Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ünlü komedyen Robin Williams'ın intihar ettiği haberini duyduğumda, ben de çoğunuz gibi kulaklarıma inanamadım.
Derin bir üzüntü ve şok içinde ilk olarak, nasıl olur da onun gibi neşeli ve sevilen birisi intihar edecek kadar kendisini kötü hissedebilir diye düşündüm. Ama depresyon böyle bir şey işte... Yetenek, zeka, başarı, iyilik, güzellik dinlemiyor; insanı kolundan tuttuğu gibi aşağı çekiyor. Ve günümüzün en yaygın hastalığı da bu.
San Francisco'daki Golden Gate köprüsü, depresyona girip intihar etmek isteyenleri mıknatıs gibi çeken bir köprüdür. Sadece geçtiğimiz yıl, köprüde 46 kişi intihar etmiş. Geçenlerde okumuştum; köprüden atladığı halde mucizevi bir şekilde hayatta kalan bir adam, her şeyini kaybettiği için intihar etmek istediğini söylemiş. Karısını, işini, onurunu, hayatın anlamını... Ancak atladığı anda, çok önemli bir şeyi farketmiş ve "Hayatımdaki her şeyi değiştirebilir ya da tekrar yapabilirim. Şu anda yaptığım şey dışında..." demiş.
Adamcağız şanslıymış ki, ölmemiş. Ama çok sayıda insan o 'geriye dönülemeyecek' kararı veriyor maalesef. İntihara cesaret edemeseler bile, kendilerini çaresiz ve yalnız hissettiklerinde, kendilerine iyi bakmaktan vazgeçiyorlar.
Kendi adıma şunu söyleyebilirim; yıllar önce art arda yaşadığım bazı zorluklar yüzünden duygusal açıdan dibe vurmuştum. İstanbul'un trafiğini andıran ruh halimle, girdiğim her tuvalete kendimi kilitleyip ağlıyordum. Kendimi kötü hissetmeye şartlanmıştım sanki.
Nedeni her ne idiyse, beni şöyle bir yere çarpıp sonra da silkeleyen depresyonun bana kazandırdığı en iyi şey; düşündüğümden ne kadar daha dayanıklı, güçlü ve esnek olduğumu fark etmiş olmamdı. Yani depresyonun iyi bir yanı da var; karanlık, bazıları için bir şekilde aydınlığı getiriyor. Yaşamdan artık eskisi gibi zevk almadığını e-postalarında dile getiren okurlarıma sesleniyorum; yalnız değilsiniz. Depresyonun sizi köşeye sıkıştırmasına izin vermeyin.
Seminerlerimde en çok üstünde durduğum konulardan biri budur; eğer yapı olarak daha hassas ve negatif bir insansanız, bunu değiştiremezsiniz. Yapmanız gereken şey, size zarar veren düşünce alışkanlıklarınızın üstünde durmak; kim olduğunuzu değiştirmek değil.
Alışkanlıklarınız, kendinizi nasıl hissettiğinizde önemli bir etken. Hayatınızın dengesini bozan önyargılı düşünce şeklinden kurtulup yeni ve farklı alışkanlıklar oturtun ve bunları, tekrarlayarak güçlendirin. Mutlaka yardım alın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER