YAZARA MAİL GÖNDER Erdoğan’ın büyük gücü

YAZARLAR

Medya üç gündür yine, Başbakan Erdoğan'ın gündem belirleme gücüne yenilmiş durumda. Başbakan'ın grup toplantısında ve Finlandiya ziyareti öncesi öğrenci evi adı altındaki pansiyon ve apartların denetleneceğine yönelik sözleri, bağzılarını heyecanlandırdı. "Yaşasın bağzı şeyler" coşkusuna kapıldılar tekrar!
"Alkol" ve "kürtaj" tartışmalarında yaşadığımız gibi olmayan "Yasaklar" üzerinden bazı medya organları ve muhalefet yine pireyi deve yapmaya çalışıyor.
Türkiye'de de 90 yıldır kız-erkek yurtları zaten ayrı. Ama bakıyorsunuz bugün "Muhafazakar AK Parti karma yurtlara karşı" propagandası yapılıyor.

***

Öğrencilik yılları geçmişte kalmış birçok insan için Başbakan'ın "yurt" ve "öğrenci evi" açıklamaları şok etkisi yaptı. Çoğumuz için hala üniversiteler, taşradan büyükşehirlere öğrenci akını anlamına geliyor. Üniversite yılları denilince aklımıza rutubetli öğrenci evleri ve yurt geyikleri geliyor.
Fakat bugün Türkiye'de üniversitesi olmayan il yok. 2002 yılında 76 olan üniversite sayısı bugün 70 vakıf üniversitesi de eklenince 190'ın üzerine çıkıyor. Ve haliyle yurtlar yetersiz kalıyor.
Peki, yurt çıkmayan tüm öğrenciler kiralık evlerde mi kalıyor? Hayır.
Hemen her kentte, "öğrenci evi, "öğrenci apartı" ve "Öğrenci pansiyonu" gibi sektör oluşmuş durumda.
Devlete ait ve özel yurtlar gibi denetim altında olmayan pansiyon ve apartların olmadığı şehir yok neredeyse! Devlet yurdundan iki-üç kat daha pahalı bu apart ve pansiyonlarda, on binlerce öğrenci kalıyor.
Tabelası, vergisi, denetimi olmayan, ihtiyaca binaen girişimcilerin ürettiği yurt alternatifleri bunlar. Ve buralarla ilgili sağlıksız olduğu, hatta uyuşturucu denetimsizliği gibi iddialar var.
Bakan Suat Kılıç açıkladı "Hedefimiz 1 yılda 250.000 kız, 175.000 erkek, toplam 425.000 kapasite.
2002'de toplam yatak 12-20 kişilik odalarda 165.000'di." diye. Yani yurt ihtiyacımız epey fazla. Ama bir yılda yapılacak olan yurt sayısı da epey fazla.
***

Başbakan'ın açıklamaları, "Yasak", "Din devleti" ve "Özel harekat evleri basacak" başlığı ile tartışılıyor.
Devlet "alkol" ve "kürtaj" konularında olduğu gibi yasaklama değil, emanet olarak gördüğü ülkenin yarınları olan gençler için daha sağlıklı koşullar oluşturmak istiyor. Devlet, tabi ki vatandaşının sağlığını, inancını, emniyetini, yaşam tarzlarını, özgürlüğünü Anayasal çerçevede garanti altına alan üst kurumdur.

***

Ama varsa eğer kriminal veya kayıt dışı bir durumu kayıt altına almak, "yaşam tarzı müdahalesi" olarak yansıtılıyor.
11 yıldır hiç kimsenin yaşam tarzına karışmayan AK Parti Hükümeti, kızlı erkekli öğrenci evi meselesine de karışmaz.
Başbakan Erdoğan'ın dediği gibi aksine iktidarın, yaşam tarzlarını garanti altına alma zorunluluğu var.

***

Devletin moral değerler açısından alacağı tek önlem ancak gençleri bilinçlendirme ile olur. Aile ile, müfredatla, sistemle, din adamları, psikologlar ve sosyologlarla bu konuda değerler eğitimi verilebilir.
Başbakan'ın son açıklaması da hem denetimsiz merdiven altı öğrenci pansiyonlarına, hem gündem değiştirme gücüne hem de kendi tabanına yönelik "muhafazakar" bir açıklama.
Bunun kadar normal bir şey yok. Ama tam da buradan AK Parti'ye 'çakmak' isteyenlere ekmek çıkmaz!
Ve siyasal bir partinin kendi tabanına mesaj vererek seçim kazanmaya çalışması çok normal. Demokrasilerde partilerin, sandıkta "oy" almadan iktidar olması imkânsız.
Başbakan'ın bu konudaki açıklamalarına katılırız ya da katılmayız ama toplumun büyük çoğunluğu söz konusu "evlatları" olunca muhafazakârdır.
Hem 30 yıldır akan kanı durdurmak için başlatılan Çözüm Süreci, AK Parti muhalefete düşerse, devam ettirilir mi sizce?

***
Bu tartışmanın hay huyunda son günlerde şunlar da oldu:
-Dünya küresel bir ekonomik krizle boğuşurken, Türkiye ekonomisi başarılı şekilde stabil kaldı.
-Türkiye Kuzey Irak'ın yanı sıra Irak merkezi hükümetinin de petrolünü köprü ülke olarak Batı'ya aktaracak anlaşmalar yaptı.
-Üç yıldır gündeme bile gelmeyen AB ile iki yeni fasıl açıldı.
-Marmaray gibi dünya çapında bir proje hayata geçti.
Peki medya neyi tartışıyor? Karma öğrenci evlerini!
Neyse. Kafa göz yarmadan tartışmak iyidir. Demokrasimizi geliştirir…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.