YAZARA MAİL GÖNDER İnsanı en çok ne mutlu eder?

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Le Monde'da depresyon ve mutluluk üzerine çok ilginç bir yazı yayınlandı. Dikkatimi çekti çünkü Dünya Sağlık Örgütü'nün açıkladığı verilere göre; 2020 yılında üç yetişkinden biri depresyonun kucağında olacakmış.
Sahip olmaya çalıştıkça, bizden gidiyor anlayacağınız.
Peki ne yapmalı?
Uzmanlar sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yaşam için şunları öneriyor:
AİLE: En önemli şey, insanın kendini güçlü sosyal bağlarla çevrelemesiymiş. Aileyle, komşularla, iş arkadaşlarıyla ya da yakın çevreyle kurulan bağlar; depresyon için bir tampon vazifesi görüyormuş.
Peki 1+1'li rezidans yaşamları ne olacak?
Ailenize, akrabalarınıza sıkı sıkıya sarılın.
ŞÜKRETMEK: Sık sık şükredin. Şükretmek stres ve travmaları yönetmekte anahtar kelimeymiş.
KÖTÜ TECRÜBELERDE YIKILMAMAK: İnsanın en kötü anda bile başka bir plan olduğunu bilmesi ve usta bir manevra ile yol değiştirebilmesi gerekiyor.
Yani "Bu da geçecek" diyebilmek önemli.
Mutlu insanlar; hayatın dingin akan bir nehir olmadığının farkında olan insanlarmış. Ve bir problemin bütün bir hayatlarını ele geçirmesine asla izin vermezlermiş.
GÖNÜLLÜ OLARAK BAŞKALARINA YARDIM ETMEK: Araştırmalar; başkalarına yapılan iyiliklerle sağlık ve uzun yaşam arasında bir bağ olduğunu ortaya koyuyor.
PARAYA KAFAYI TAKMAMAK: Hayatımızda artık her şey var. Akıllı evler, arabalar, telefonlar... Daha mutlu muyuz? Hayır. Mutluluğun satın alma gücü ile ilişkisi yok. 37 yaşına gelmiş 12 bin kişiye en mutlu oldukları dönem sorulmuş; 18 yaşlarında daha mutlu olduklarını söylemişler.
BİR AMACI OLMAK: Mutlu insanların hayatta gitmek istedikleri yön belli ve bir amaçları var. Bu amaçlar uğruna çalışmak, insanları mutlu tutan en önemli faktörlerden.
Bu insanlar; duygularını ve becerilerini bir denge içinde tutup hayatı farklı görmeyi başaran insanlarmış.
İşte böyle...
Bu gönüllü olarak başkalarına yardım etme konusuna kafayı takmış bulunuyorum.
Mahvettiğimiz dünya belki de böyle değişip dönüşecek.
Dünyanın en zengin adamları; insanlık için, yaşanılabilir bir dünya için servetlerinin yarısını bağışlıyor.
Yoksa ya öleceğiz ya da öleceğiz.
Michael Bloomberg'in dediği gibi: "O kadar parayı ne harcayabilirsin, ne de yanında götürebilirsin."

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.