YAZARA MAİL GÖNDER Nurseli yine kahretti

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Nurseli İdiz'in geçen sene Alaçatı'da yaşadığı tatsız olayda onu en son konuşabilir durumda görenlerden biri bendim.
Bir arkadaşının evinde kalıyordu o sırada.
Beni de tanışmak için kaldığı yere davet etmişti.
Hakkında bazen olumsuz yazılar yazsam da beni okumayı sevdiğini söylüyor, dürüst olduğumu düşünüyordu.
Hâlâ öyle mi düşünüyor bilmiyorum ama ben yine dayanamayacak ve onu tanıyınca her ne kadar daha da sevsem de, yine ona kızacağım.

ALKOL DUVARINI AŞMIŞTI
Geçen sene o tanışma gecemizde; ben bulunduğu eve gittiğimde, Nurseli çoktan alkol duvarını aşmıştı. Çok sıkıntılı, çok dertliydi.
Bu kadar çok içmesinin sebebinin de işsizlik olduğunu söylüyordu. "Kimse bana iş vermiyor, nasıl yaşayacağım ben?" diyordu.
Çok uzun konuştuk.
Ve ben onu hem çok sevdim, hem de durumuna çok ama çok üzüldüm.
O kadar alkollü olmasına rağmen o şahane diksiyonundan hiçbir şey kaybetmemişti ve derdini tane tane anlatıyordu.
Ben çok kolay inandırılabilen bir kadınım.
Biri beni çok kolay kandırabilir.
O gece kandırıldım demek istemiyorum; kıyamam o usta oyuncuya, iyi yürekli kadına.
Ama gerçekleri tam olarak anlatmadığını söyleyebilirim.
Mesela "İşsizim, ondan içiyorum" dediğinde, o sırada 'Romantik Komedi 2'nin kadrosunda olduğunu bilmiyordum.

SÖZ VERDİ AMA TUTMADI
Ben o akşam o evden çıkarken durumu o kadar kötü olmuştu ki; "Lütfen", dedim, "Bana söz verin, şimdi odanıza çıkıp uyuyacaksınız ve artık içmeyeceksiniz." "Tamam, yatacağım hemen" dedi ama yatmadı.
Ve sabahın ilk ışıklarında Alaçatı'da bir kafede oturmuş içerken o görüntüleri verdi.
Sonrasını hatırlarsınız.
Çıktı kendini savundu, "İçtiysem içtim, size ne?" dedi. "Ben düşmedim, asıl sizsiniz alçak olan" diye kükredi.
Ekran ekran dolaşıp herkese bir güzel ayar verdi.
Bence iyi de yaptı.
Kimsenin kendisini ezmesine izin vermedi.

İŞLER DÜZELECEK SANDIM
Ve bu 'şer', hayırlı bir işe vesile oldu; Nurseli kendine iş buldu.
Fox'ta yayınlanan komedi dizisi 'Harem'de Gani Müjde kendisine rol teklif etti.
Ben bunu duyunca pek sevinmiştim.
İşler artık düzelecek demek ki demiştim.
Ama maalesef öyle olmadı.
Yine bir yaz, yine bir Alaçatı sabahı, Nurseli yine bir kafede alkol duvarını aşmış vaziyette bulundu.
Bir kez daha çok üzüldüm o resme...
Aslında artık üzülmüyor, kızıyorum kendisine.
Eh be Nurseli, geçen sene yaşanan o medya tacizinden sonra nasıl herkesin ağzının payını vermiştin. "Siz kendi işinize bakın; ben iyiyim, yıkıldığım falan yok" derken nasıl da kendinden emindin... "İçiyorsam sebebi var... Hem hastayım, hem işsiz" diye eklemiştin...

HASTALI ĞININ TEDAVİSİ VAR
Bir kere hastalığının yani bipolar bozukluğun tedavisi var. Demek ki ilaçlarını düzenli içmiyorsun.
Alkol konusunda ise; içmek için uydurma bahaneler ürettiğine göre artık tedavi olma yolunu yüzde 100 tercih etmelisin.
Gerisi şımarıklığa girer.
Gözünü seveyim, elâleme artık laf verme.
Zekandan, oyunculuk gücünden, ne olursa olsun kaybolmayan enteresan karizmandan kimsenin bir şüphesi yok.
Sadece sen kendi değerini kendin bilmiyorsun.
Ve Nurseli İdiz ismine çok ama çok ayıp ediyorsun. İnat etme artık git yat, tedavi ol be kadın!
Yetmez mi bedenine, ruhuna verdiğin eziyet?
Yetmez mi perişan vaziyette objektiflere yakalandığın?
Değer mi? Bu kadar inat edip "Hayır, ben alkolik değilim" demeye ısrarla devam edilir mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.