Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Acılı baba Süreyya Karabulut'un basın toplantısını bazı televizyonların "canlı" yayınlamasını doğru bulmadım. Zira yaşadığı acı nedeniyle artık "kontrolsüz bir güç" haline gelen Süreyya Karabulut'un yayıncıları çok zor durumlarda bırakabileceği aşikardı. Nitekim öyle oldu. Dengesiz hareketler, itiş kakış, sonu nereye varacağı belli olmayan garip iddialar ve ortaya çıkarılan kızıl testere ile kimsenin anımsamak istemeyeceği görüntüler yaşandı. Bazı kanalların internet sitelerinde ise bu toplantı, "Baba canlı yayında delirdi" başlığıyla yayınlandı. Herkes Süreyya Karabulut'un akli dengesini sorgulamaya başladı. En başta da medya. Ama adamın bu hale gelmesinde acaba medyanın hiç mi suçu, günahı yok? Süreyya Bey'in akli dengesinden önce medyanın kendi kendini sorgulamasında fayda var. Hunharca işlenmiş bir cinayetin katilinin yakalanması, olayın aydınlatılması için "dördüncü güç" olarak fikri takip yapmak ile olayı reyting ve tiraja tahvil etmek arasındaki hassas sınır aşıldı mı? Acaba Karabulut Ailesi bu yolda kullanıldı mı? Acılı babaya "Bağır bağırabildiğin kadar" demekle ona yardımcı mı olduk, yoksa tuzaklara düşecek kadar şuurunu yitirmesine mi vesile olduk? Meslektaşlarım şapkalarını önlerine koyup, düşünmeli...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER