Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Türk sinemasını son zamanlarda tehdit eden en büyük tehlikelerden biri, küfürlü diyaloglar nedeniyle ailelerin giderek salonlardan uzaklaşması... En masum gibi görünen filmlerde bile galiz küfürlerle karşılaşan ebeveynler, artık yoğurdu üfleyerek yemeyi tercih ediyor.
Son olarak ben de Behzat Ç. Ankara Yanıyor filmindeki küfürlerden çok rahatsız olmuştum. Evet, sokaklarda küfür ve argo kullanılıyor ama bir filmi 'gerçekçi' kılmanın tek yöntemi de kelimelerin arasına virgül yerine küfür koymak olmamalı.
Okurumuz Esra Ak da bu konudaki şikayetini dile getirmiş:
"Sevgili Yüksel Bey, köşenizi hemen her gün okuyorum. Çoğu zaman aynı görüşte olduğumuzu görüyor ama ilk defa size yazıyorum. Sinema ile ilgili iki konuda şikayetim olduğunu size bildirmek istedim.

TÜRKÇE DUBLAJ GEREKLİ
Yaşlı babamla zaman zaman sinemaya gitmek istiyoruz, ancak yabancı filmlerin son yıllarda hep alt yazılı olması nedeniyle, çok güzel filmleri kaçırıyoruz, çünkü babam alt yazıları artık okuyamıyor. Halbuki eskiden filmlerin hemen hepsi Türkçe dublajlı oynatılırdı. Mecburen sadece Türk filmlerine gidebiliyoruz. Sinemalarımız artık çok salonlu olduğu için her yabancı filmin, hiç değilse en güzellerinin; her sinemanın bir salonunda da Türkçe olarak oynatılmasını diliyorum.
Son yıllarda Türk sinemasında çok güzel filmler çevrilmeye başlandı, ancak pek çok da bol küfürlü, çok çirkin konuşmalı filmler piyasaya çıkmaya başladı. Tabii bazen bilmeden gidiyoruz ve çok rahatsız oluyoruz. Çeşitli ortamlara girmiş bir kişi olarak ben sokakta da, çevremde de hiç bu tarz küfürler duymuyorum. Kaldı ki bizim ülkemizde çocukların, büyüklerin ve kadınların yanında en terbiyesiz erkek bile öyle konuşmaz, çünkü farklı bir ahlak anlayışımız vardır. Düşünün ki, o filmleri babamla beraber izlediğimiz için ikimiz de ne kadar pişman oluyoruz geldiğimize. Bizim gibi pek çok kişi ailesi ile veya karşı cinsten arkadaşları ile geliyor. Filmciler seyirciyi hiç hesaba katmıyor mu filmi çevirirken? Ya da sadece belli yaş ve seviyedeki erkekleri mi hedef kitle olarak görüyorlar? Son yıllarda ne oldu da filmler bu hale geldi? Gişe hasılatı böyle mi elde ediliyor? Benim gibi rahatsız olan çok kişi olduğunu düşünüyorum, o nedenle o hasılat rakamlarının beğeniyi göstermediğini, benim gibileri o rakamlardan çıkartırsak belki de o rakamların yarıya ineceğini söylemek istiyorum. Bu tarz filmleri lanse ederken 'Dikkat! Bol küfürlüdür' ibaresini eklesinler ki, biz de gitmeyelim. Böylece hem sinirlerimizi koruyalım, hem de paramızı boşa harcamayalım.
Bir de tabii böylece gerçek gişe başarısı ortaya çıksın. Sizden ricam, bu iki konuyu sinemacılara bir şekilde duyurmanız. Belki birileri insafa gelir ve bir şeyler değişir. Teşekkürler..."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER