YAZARA MAİL GÖNDER Delilik, yaşadığının göstergesidir

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Bitiyatro'nun kurucusu Laçin Ceylan, uyumsuz insanların düştüğü komik durumları anlatan 'Bi Dakkalıklar' oyunu için "Bazen delilik, yaşadığınızın göstergesidir" diyor

Laçin Ceylan ile Nihat İleri'nin kurduğu Bitiyatro, 2006'da Türk Alman iş birliğiyle sahneledikleri 'Etna-Bedendeki Kuyular' adlı oyunla tiyatro sahnesine merhaba demişti. Aradan geçen yaklaşık 10 yılda, önce sahne kuran, sonra repertuvarını oluşturan ekip, kısa zamanda kendi seyirci kitlesini yarattı. Kuruculardan oyuncu ve yönetmen Laçin Ceylan, geçen hafta sahnelenmeye başlanan ve tasarımı kendisine ait olan 'Bi Dakkalıklar' adlı yeni oyunun heyecanını yaşıyor. Nihat İleri'nin yönettiği oyun; Macar yazar Istvan Örkeny'nin 'Bir Dakikalık Öyküler' adlı eserinden uyarlanmış. Ceylan "Örkeny'nin kaleminden çıkan öyküler, uyumsuz insanın düştüğü yalnızlık ve komik durumları anlatıyor. Olağanüstü bir duyarlılık, insana karşı duyulan muazzam bir sevgi damlıyor kaleminden" diyerek öykülerden çok etkilendiği için oyunu sahneye koyduklarını belirtiyor.

'BEN ARTIK DELİRMEM'
Oyunda Bitiyatro'nun genç oyuncuları Buse Ertur, Ezgi Yağ, İclal Nergiz, Nurdan Derman, Pelin Güney, Sıla Kasaroğlu ve Uğur Cem Lalek rol alıyor. Bir röportajında oyunla alakalı "İnsanın delirmesinin değerli olduğunu anlatıyoruz" dediğini hatırlattığım Ceylan, şöyle cevap veriyor: "İnsanın delirmesinin değerli olduğunu işliyoruz derken, insanlar delirsin, delirmeli demek istemiyoruz. Keşke insanlar delirmese, delirtilmese. Ama insanlar üzerinde uygulanan sistemler fazlasıyla bireyin insanlığını gözardı ediyor, hatta yok sayıyor. Delirmek, yaşadığının göstergesidir bazen; ölmediğinin işareti. O anlamda değerli olduğunu düşünüyorum." Ceylan'a "Peki sizi ne delirtir?" diye sorduğumda ise "Ben sanırım artık delirmem; elimde tiyatro gibi bir güç var" yanıtını veriyor.

'POPÜLİST OLMAYAN BİR ÇİZGİMİZ VAR'
Laçin Ceylan; seyirciye soru sorduran, anlaşılması zor oyunlar sahneye koyan Bitiyatro'nun anlayışını şöyle açıklıyor: "Anlaşılabilir olma kaygısı, çoğu zaman tiyatroyu geri çeker. Popülizm; tiyatro için öldürücü, yok edici bir şeydir. Ve asıl oyun bittikten sonra salondan çıkan seyircinin kafasında düşünceler olursa, soru işaretleri olursa ikinci evresi başlar izlenen oyunun. Ve bu evre çok değerlidir, kalıcı olan da budur. Günümüz toplumlarında düşünmekten ve yeni sorularla karşılaşmaktan çekinen bir yapı var. Sanat işte bu noktada devreye girer ve anlaşılır olur. Yalnızca anlaşılır olmanın peşinden giderseniz yarattığınız oyunun estetiğini kuramazsınız. Bitiyatro'nun da popülist olmayan bir çizgisi var ve bu çizgide devam edecek."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.