Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yaşadığınız ilişkinin masumiyetine, romantizmine, gözlerdeki manalı derinliğine hiç inanmayın...
Bir gün geliyor, her şey tepe taklak olabiliyor. O sarf edilen sihirli kelimelerin yerini intikam sözler alıyor.
Acımasızlaşıp can yakabilecek dereceye geliyorsunuz. Gün geliyor, o sevdiğiniz adamın yüzünü bile görmek istemiyorsunuz.
Hatta isminin yerini başka sıfatlarla dolduruyorsunuz.
Pislik, öküz vesaire... Gelelim mevzunun en çarpıcı noktasına... Zorlu Center'daki Parle'deyiz. Yan masamızda ünlü bir kadın grubu var. Sohbetleri derin; bir ara kulak kabartıyorum ve dayanamayıp mevzunun ortasına lama atlıyorum. Bir kadın eski ilişkisinden bahsediyor.
Eski aşkı, ilişkilerini resmiyete döktükleri gün ona verdiği tektaş yüzüğü, ayrıldıktan sonra geri istemiş. Bunda ne var, ben alıştım hediye ettiği mücevheri, verdiği hediyeleri geri isteyen erkeklerin hikayelerini dinlemeye.
Ki bence büyük saçmalık; bırakın helali hoş olsun... Burada durum farklı çünkü söz konusu erkeğin, yüzüğü geri isteme şekli normal değil.
Noter huzurunda, karatını ölçtürerek devralmak istiyor yüzüğü. Nasıl yani? Kız arkadaşının, ona daha düşük değerde bir taş iade etme ihtimaline karşı bir uzmana karatını ölçtürüyor. Sonra yüzüğü geri vermedi veya almadı gibi durumlar olmasın diye de notere tasdikletiyorlar. Ben şok! Ayrılmanın böylesine pes diyorum! Onca yıl ilişkini güven dolu bir şekilde yaşa, sonra bugünlere gel. Kız tarafı, şu an çıkmış balık gibi. Arkadaşlarına bu olayı anlatırken sesi titriyor. Ne denir ki...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER