YAZARA MAİL GÖNDER Bunları geçelim, sadede gelelim

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Şimdi sokak röportajları başlayacak, ünlülere de mikrofon uzatılacak.
Yazarlar, köşelerinde listeler yapacak. Soru ise malum:
Yeni yıldan beklentileriniz nelerdir?
Cevaplar ise güzellik yarışmasına çıkmış yarım akıllının verdiğinden pek de farklı olmayacak: 'En çok barış istiyorum, ondan sonra sağlık istiyorum, bir de huzur istiyorum.' Bazıları detaya da girerek 'Başta ailemin sağlığı olmak üzere, tüm milletlerin kardeşçe yaşadığı bir dünya düzeni istiyorum' diyecek.
ben para bekliyorum!
He canım he, he gülüm he...
Para pul hiç kimsenin umrunda değil çünkü.
Herkes bir topan ekmek, bir kap suya fit!
Yeter ki sağlık olsun, huzur olsun.
Peki sorarım sana ey ermiş okur; cebinde beş kuruş yoksa, borç gırtlağına kadarsa, nasıl gelecek o huzur? Nasıl sağlıklı kalacaksın o dert yumaklarının sarmalında?
Benim 'Bu yıldan beklentiniz nedir?' sorusuna ilk cevabım çok net:
Para bekliyorum!
Sanki cüzdanının dolu olması ayıpmış gibi, zengin olmak utanılacak bir şeymiş gibi 'dilekler' kısmına bu maddeyi koymaktan neden çekiniyoruz, onu da anlamıyorum.
Bir kere her şeyin başı sağlık değil, para! Çünkü paran yoksa sağlığın da yok demektir.
Borç harç içinde yaşamak, ölmeden mezara girmektir. İnsanın içini, duvarın nemi gibi içten içe çürütür, durduk yere hasta eder.
Paran varsa kendine bakarsın, kendine bakarsan ışık saçarsın, ışık saçarsan kendin gibi ışıklı insanları yanına çekersin.
Aşık olursun, yuva kurarsın, ışıklı mışıklı çocukların olur, onlara aslanlar gibi bakarsın. Bunun sonucunda da al sana evdeki huzur, mutluluk budur.
Bu yüzden diyeceğim o ki; parayla ilişkinizi gizli saklı sürdürmeyin. Onu istemekten, dilemekten çekinmeyin.
'Ay herkes beni paragöz sanmasın sonra!' Sansın! Herkes kendi işine baksın.

İSTE Kİ , VERSİN!
Çok paranız olmasa da, insan gibi yaşamanızı sağlayacak bir banka hesabı fena olmaz mı?
Bakın benden size birkaç formül...
Daha önce de, yine böyle bir yılbaşı öncesi vermiştim bu listeyi. Uygulayın, en azından kendinize karşı samimi olun.
Allah, kuluna 'İste ki, vereyim' demiş.
Biz isteyelim; gökten zembillle inmeyeceğine göre, paranın üzerimize yağması için bir kanal açalım. Geleceği varsa gelir zaten o.
Haydi son çeyreklerrrrr!
Bir kere en önemlisi; 'Para insana mutluluk getirmez, parayla saadet olmaz' dedikçe, o kağıt parçacıkları da 'Eh tamam o zaman canım benim, ben sana uğrayıp da o güzel canını sıkmayayım' diyecektir.
'Çok para, insana bela getirir' gibi laflar etme. Helal kazanç denilen bir şey de vardır.
Her gördüğün zengin insan için 'Kara paracı p...venk' falan deme. Çok ayıp! 'Bu parayı kazanmak için kim bilir kimlerin canını yakmıştır' falan, bunlar hoş olmayan cümleler. 'Ben iyiyim ama para kötü' düşüncesini beynine yerleştirirsen para da sana gelmez tabii.
Paranın senden son sürat uzaklaşmasına neden olacak bir cümle daha; 'Ben paraya değer vermem!' Eh o zaman ne olur? O da tası tarağı toplayıp kendisine değer veren birilerini bulmaya gider!
Evin kirasını yatırdıktan sonra, hemen gelecek ayın kirasını nasıl ödeyeceğini dert etme. Borçları değil kazançları düşün. Dikkatini neye verirsen onu büyütürsün.
Durduk yerde bir hovardalık yap, mesela bir arkadaşına yemek ısmarla. Evrene bolluk içinde yaşadığın mesajını gönder ki, para parayı çeksin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.