YAZARA MAİL GÖNDER İstanbul'da yeni keşiflerle dolu bir hafta

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Bugün sizinle yeni keşiflerimi paylaşmak istiyorum. İşte bu haftanın en çok ilgimi çeken ve en çok konuşulan konuları:

YEŞİLÇAY'IN TABLOLARI:
Nurgül Yeşilçay'ın magazinsel konularıyla ilgilenmiyorum. Vardır herkesin bir bildiği... Nurgül'ün ayrıldığı dizinin setinde yaşananlara birebir şahit olmadık ne de olsa... Böyle durumlarda çekimser kalıyorum. Set psikolojisinin insanları yıpratma oranı da var tabii... Neyse gelelim asıl mevzuya: Önce Instagram'da dikkatimi çekti, sonra mesajlaştık. 'Nedir bu atölye serüveni?' diye sordum Nurgül'e... Kendisine bir resim atölyesi yaratmış. Sanata olan tutkusunu biliyordum. Şimdi de bu merakını profesyonelleştirip kendisine Levent'te bir yer tutmuş. "Kore'ye tatile gidiyorum, dönüşte uğra, gör atölye ortamımı" dedi. Belli mi olur, bir yağlıboya portremi yapar Nurgül Yeşilçay.

GEZGİNLERDE DURUM NE?:
Lucca'daki bir akşamüstü buluşmasında, aynı masada oturduğum herkes, 'Aslında tek korkumuz, sosyal medya' diyordu. Ankara'daki terör saldırısının ardından hayatın akışına ara vermeyenler, yine gezmeye devam etti ancak sosyal medyada paylaşım yapılmadı. Gezmelerini şova dönüştürmediler. Ünlü isimler, gazetecilerin gitmediği mekanlarda vakit geçirdi. Hatta İstanbul Fashion Week'in partileri bile ev ortamında, 'Paylaşım yapmak yok' uyarısıyla gerçekleşti.

AVM GÜVENLİĞİNE BAĞIRAN KADIN:
Bu hafta akıl sır erdiremediğim bir olayla karşılaştım. Siz değil miydiniz daha güvenli yerler, mekanlar isteyen... Nişantaşı City's'e girişte güvenlik kontrolünden geçen bir kadın; metal dedektörü sinyal verince, güvenlik görevlisi tarafından bir de el dedektörü ile aranmak istendi. İşte o an olan oldu; arkasında durduğum kadın, avaz avaz bağırmaya başladı! Yahu adam sizi kendi keyfi için aramıyor ya! Afalladım kaldım. İki dakika beklediniz diye bu tepki nedir böyle! İşte sorun burada başlıyor: Görevi sizin güvenliğinizi sağlamak olan insanları bile anlamıyorsunuz, söylenip duruyorsunuz. Sakinleşin biraz.

EN ZİHİN AÇICI ETKİNLİK:
Haftanın en verimli etkinliği, Istanbul Talks Girişimcilik Konferansı oldu. İş dünyasının ünlü isimleri ve girişimcilerinin bize ilham vermek için geldiği Çırağan Sarayı'ndaki konferansın en merak edilen konuşmacısı, Virgin Group'un sahibi Richard Branson'dı. Günün en son konuşmacısı olarak sahneye çıktığında, bazı sözleri aklıma kazındı, ruhuma ve zihnime takviye oldu: "Birini eleştirmeden önce aynaya bak. İş, iyi bir fikirdir. Eğer fikriniz insanların hayatını daha iyiye götürmeyecekse, bunun adı iş olmaz. En büyük sloganım, 'Yap gitsin!" Richard'ın haklı olduğu bir nokta da; bencil insanlara dönüştüğümüz şu günlerde, herkesin kendi popülaritesi ve konforu için üretim yapması. Halbuki başka insanların faydasına olacak işler üretirseniz; hem çapınız büyür, hem de başarı kaşıkla değil kepçe ile gelir.

YENİ POPSTAR:
En yeni popçumuz Ertunç, 1992 doğumlu. Kendisi, yakışıklılık anlayışımıza cila atacak bir görünüme sahip. Ertunç ile Ulus 29'daki bir akşam yemeğinde tanıştım. Şarkıcılığın yanı sıra oyunculuk da yapıyor. 'Böyle giderse adam olmazsın...' şeklinde bir nakaratı olan, sözü-bestesi kendisine ait bir parçayla çıkmış sahaya. Klip hazır, şarkı dillere dolanacak cinsten, eller havaya tadında... 'Mahşer' isimli bir şarkıda ise Erdem Kınay'la iş birliği yapmış. O parçada da iddialı. Ertunç'un şarkısını dinlediğimde, ona tek bir şey söyledim: Star ol ama samimiyetini, içtenliğini kaybetme. Bugün neysen, yarın da öyle ol. Bazıları hataya düşüyor; aman sen etme eyleme.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.