Türkiye'nin en iyi haber sitesi

'Guruldayan Kalpler' filminde karı-kocayı oynayan Algı Eke ile Necip Memili, sinemanın yeni komik çifti olarak anılıyor. Diziler ve filmlerle yoğun bir yıl geçirdiğini söyleyen Eke, "Talep görmek insanı şımartıyor ama hemen 'Hop ne oluyoruz!' deyip kendimi dizginliyorum" diyor

İki ünlü oyuncu Algı Eke ve Necip Memili, Ömer Uğur'un yönettiği 'Guruldayan Kalpler' filminde bir araya geldi. İkilinin yine birlikte rol aldığı 'Yok Artık!' da aynı dönemde vizyona girdi. 'Guruldayan Kalpler'de, bir sanatçının yanında çalışmaya başladıktan sonra heykel yapmaya merak saran işçi 'Yaşar' ile karısı 'Vicdan'ı canlandıran Memili ile Eke, birbirlerinin oyunculuklarına övgüler yağdırıyor. Yakında yeni bir projede bir kez daha buluşacak olan iki oyuncu, GÜNAYDIN'ın sorularını yanıtladı...

Filmi çekeli bir yıl olmuş. Vizyona girmesi neden uzun sürdü?
ALGI EKE:
Salonlarda yer yoktu ve çok az kopya sayısıyla çıkacaktı. O yüzden geri çektiler. Çok üst üste geldi filmler. Bugüne kısmet oldu.

Siz neler yaptınız bu süreçte?
A.E.:
Film, Antalya'da festivalde gösterilmişti. İzleyiciden çok güzel reaksiyon alınca bir yıl rahat uyudum. Bir senem çok yoğun geçti. Bu filmden sonra 'Galip Derviş'e devam ettim. 'Ayrılsak da Beraberiz' diye bir dizi daha yaptım. Bu arada iki sinema filmi daha çektim. Çok verimli bir yıl geçirdim.
NECİP MEMİLİ: Hatta o filmlerden birinde yine beraberiz.

GİŞEYLE İLGİLENMİYORUM
İkinizin de rol aldığı 'Yok Artık' filmi de gösterime giriyor. Yani kendi filminize rakip olacaksınız. Nasıl değerlendiriyorsunuz bu durumu
A.E.:
Kendi kendime rakip olacağım evet. İkisi de komedi filmi olarak lanse edilse de, 'Yok Artık' daha absürt bir iş. Orada çok zorlandım çünkü bugüne kadar oynadığım bir üslup değildi. Role adapte olana kadar sıkıntı yaşadım kendi içimde. Oyuncu olarak iki filmde de görevimi yaptım. Sonrası bana ait değil. Gişeyle çok ilgilenmiyorum açıkçası.
N.M.: Biraz bahtsızlık oldu. Umarım birbirlerinin gişesini olumsuz etkilemez.

Hep birlikte çalışmak avantaj mı?
A.E.:
Kesinlikle... Biz Necip'le bu filmde tanıştık. 10 numara şahane bir aktör ve iyi bir insan. Dolayısıyla ailemle birlikte gibiydim. Setteki herkesi tanımak sizi 1-0 öne geçiriyor. Büyük bir avantaj.
N.M.: Bildiğin biriyle oynamak çok keyifli. Yaptığım işin içinde Algı Eke isminin geçmesi, artı bir kazanç benim için. Memlekette çok güvenip inandığım bir kadın oyuncu yok ama Algı, çok inandığım bir isim.
A.E.: Çok iddialı bir laf ettin.
N.M.: Bu, biraz kişisel bir şey. Kiminle neyi nasıl yaptığınıza dikkat etmeniz gerekiyor. Partner çok önemli. Allah'ın şanslı kuluyum ki, Algı'yla üçüncü kez aynı filmde buluştuk.

Filmde doğaçlamalar var mı?
A.E.:
Evet, hem de çok! Yönetmenimiz Ömer Uğur'un çalışma prensiplerinden birisi, oyuncuyu rahat bırakmak. Ben de çok seviyorum doğaçlamayı. Yönetmenle bir yerde buluşmak ve kendi dairemi oluşturmak istiyorum. Sadece ben değil, sette her oyuncu rahattı.
N.M.: Tuluat benim hayatım; sabaha kadar da yaparım. Doğaçlama, biraz da işin gündelik hayata inmesini sağlıyor. Sizi karşı taraftaki insana yaklaştırıyor. Perdedeki adam gibi kalmıyorsunuz.

