YAZARA MAİL GÖNDER Okan'a ters köşe

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Memlekette kadın olmak zor. Bunu bir erkeğin söylemesi, daha da zor...
Perşembe günü TBMM kürsüsünde konuşan kadın milletvekilleri ne kadar da haklıydılar. "Erkekler bizim ne giyeceğimize, ne takacağımıza karışmasınlar artık. Bizim kıyafetimiz konusunda kendilerini tek karar mercii olarak görmesinler. Kadın üzerinden siyaset yapılmasın."
Bu ülkenin insanları; kadın haklarını savunur gibi yapıp kendi siyasetlerine menfaat sağlayanlardan iyice bıkmış belli ki. Alın işte, yılların tabusu bir günde yıkılıverdi. Kadınlar Meclis'e baş örtüsü ile gidince kıyamet kopmadı, dünya başımıza yıkılmadı. Demek ki, artık sıra kadınlar için çok daha önemli sorunların çözümüne; yani töreye, küçük gelinlere, kadın cinayetlerine, mobbinge, evdeki, işyerindeki tacize, şiddete gelmeli.

YA ERKEKLER?
Peki kadın olmak zor da, erkek olunca tüm imkanlar önünüze mi seriliyor?
Evet, kadınlara daha fazla pozitif ayrımcılık yapılmalı ama aramızda 'dertli' erkekler yok mu? Bunlardan biri, 'mağduriyetini' perşembe gecesi Okan Bayülgen'in Çıplak Kafa programında ortaya koydu. Programa Diyarbakır'dan telefon bağlantısı ile katılan izleyici Mesude Çokur, bir süre Okan ve konuklarıyla sohbet ettikten sonra itirafta bulundu:
"Ben aslında erkeğim. Adım Mesude değil, Mesut. Programa bağlanmak için sesimi inceltip kadın taklidi yaptım."
Haksız sayılmazdı. Çünkü yıllardır Okan Bayülgen'in programına telefon bağlantısıyla dahil olabilmenin vazgeçilmez şartı, kadın olmaktı.
Bir-iki istisna dışında bugüne dek erkek olup da Okan'la telefonda sohbet etmek kimseye nasip olmamıştı. Bakalım seyircinin 'ters köşeye' yatırdığı Okan'ın 'konuşmacı seçimi' konusundaki tercihi bu olaydan sonra değişecek mi?

HANGİ KAFA?
Bu arada kafama takılan bir soru var. Eskiden Disko Kralı, Muhallebi Kralı ve Kral Çıplak programları birbirinden gayet net çizgilerle ayrılırdı. Birincisinde eğlence, mizah ve çılgınlık ön plandaydı.
Muhalebi'de nispeten daha ciddi konular, uzmanların tartışmasına açılırdı. Serinin 'Çıplak' versiyonu ise bir ünlünün bilinmeyen özelliklerini deşifre etmek için yola çıkmıştı.
Ama şimdi görüyorum ki, haftanın üç günü ekrana gelen üç program da birbirinin aynı... Bu strateji değişikliği; programın bir türlü istenen reyting puanlarına erişmemesi yüzünden zorunlu olarak mı yapıldı, yoksa Show TV'nin izleyici profiline uyum sağlamak için mi, bilemedim...
Okan her programın jeneriğinde, "Yeni kafayı çaktın mı?" diye soruyor.
Aptallığıma versin, vallahi çakamadım!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.