YAZARA MAİL GÖNDER 'Lale Devri'nde neler oluyor?

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Geçen hafta bir arkadaşımla birlikte, Esentepe'de Humanite Psikiyatri Kliniği'ndeydim.
O, doktor randevusuna girerken; ben de vakit geçirmek için kliniğin uzman olduğu konularla ilgili bütün broşürleri okudum.
En çok dikkatimi çeken konu 'İlişki depresyonu grup terapisi' oldu. O broşürde şunlar yazıyordu: "İlişkilerinizdeki sorunlar ve sonlanmaların etkisi ve nedenleri nelerdir?
Yanlış ilişki tarzlarını fark etmek için neler yapabiliriz?
Daha sağlıklı ilişkiler nasıl kurulur?
Günümüzde kişileri en zorlayan konulardan biri yakın ilişkilerimizdir. İlişki depresyonu grubu bu hassas ve zorlayıcı alanda farkındalık artırıcı, öğretici ve iyileştirici olmak üzere tasarlanmıştır."
Görevlilere "Bu terapilere çok katılım var mı?" diye sordum, "Var" dediler.
Aslında şaşırtıcı değil...
Çünkü herkes gergin ve herkes karşı tarafla ilişkisinde sorunlu. İnsanlar, artık kolay kolay arkadaşlık-dostluk ilişkisi kuramadığından yakınıyor.

GÜVEN SORUNU VAR
Yani aslında güven sorunumuz var.
Ama günlük hayat içinde karşılaştığımız, yanyana durmak zorunda kaldığımız, bir biçimde ilişki yürütmek zorunda olduğumuz insanlar var.
Değmeden yaşamak mümkün değil.
Bazen biz arıza çıkarıyoruz, bazen karşı taraf.
Dolayısıyla iş hayatı cehenneme dönüşüyor.
Uzun süredir devam eden 'Lale Devri' dizisinin seti de, işte böyle sorunlu ilişkilerin olduğu bir yer haline gelmiş.
Önce Tolgahan Sayışman ile Hatice Aslan kavga ettiler. Şimdi de Gül Onat ile Kenan Bal arasında tartışma yaşandı. İtişme olmuş, tokat atılmış ... Kimse kimseyle konuşmuyormuş. Ekip içinde gruplaşmalar oluşmuş. (Dizinin konusu ile paralel giden ilişkiler. Acaba senaryo çok mu gerdi oyuncuları?) Neresinden baksanız zor.
Zor çünkü kamera motor dediği anda her türlü olumsuz duygunuzu bir kenara bırakıp rolünüzü oynamak zorundasınız.
Seyirciye o duyguyu geçirmek zorundasınız. Seyirci size inanmadığı anda ne dizi kalır, ne de oyunculuk...
Kimseyle dost olmak zorunda değilsiniz ama ortak bir iş yapıldığı için ortak bir dil oluşturmak gerekiyor.
Belki oyuncuların da bir tür terapiye ihtiyacı vardır. Yoksa bu gerginlik daha çok arıza doğurur. Ama yine de hepsini kutluyorum. Yetenek süper, oyunculuk 10 numara! Bu nefretle '-mış gibi yapmak' gerçekten önemli...

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.