Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Sizin de dikkatinizi çekiyor mu? Hakarete varan ağır eleştiriler şimdilerde televizyonda çok moda. Pek çok program bu "ağır eleştiri" temeli üzerine inşa ediliyor. "Yemekteyiz" yarışmasında sıradan insanların birbirlerini nasıl "parçaladığına" bir bakın. Ya da "Benim Kocam Bir Melek"te hanımların saç saça baş başa haline... Peki ya "Restaurant Kabusları" nda Kaya Demirer'in şefleri, garsonları, işletmecileri hedef alan ağır salvolarına ne demeli? Müzik yarışmalarının jürileri içinde en "hırpalayıcı" yorumu kim yapıyorsa, o yıldızlaşıyor. Yani ne kadar "ağır" eleştiri, o kadar reyting... Adımızın önünde yıllardır "eleştirmen" yazıyor. Ve ben bundan giderek rahatsız olmaya başladım. Çünkü bizim ülkemizde "eleştiri" sadece olumsuz anlamıyla algılanıyor. Oysa; övmek, takdir etmek, güzellemek de bir "eleştiri"dir. Bazı okurlarım kimi zaman "eleştirilerimi" yetersiz bulup, serzenişte bulunurlar. "Bunu çok daha sert bir üslupla eleştirmeliydiniz" filan derler... Oysa "yumruk atar gibi" yazı yazmak dünyanın en kolay işidir. Zor olan, "eleştirmen" sıfatını taşıyıp, hakaret etmeden, yok yere gönül kırmadan, adalet terazisini elden bırakmadan yorum yapmak, naçizane yol göstermek ve bunu yaparken de toplumun size duyduğu sempatiyi yitirmemektir. İşte bu nedenle televizyonlara hakim olan yeni "eleştiri" anlayışından çok şikayetçiyim. Çünkü ismimizin önündeki sıfatı, olduğundan çok daha sevimsiz gösteriyor!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER