YAZARA MAİL GÖNDER Unutmayanlar da var

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Bana göre ekrana en görkemli ve anlamlı dönüşü Kanal D'nin programı Evim Şahane yaptı... 'Kadife kalpli mimar' Selim Yuhay, müthiş bir kadirşinaslık örneği göstererek, Soma faciasında şehit olan bir madencinin yarım kalan hayalini gerçekleştirdi.
Madencinin Kınık'ta kısıtlı imkanlarıyla ancak kaba inşaatını yapabildiği evi, tüm eşyalarına ve en küçük aksesuvarlarına varıncaya kadar tamamlayıp genç eşi ve annesine teslim etti.
Hep söylerim; eğer kalem 'kader'in eline geçerse, tüm dizi senaristleri nal toplar.
Bu kez de öyle oldu. Bir dekorasyon programının içinden en dramatik dizilere bile taş çıkartan, en taş kalplilere bile gözyaşı döktürecek müthiş bir hikaye çıktı. Hele, oğlunun fotoğraflarıyla donatılmış özel anma köşesini görünce o acılı annenin yaktığı ağıt... 'Bundan sonra bu evde sadece senin için yaşayacağım' diyen gencecik eşin döktüğü gözyaşları... Söylemek istediği tüm kelimeler çakıl taşı olup boğazına dizilen mimar Selim'in zor anları...
Ne senaryoya ihtiyaç vardı, ne diyaloglar için uzun uzun kafa patlatmaya... Evim Şahane, bu sezon hiçbir dizinin yaratamayacağı bir duygu kasırgasıyla döşedi evlerimizi duvardan duvara... Ama tek teşekkürüm duyarlı programcı Selim Yuhay'a değil... Unkapanı'ndaki parkeciden, İkitelli'deki perdeciye kadar Soma şehidinin evini döşemek için "Dükkan sizin Selim Bey, dilediğinizi alıp gidebilirsiniz" deyip tüm malzemeleri para almadan bağışlayan esnaf da artık kelime anlamını bile unuttuğumuz 'imece'yi tekrar hatırlatarak bu duygu yoğunluğunu ikiye katladı.
Gelin görün ki; Evim Şahane, Soma şehitlerinin yarım kalmış hayallerini tamamladığı saatlerde Soma'dan 302'nci şehit haberi geldi.
Facianın yaşandığı madene komşu işletmede bir işçimiz daha ihmal kurbanı olmuştu. Aradan geçen onca güne, yaşadığımız felaketin büyüklüğüne rağmen ders alamamıştık...
Belli ki birileri unutmaya çalışsa da Soma kendini unutturmayacak.
Ama sorumluluğu tamamen Soma'nın 'dürtmesine' ya da mimar Selim gibi birkaç duyarlı insanın kişisel gayretine terk edemeyiz.
Bir madenci öldüğünde de, 301 madencinin öldüğü günkü gibi tepki vermez, acıyı yüreğimizde hissetmezsek; üzerimize göçen sorumsuzluk toprağının altında hep beraber son nefesimizi veririz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.