Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Cuma gecesi Bodrum'un en havalı mekanlarından birindeyiz. Yalıkavak Marina'da, güvenliğin son derece sıkı olduğu bir restoran/bar... Güzel ler eşliğinde lezzetli yemekler yeniyor, herkes şık ve sükseli. Peki ya sonra? Birden sosyal medya hareketleniyor, gündemimize 'darbe' kelimesi düşüyor. Kimisine göre korkmaya gerek yok, kimisi 80 darbesini görmüş... 80 sonrası jenerasyon ise konudan bi' haber. Birileri gelip 'Kalkın, evlerinize gidin. Kendinizi korumaya alın' diyor. Biz de öyle yaptık; sosyetenin ünlü isimleriyle birlikte birkaç saniye içinde mekanı terk ettik. Marinadan bilinçsizce kaçtık resmen... Bir yanımızda 'Sokağa çıkma yasağı var' diyenler, diğer yanımızda 'Cumhurbaşkanı Erdoğan sokağa çıkıp direnmemizi istiyor' diyenler... Özgürsünüz, özgürlüğünüzü savunmanız gerek... Peki sonra? Tatilciler ve bölgede yaşayanların büyük kısmı bankamatiklere koşuyor, metrelerce kuyruk oluşuyor. Benzin istasyonlarında otomobiller sıraya girmiş... Filmlerdeki 'dünyanın sonu geldi' sahnelerinden birinin içinde gibiyiz. gündem , 80 DARBESİ Türk insanının anlarındaki refleksine şapka çıkarmak lazım. İlk olarak ne yapacağını, nereye koşacağını iyi biliyor, kendini sağlama almayı beceriyor. Ben de bir an düşünüyorum, 'Benzin mi almalı? Nereye kaçacağız ki otomobille? mı çekmeli? ATM'lerin günlük para çekme limiti ne kadar ki?' İşte kriz anında insanın aklı böyle çalışıyor. Bodrum'un sıcak ikliminden midir, olayların yaşandığı şehirlere uzak olduğumuzdan mıdır bilinmez; bekliyoruz, sakinleşiyoruz ve olup biteni izliyoruz. Sonrası mı? Bir arkadaşımızın annesinin evine sığınıyoruz. Tabii ki konu, 12 Eylül 1980 darbesi... Anne diyor ki, "80 darbesi zamanı, Vakko defilesi vardı. Gittik, defileyi izledik. Ne defile ertelendi, ne de gündemdeki diğer konular..." Bugün sosyal hayatın ve organizasyonların devam etmesine karşı çıkanlar, bundan ders almalı. Hayat devam ediyor işte. Yaşanan karmaşanın üzerinden 24 saat geçmeden, Marina'daki tüm mekanlar yine ağzına kadar doluyor. Şehitlere saygı adına hiçbir mekanda müzik yayını yapılmıyor. Masalarda, birlik olmak ve kenetlenmekle ilgili sohbetler ediliyor. Ancak birileri hayatın devam etmesini, birlikte olunmasını istemiyor. Tepki çekmek endişesiyle, sosyal medyada bu ortamı paylaşmaktan korkuyorlar. Korkmayın; bu sizin istikrarlı ve dirençli olmanızı istemeyen topluluğun garip bir tepkisi işte. Rahat olun. Bodrum'da tatil yapanlar, 'Bundan sonra müzik olacak mı?' diye birbirlerine soruyor. Yaşanan kayıplardan dolayı iki gün boyunca müzik yoktu elbette, olması gereken de buydu. Ancak Bodrum'da eğlence sektörünün kısa bir sezonu var. Komiden garsona, bulaşıkçıdan işletmeciye kadar herkes evine ekmek götürmek zorunda. Ama Bodrum'da vakit geçiren, sokakta olan herkes taşlanıyor ve yuhalanıyor. Anlamak istemiyorlar ve duyarsızlıkla suçluyorlar.

ÇEŞME ARA VERMEDİ
Snapchat'teki paylaşımlardan anlaşılıyor ki, darbe girişiminden sonra normal hayata en hızlı dönülen tatil beldesi Çeşme oldu. Çeşme'de ilk gün itibariyle müzik ve eğlence kaldığı yerden devam etti. Bodrum'da ise durum daha hassastı. Çeşme'deki arkadaşlarımın paylaşımları, bu durumu gözler önüne serdi. Bodrum'da ise ikinci gün normal akışa dönülebildi.

BUGÜNLERDE BUNLAR DİLİMİZDE
iPhone 7 çıkıyor... Yazın partilerde suya düşürdüğünüz cep telefonunuzu değiştirmek için sonbaharı bekleyin. Üstelik yeni iPhone, Pokemon avcılarını da mutlu edecekmiş gençler.
28 Temmuz'da Mikonos'ta Antonis Remos konseri gerçekleşecek. Remos, Gipsy Kings ile birlikte sahneye çıkacak. Tüm sosyetik isimler Yunan adalarında olacak.
Hani turistler Bodrum'u terk etmişti? Türkbükü'nde, özellikle de Maçakızı'nda Arap aileler tatillerine devam ediyor, 'Terk etmek yok, buraların tadını çıkarmak gerek' diyorlar.

BİLETİ AÇIĞA ALMA KAOSU
Darbe girişiminin ardından Bodrum'dan İstanbul'a dönmek istemeyen birçok kişi, uçak biletlerini açığa almaya çalıştı. Büyükşehir kaosundan kaçmak istiyorlar haliyle... Yoğun bir telefon trafiği yaşanıyor ancak havayolu şirketlerine ulaşmak ne mümkün... Ben de böyle bir anda, Atlas Global'in Twitter sayfasına mesaj bırakarak şansımı deniyorum. Kriz anında bana hızla yanıt veriyorlar ve birkaç dakikada biletimi açığa alıyorlar. Bugüne kadar hiçbir havayolu şirketinden böyle bir hassasiyet görmemiştim. Alkış!

?AMERİKA'NIN ÇAĞRISI
Annesi Amerikalı olan ve İstanbul'da yaşayan bir Türk arkadaşımın telefonuna, ABD hükümetinden gelen e-postalar dikkat çekiciydi. E-postalarda; Türkiye'deki ABD vatandaşlarına 'Sığınaklara gidin, zorunlu olmadıkça havaalanlarına gitmeyin ve uçağa binmeyin' çağrısı yapılıyordu. Amerika'nın korumacı tavrını anlayabiliyorum ama kanında Türklük olan yine bildiğini okuyor işte. Sonuçta arkadaşım, yaşananlara tepkisini gösterdi ve direndi. İyi ki de 'Sığınaklara sığının' çağrısına uymamış...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER