YAZARA MAİL GÖNDER Toprağı vatan yapan...

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Oyun aynı sözlerle başlayıp yine aynı sözlerle son buluyordu. Komutan, Çanakkale Savaşı sırasında son hücuma kalkmadan önce namaza durmaya hazırlanan askerlerin başındaki çavuşa fırçayı basıyordu:
"O çalılara astığınız beyaz çamaşırlar ne? Amacınız düşman topçusuna hedefi belli etmek midir?" Çavuş, mahcup bir ifade ile komutanına durumu izah etmeye çalışıyordu: "Asker birazdan şehit olacağını biliyor. Bu nedenle buldukları kıt miktardaki suyla çamaşırını yıkayıp astı. Allah'ın huzuruna temiz çıkmak istediler komutanım..." Bu kez mahcup olan komutandı. "Anlaşıldı. Buyrun, Allah kabul etsin" dedi ve askerleriyle birlikte saf tuttu...
57. Alay oyunu için perşembe akşamı Devlet Tiyatroları'nın Cevahir Sahnesi'ndeydim.
Oyuna tek kelime ile bayıldım. Çünkü Çanakkale gibi bir destanı 1.5 saatlik oyuna sığdırmak, üstelik sinema ve animasyonun sağladığı görsel avantajdan mahrum halde bu görkemi, acıyı ve aksiyonu küçücük sahneye taşımak kolay değildi. İşin içine bir de 'müzikal' girince, handikabın boyu iyice yükselmiş, aşılması neredeyse imkansız hale gelmişti. Ama tıpkı Çanakkale Savaşı'ndaki imkansızlıktan zafer çıkaran Mehmetçik gibi yönetmen Fikret Urucu ve ekibi de adeta yeni bir destan yazdı.
Oyunu kaleme alan Haldun Çubukçu'ya da özel bir tebrik. Hamasete varmadan vatanperverliğin ne demek olduğunu anlatmış. Dram ve gözyaşı damıtmaya yeltenmeden acıyı ve hüznü en etkili tarzda vermeyi başarmış. Orhan Şallıel imzasını taşıyan müzikler ise tek kelime ile mükemmeldi. 57. Alay'ın 32 kişilik oyuncu kadrosunu da istisnasız kutluyorum. Hele Mustafa Kemal'i canlandıran İstemihan Tuna'nın heyecandan mı yoksa gururdan mı titrediğini bilemediğim bacaklarını, aslı gibi çakmak çakmak gözlerini görünce; sahneye serilen alay sancağını koşup öpmemek için zor tuttum kendimi...
Mustafa Kemal'in "Size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum" dediği Mehmetçik, bu emri kelimenin tam anlamıyla 'kanının son damlasına kadar' yerine getirmiş ve 57. Alay bu muharebenin sonunda 51'i subay olmak üzere 'tamamıyla' şehit olmuştu...
İşte 100'üncü yılda Çanakkale ruhunun gezip dolaştığı her yere herkesten önce koşmamın sebebi bu... 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır; toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır' diyen şairin sözü havaya, suya yazılmasın, yüreklere kazınsın istiyorum. Keşke 100'üncü yılda 57. Alay oyunu, yarısı boş salona değil, 'kapalı gişe' oynasaydı...
Bir televizyon yazarı olarak bu köşede tiyatro yazmayı çok seviyorum. Buranın televizyondan başımızı kaldırıp tiyatroyu görmek için en doğru ve etkili mecra olduğunu düşünüyorum. Oyunun bugün Cevahir'de saat 15.00'de matinesi var. Bilet fiyatları: tam; 7.5, indirimli; 4.5 lira. Çoluğunuzu çocuğunuzu alıp gidin. Alkışlarınızın bitiminde şehitlerimize bir Fatiha gönderin. Bana daha sonra teşekkür edersiniz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.