YAZARA MAİL GÖNDER Bastonun ucu çok sivri

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Önceki akşam Türk televizyon izleyicisi, yıllardır yabancı televizyon kanallarında fırtınalar estiren Baston Takımı adlı şaka programıyla tanıştı.
Programın yerli versiyonunda, orijinalinde olduğu gibi yine yaşlı şakacılar sokakta 'genç avına' çıkmışlardı. O güne kadar çoğu kez kendilerine saygı göstermeyen, sözlerini dinlemeyen gençlerden intikam alır gibiydiler.
Ancak okulların tatil olduğu yaz aylarında, saat 23.00 gibi çocukların ekran başında olduğu bir zaman diliminde yayınlanan programın ilk bölümü 'gereğinden fazla' belden aşağı esprilerle doluydu.
Örneğin;
yaşlı amcalar Sultanahmet'teki Dikilitaş'ın önünde ellerindeki "Bana o mavi haplardan verin, dünyayı kaldırayım" pankartını taşıyordu.
Bir başkası yoldan çevirdiği genç kıza "Sana sende olmayan bir şey göstereyim mi?" diye soruyordu. Yaşlı çift, önünü kestikleri delikanlılara "Biraz yalnız kalmak istiyoruz. Bildiğiniz boş ev var mı? Yatak iki kişilik mi? Temiz çarşaf filan var mı?" diyordu.
Parkta az önce sevişmiş izlenimi veren 80'lik çift, birden gençlerin önüne fırlayıp onları utandırıyordu. Bir başka yaşlı çiftten erkek olanı, genç kızların önüne çıkıp "Günde beş defa. N'aber?" diyordu.
Son şaka ise hepsini unutturacak cinstendi. Yaşlı amca, gençlerden elindeki mektubu okumalarını rica ediyordu:
"Evladım, gözlüğümü evde unutmuşum. Sevgilimden gelen şu mektubu bana okuyabilir misin?"
Gençler aşk sözcükleri ile bezeli mektubu utana sıkıla okurken, ortalara doğru kala kalıyorlardı. Zira mektuptaki fanteziler burada bile yazılamayacak cinstendi.
Bizde, Batı'ya oranla yaşlı insanlara daha büyük bir saygı gösterilir. Bırakın seks hayatlarını espri konusu yapmayı, karşılarında bacak bacak üstüne atmak bile ayıp sayılır. Bu nedenle yabancı bir format, bizim ülkemize taşınırken; 'aynen kopyalama' yerine, yerel örf ve adetlerin hesaba katılması daha yerinde olurdu diye düşünüyorum. Banu Hanım gibi 14 yaşındaki çocuğuyla beraber programı izlerken, utancından kıpkırmızı olan okurlarımızın tepkisi de bu konuda haksız olmadığımı belgeliyor.
Bir de şimdi tüm gençler "Ne olur ne olmaz, şakalanıp da madara olmayalım" diye sokaktaki yardıma muhtaç yaşlıları görmezden gelmeye kalkmasınlar sakın?

ÇILGIN(!) TEYZELER
Star'ın bir başka 'olgun' programı ise Çılgın Teyzeler... Her kesimden bir grup yaşlı hanımefendiyi alıp dünya turuna çıkarmışlar. Son programda onları Vietnam'da yılan dansı yaparken izledim. Aslında yaşlıyken dünyayı dolaşmak, tüm refah toplumlarında son derece sıradan bir olay.
Sultanahmet'e, Efes'e, Aspendos'a bir bakın; yabancı turistlerin yaş ortalamasının 65 olduğunu göreceksiniz. Bizde ise yaşlı teyzelerin dünyayı dolaşması ancak fantastik bir yarışma programına nasip olabiliyor.
Bir de Çılgın Teyzeler'de tıpkı izdivaç programlarında olduğu gibi yaşlılığın getirdiği zaaflardan reyting damıtılıyormuş hissine kapıldım. Eee, kurt kocamaya görsün bir defa... Bu arada köylü Ümmiye Teyze'nin diğerleri tarafından aşağılanmasına fena halde sinirleniyorum. Günün moda deyimiyle söyleyeyim: Ümmiye Teyzem'i yedirmem!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.