazsınız! Mısır ve Suriye'de yaşanan vahşete bile "O ülkelerin iç sorunu" diye bakan CHP Yeni Türkiye'nin iktidar alternatifi olabilir mi?

BDP desen belli bir bölgeye sıkışmış, kimlik siyaseti cenderesinden kurtulamıyor. Onun dertleri başını aşmış.

***

Önce; "Gül-Erdoğan", "Arınç-Erdoğan" isimleri üzerinden haber yapanlar, daha sonra parti içinde ayrışma senaryolarından medet ummaya başladı. Son olarak vizyondaki "AK Parti-Hizmet" filmini biliyoruz.

Hep tek bir şey için yapılıyor bu. Muhalefetten çıkarılamayan lideri veya iktidarı, AK Parti'nin içinden çıkartmak için.

İktidar için AK Parti dışınd alternatif bulamayanlar,çatışmayı AK Parti'nin içine doğru sürüklemeye çalışıyor. Yani "böl, parçala, yut" taktiği.
***

Halbuki hiç ümit kesilmesini gerektirecek bir durum yok. Millet nezdinde iktidar olmanın çok basit bir formülü var; çalışmak ve milletin değerlerine ters düşmemek.

İnsanların, siyasete sadece ideoloji gözüyle bakmadığına defalarca şahit olduk. Son seçimlerde Doğu ve Güneydoğu'da, "aşiret" ve "PKK" gerçeğine yani her türlü baskıya rağmen AK Parti birinci gelebildi.
***

Deniliyor ki, "Niye hep AK Parti iktidar, niye muhalefet bir türlü iktidara gelemiyor?"

AK Parti'nin nasıl iktidar olduğunu bilmeyen yok. Belediyecelik taşıdı iktidara AK Parti'yi.

Ama diğer partilerin de aldığı bir sürü belediye var. Fakat mahalli yönetimden genel yönetime bir türlü sıçrayamıyor muhalefet partileri.

Hizmet ve çalışmak gibi kavramlar devreye giriyor burada.

"AK Parti kendi belediyelerinden başkasına yatırım yapmıyor" argümanı var bir de. Ülkenin kalkınmışlık seviyesiyle uyuşmayan bir argüman. Unutulmasın ki Milli Görüş Belediyeciliği döneminde de Milli Görüş iktidar değildi. Yani bu argüman da çöküyor.
***

Ülkenin kalkınması ve ekonomideki gelişmeler millet tarafından görülüyor ve bu da sandığa yansıyor.

Daha geçen gün Maliye Bakanı Mehmet Şimşek açıkladı;

Türkiye'de kişi başına düşen milli gelir, 2002 yılında 3 bin 500 dolar iken 2012'de bu rakam 10 bin 500 dolara çıkmış. Küresel yatırımcı sayısında da aynı. 2002 yılında 5 bin 600 olan küresel yatırımcı sayısı 2013'te 34 bine çıkıyor.

Kamunun net borç stoğunun milli gelire oranı 2002'de yüzde 60 iken 2012'de yüzde 17'ye düşmüş.

Devletin kamu borcunun milli gelire oranı 2002'de yüzde 74 iken 2012'de yüzde 36'ya düşüyor.

Gelelim en hayati meselelerimizden olan IMF'ye.

2002 yılında IMF'ye borcumuz 23,5 milyar dolar işken bugüb bu borç sıfıra indirilmiş durumda.

Velhasıl aksi yöndeki tüm karalama çabalarına karşın, seçim sonuçlarıyla ekonomik verilerin örtüştüğünü görüyoruz. Çalışan kazanıyor…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.