RESİM VE HEYKELDEN UZAĞIM

Film, sanat anlayışıyla dalga geçiyor. Halkın özellikle çağdaş sanata bakışını nasıl yorumluyorsunuz?
N.M.:
Toplumumuzun sanatla bağı kopuk. 'Bu ne ya? Bunu ben de yaparım. Buna bu kadar para mı verilir?' gibi bir tavrımız var. Filmdeki 'Yaşar' da bunu anlatıyor. Aslında öyle olmadığını anlatıyoruz yani. Bence sanatla bağımızın olması için illa entelektüel olmamız gerekmiyor. Herkes kendi çapında yorumlayabilir sanatı.

Sizin çağdaş sanatla aranız nasıl?
N.M.:
'Yaşar'dan iyi en azından! (Gülüyor) Ahkam kesecek kadar bilgi sahibi değilim ama merak ediyorum. Belli bir birikimim olsun diye sanat dergileri alıyorum. İki sene önce Malaga Festivali'nde gösterilen, Salvador Dali'nin hayatını anlatan filmde oynamıştım. Gerçeküstücülüğü merak etmiştim. Sanatın içindeyiz ama eve heykel almıyorum.
A.E.: Ben de sanatı halktan uzaklaştıracak her türlü tavıra karşıyım. Sanatın bir sürü entelektüel birikim gerektiren, ulaşılması çok güç bir şey olarak sunulması 'Vicdan' gibi beni de rahatsız ediyor. Ben de post-modernden anlamam, takipçisi değilim ama severim. Resim, heykel ve operadan uzak biriyim. Filmdeki 'Vicdan' gibi 'Ne yapıyor bunlar?' diyen sığ biriyim.

NECİP MEMİLİ

Sanat için soyundum
Necip Bey, sizi dizilerde kötü adam olarak izledik. Komedi filmlerinde rol alarak bu algıyı kırmaya mı çalışıyorsunuz?
Özellikle böyle bir çabam yok. Sunulan şey neyse ona iştirak etmeniz gerekiyor. Komedi yapmayı çok seviyorum ama çok zor. Drama daha rahat davrandığınız bir şey. Bu film gibi ilginç komedi filmleri yapmak istiyorum.

'Guruldayan Kalpler'i sanat için soyunduğunuz bir film olarak ifade edebilir miyiz?
(Gülüyor) Evet, sanat için soyundum bu filmde. Aslında film için yapılması gerekeni yaptım, beni çok rahatsız etmedi. O sahnenin ilginç bir ironisi var. Yanında çalıştığı sanatçı için her şeyi yapabilecek bir adamın, normal ve sıradan bir davranışıydı o. Yanında çalıştığı kadına gönül borcu gibi bir durum.

ALGI EKE

Sürekli gülen biri değilim
Yoğun bir yıl geçirdiğinizi söylediniz. Gördüğünüz talebi neye bağlıyorsunuz?
Çok motive edici... Oyunculuk hem çok büyük aşk, hem de çok büyük fedakarlık gerektiren bir meslek. Çabuk yıpranabilirsiniz. Beğenilmek ve talep görmek bu yıpranmaları engelliyor.

Bu sizi şımartmıyor mu?
Şımartmaz mı; bazen çok şımarıyorum. Ama hemen 'Hop ne oluyoruz! Dur bakayım biraz!' diye dizginliyorum kendimi. Önemli olan, bu şımarıklığı kendi içinde halledebilmek. Çok özeleştiri yapan biriyim. Ama bir-iki güzel söz duyunca hemen gevşiyorum.

Komik biri misiniz?
Zaman zaman... Keyifli zamanlarımda espri yapar, gülerim ama sürekli gülebilen biri değilim. Kötü uyanırım, bir saat suratsız olurum falan.

Kadın komedyen olarak mı ilerlemeyi düşünüyorsunuz?
Oradan yürümeyi tercih ediyorum. Benim yaşımda ve özelliklerimde kadın komedi oyuncusu az. Bu bir avantaj ama rekabet de gerekiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER