YAZARA MAİL GÖNDER Çakır'ın hüsranı

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Hafta sonu seçim hengamesine kurban gitti ama bana göre Türkiye açısından yılın spor olayıydı. Hakemimiz Cüneyt Çakır, futbolda dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olan Şampiyonlar Ligi finalini yönetti. Takımlarımız, o stadı hayallerinde bile canlandıramazken, Çakır ve ekibi o çimlere bastı.
Aslında zorluk katsayısı olarak her hakemin kabusu olabilecek bir maçtı. Çünkü başta Juventuslular olmak üzere sahadaki hemen her oyuncu, hakemin işini zorlaştırmak adına elinden geleni yaptı. Hem birbirlerine ölesiye tekme ve dirsek attılar, hem hakemi aldatmaya yönelik girişimlerde bulunarak onu seyirciye yem etmeye kalktılar, hem de her pozisyonda hakeme itiraz ederek onun otoritesini sarsmaya çalıştılar. Buna rağmen Cüneyt Çakır bana göre son derece başarılı bir yönetim gösterip hem bizim, hem de ona güvenen UEFA'nın yüzünü kara çıkarmadı. Ancaaak....
Millet olarak en çok gurur duyacağımız sahne, UEFA yöneticilerinin hakem heyetimize madalya taktığı an, reklamlara kurban gidip yayınlanmadı.
Düşünün, Türk futbol tarihinin en önemli anı, ne bizim ne de Cüneyt Çakır'ın evindeki kaydedicinin hafızasında yok. Adam eve gelip de "Hanım, şu bizim maçın kaydını koy da madalya törenimizi izleyelim" dese, hayatının hayal kırıklığını ve mağduriyetini yaşayacak.
Cüneyt Çakır'ı bilmem ama benden Star TV'ye kırmızı kart!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.