YAZARA MAİL GÖNDER Harry Truman'dan Barack Obama'ya...

YAZARLAR

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretinde, en üst düzey protokol çerçevesinde düzenlenmiş, gerçekten etkileyici bir karşılamayla ağırlandık. Bu ziyaretin tarihi bir dönemeç olacağını düşünüyordum. Ancak beklentilerimin de ötesine giden bir hüsnü kabul ile karşılaşmak, herkese olduğu gibi bana da fevkalade olumlu tesir etti. Başkan Obama'nın davetiyle gerçekleşen ziyaret, "iyi anlaşan müttefikler" mesajını tüm dünyaya verir nitelikteydi.
Türkiye'de de çok geniş bir kamuoyu tarafından izlenen basın toplantısı dışında, Başbakan'a Başkan Yardımcısı Joe Biden ve Dışişleri Bakanı John Kerry'nin ev sahipliğinde verilen öğle yemeği, ABD'deki inanılmaz olumlu siyasi iradenin çok çarpıcı bir göstergesi oldu.
Yemek, Harry Truman binasında verildi. Böylelikle, İkinci Dünya Savaşı sonrasında, 1947'de Türkiye'nin ve Yunanistan'ın Sovyet etki alanına girmesini kabul etmeyeceğini açıklayan ABD Başkanı Truman'ın, kendi adıyla anılan "doktrini"ne güzel bir gönderme yapıldı. Aynı zamanda bu tarihte başlayan Türkiye-ABD ittifakının da ne zor koşullarda oluştuğu da anımsanmış oldu.
ABD diplomasisi, belki Amerikalıların açık yürekli ve sözünü sakınmayan karakterinden etkilendiği için, yönetimin düşüncelerini ve tavrını çok açık biçimde dışa vuran bir yapıya sahip. Başbakan onuruna verilen öğle yemeğindeki hava ve üslup, buna güzel bir örnek oluşturdu. Önce Dışişleri Bakanı Kerry, sonra da Başkan Yardımcısı Biden'ın yaptıkları konuşmalar, son derece mültefit olmalarının dışında, taşıdıkları mesajlar açısından da çok açıktılar: "ABD, 21. yüzyıla Türkiye ile birlikte giriyor." Bunu John Kerry, Türkçe olarak söylediği "dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur" deyimiyle simgeledi. Aradaki okyanusa rağmen, iki ülkeyi ittifakın birbirine ne kadar yaklaştırdığını anlatmak için çok güzel bir benzetme olarak kayıtlara düştü. Her ikisi de çok tecrübeli olan Biden ve Kerry, birbiri ardından Başbakan'a son derece güzel mesajlar vererek, birlikte başarılacak çok şey bulunduğunu vurguladılar. Başkan Yardımcısı Biden, Recep Tayyip Erdoğan'ı geçirdiği ameliyattan sonra ziyaret eden ilk yabancı konuk olarak, Başbakan'ın evinde, ailesiyle birlikte geçirdiği saatleri "gerçek bir misafirperverlik örneği" olarak nakletti. Hatta kendini misafirperver olarak bilen Amerikalı dostlarına, bu konuda gerçek bilgi sahibi olmak için Türkiye'yi görmelerini de tavsiye etti. Başbakan'ın aile yaşantısının mükemmelliğinden bahsederken, çocuklarının ABD'de okuduğunu ve bir torununun Amerika'da doğduğunu, aradaki güçlü bağları simgelemek için anlattı.
İki hoş geldiniz konuşmasından sonra, onları gülümseyerek dinlemiş olan Başbakan'a söz sırası geldi ve o anda, hiç beklenmedik bir şey oldu. Salon bir anda ayağa kalkarak Recep Tayyip Erdoğan'ı ayakta alkışlamaya başladı. ABD'de "standing ovation" adı verilen, protokol kuralları dışında kendiliğinden oluşuveren bu tür bir desteği salondaki inanılmaz olumlu havanın sağladığını söylemeye gerek duymuyorum.
Somut ayrıntılar ve adımlar önümüzdeki dönemlerde gelecektir. Dün, ABD tüm dünyaya çok açık bir mesaj verdi: 21. yüzyıl ABD ve Türkiye'nin kader birliği yaptıkları bir asır olacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.